Xurs’ta tütün hasadı kadın emeğiyle sürüyor
Qoser’in Xurs köyünde tütün hasadıyla kadınların aylardır süren emeği sürüyor. Üretimden ev işlerine kadar tüm yükü üstlenen Emine Aydemir, “Şubat’tan Kasım’a dek emek veriyoruz, karşılığını alamıyoruz. Kadın emeği hiç görünmüyor” diyerek tepki gösterdi.
EKİN STÊRK
Mêrdîn –Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesine bağlı Xurs köyünde tütün hasadı başladı. Günün ilk ışıklarıyla birlikte bahçe ve tarlaların yolunu tutan kadınlar, aylar boyunca emek vererek yetiştirdikleri tütünleri büyük bir sabır ve zahmetle topluyor. Toprağın hazırlanmasından fidelerin dikimine, bakımından hasadına kadar üretimin her aşamasında yer alan kadınlar, alın terleriyle hem geçimlerini sağlamaya çalışıyor hem de toprakla kurdukları bağı sürdürüyor. Xurs köyünde tütün üreticiliği yapan bir kadın da tüm zorluklara rağmen emeğini toprağa katarak hasat mesaisini sürdürüyor. Kadınların omuzlarında yükselen tütün üretimi, aynı zamanda kırsalda kadın emeğinin ve yaşam mücadelesinin hikâyesini anlatıyor.
Tütün toplama işi yapan Emine Aydemir, verdiği emek ve zorluklarına değindi.
Yaşamını Xurs’ta sürdürdüğünü belirten Emine Aydemir, köyde tütün işiyle uğraştığını belirterek, “Tütün işinden elde ettiğim kazançla çocuklarıma bakıyorum. Mart ayında tütün tohumlarını ekmeye başlıyoruz. Onun ardından ise fidanları ekiyoruz toprağa. Temmuz ve Ağustos ayında içindeki kötü otları ayıklıyoruz. Eylül ayında toplaması bitiyor. Topladıktan sonra ipten geçiriyoruz ve güneşe bırakıyoruz. Daha sonra kalıplara koyuyoruz ve eve götürüyoruz. Sürekli su döküp yumuşatıyoruz. Daha sonra yaprak yaprak ayırıyoruz. Daha sonra makine ile uzatıyoruz. En son ise müşterilere satıyoruz” dedi.
‘Tohumları da kendimiz yapıyoruz’
Tütünlerin başındaki çiçeklerle tohum yaptıklarını söyleyen Emine Aydemir, “Bu başındaki çiçekler tohumdur. Kuruduğunda tohum haline geliyor ve seneye ekmek için saklıyoruz. Bu tohumları on gün güneşte kurutuyoruz. Çiçekler kuruduktan sonra tokmak ile eziyoruz ve tohumlarını çıkarıyoruz. Şubat ayında ise seralara bırakıyoruz. Daha sonra bu fideleri Mart ayında ekiyoruz. Bahçemizi damlama ile suluyoruz” şeklinde konuştu.
‘Emeğimizin karşılığını alamıyoruz’
Tütün işinin çok zahmetli bir iş olduğunu belirten Emine Aydemir, “Zahmet ve zorluğunu göz önüne aldığımızda ucuza satılıyor. Şubat’tan başlıyoruz ve Kasım ayına kadar emek veriyoruz. Kazandığımızı borçlarımıza veriyoruz ve sadece masraflarını çıkarıyoruz. Yağmurda ıslandığında ise ucuza gidiyor. 8 kiloluk tütünümüzü çok ucuza veriyoruz. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Bu sadece bizim değil, ortağımız da var. Bundan kaynaklı bize çok bir şey kalmıyor. Toprağımızla ilgilenmeyi seviyoruz. Bundan kaynaklı ekiyoruz ve geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz” dedi.
‘Tüm sorumluluklar kadınların omuzlarında’
Tüm sorumlulukların kadınların omuzlarında olduğunu söyleyen Emine Aydemir, “Erkekler sulamasını yapıyor ama geriye kalanları ise biz kadınlar yapıyoruz. Bundan kaynaklı çok zorluk çekiyoruz. Xurslu kadınlar olarak birbirimize yardım ediyoruz. Tütün işinin ardından gidiyorum çocuklarıma da bakıyorum. Evin işlerini de yapıyorum. Evin sorumlulukları da benim omuzlarımda” diye belirtti.
Köyde komünal bir yaşam biçiminin olduğunu aktaran Emine Aydemir, “Ben komşuma yardım ettiğimde onlarda bana yardıma geliyor. Tüm işimizi yardımlaşarak yapıyoruz. Komünal bir şekilde yaşamımızı sürdürüyoruz” diye vurguladı.
‘Kadın emeği görünmüyor’
Tütün işi dışında bahçesinde çeşitli sebzelerde ektiğini aktaran Emine Aydemir, şöyle konuştu: “Kadın emeği görülmüyor. Her zaman kadın emeği görünsün istiyoruz. Kadınların sorumlulukları erkeklerin sorumluluğundan daha fazla. Çünkü kadınlar birçok işle ilgileniyorlar.”