Güney Kürdistanlı kadınlar doğanın şifasını bahardan kışa taşıyor

Güney Kürdistan’da kadınlar, bahar otlarını toplayıp kurutarak geleneksel bilgi ve kültürü yaşatıyor. Doğal ürünler, farklı yemeklerde ve kış hazırlıklarında kullanılarak ailelerin sofralarına taşınıyor.

MİHRÊBAN SELAM

Silêmanî - Güney Kürdistan’ın Silêmanî kentine bağlı Seyîd Sadiq ilçesinde bahar mevsiminin gelmesiyle doğa çeşitli ot ve bahar bitkileriyle süsleniyor. Otlar yalnızca doğanın güzelliğinin bir parçası değil, aynı zamanda Kürt ailelerinin günlük yaşamında da özel bir yere sahip. Birçok kadın, özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar, bahar mevsiminde bu otları toplamak için doğaya çıkıyor. Topladıkları otların bir bölümünü yemeklerde kullanırken, bir bölümünü de diğer mevsimlerde tüketmek üzere kurutuyor. Sonbahar ve kış mevsimleri yaklaşırken kadınların hazırlıkları kendini gösteriyor ve bu otlar ailelerinin ihtiyaç duyduğu gıdalar için bir hazineye dönüşüyor.

Bahar otları kadınlar için bir kaynak

Bahar otları kadınlar için yalnızca doğal bir ürün değil, aynı zamanda yerel kültürün bir parçası. Otların kurutulması, baharın kokusunun, tadının ve anılarının diğer mevsimlerde de yaşatılmasının bir yolu. Kadınların bahar otlarını toplama, ayırma ve kurutma işi yalnızca bir ev işi değil; kültürün, doğaya ilişkin bilginin ve yerel üretimin korunmasının da bir parçası. Bu çalışma aynı zamanda ekonomik fırsatlar yaratmak ve kadınların becerilerini desteklemek için bir kaynak olabilir.

Doğada yetişen otlar, bölgeye ve toprağın yapısına göre çeşitlilik gösteriyor. Bazıları yemeklerde taze sebze olarak kullanılırken, bazıları çorba ve yöresel yemeklerin hazırlanmasında, bazıları ise farklı Kürt yemeklerinde kullanılıyor. Bu otları toplayan kadınlar, çoğu zaman yılların deneyimiyle ot türlerini tanıyor; hangisinin yemek için uygun olduğunu, hangisinin ise kullanılmaması gerektiğini biliyor. Bu bilgi çoğunlukla anne ve babalardan sonraki nesillere aktarılıyor.

Doğadan gelen şifa

Rojhilat Kürdistan’ın Sinê kentinden Güney Kürdistan’a gelen Perî Emînî, bahar otlarının özelliklerini anlattı. Perî Emînî, “Sinê’den geldim ve bu bahar otlarını getirdim. Örneğin safran önemli bir bitkidir. Suyu doğal bir ilaçtır ve mide ile boğaz iltihabı için oldukça faydalıdır. Çay olarak içiyoruz; ayrıca nohut, köfte ve pilavın yanı sıra bütün yemeklerde kullanıyoruz. Gulebax ve hêro da var. Kışın soğuk algınlığı ve öksürük için çay olarak içiliyor. Hepsi faydalı bitkilerdir. Pûng baş ve mide ağrısı için çay olarak kullanılıyor. Şimdi baklanın içine de katıyoruz. Isırgan otunu herkes biliyor. Doktor olan bir kızım var, bu bitkinin kan şekerini ve yağları düşürdüğünü söylüyor. Çay şeklinde içiliyor” dedi.

Perî Emînî, doğal ürünlerin günlük yaşamda ve yemeklerde kullanımına dikkat çekerek. Bersîle suyunu kendi elleriyle hazırladığını belirtti. Perî Emînî, elma sirkesinin de doğal olduğunu ve şeker ile yağı düşürdüğünü söyledi. Bu ürünlerin Kürt kültürünün bir parçası olduğunu vurgulayan Perî Emînî, Kürt pekmezinin de tamamen doğal olduğunu ve dağlarda üretildiğini aktardı.

Perî Emînî sözlerinin sonunda şunları söyledi:

“Kürt kültürüne ait ürünlerin zararı yok, faydası var. Biz Sinê’de otları çayın yerine kullanıyor ve daha az çay içiyoruz. Çünkü çay mideyi bozuyor, ancak bu otlar faydalı ve zararlı değil. Bunları kurutmanın da kendine özgü bir yöntemi var. Evde büyük bir örtünün üzerine seriyoruz, iyice temizleyip yıkıyoruz ve kumaşın üzerine yayıyoruz. Sararmaması ve bozulmaması için üst üste gelmemeleri gerekiyor. Geniş şekilde serip dallarını ayırarak yerleştirmeliyiz. Gölgede kurutulması gerekiyor ki tadı ve kokusu kaybolmasın. Kuruduktan sonra da vitaminini koruyor.”