Sawsan El-Caadi: Kazanımlarımızdan kolayca vazgeçmeye niyetimiz yok

Tunus’ta kadınların 2022 milletvekili seçim yarışına katılımının zayıf olduğunu, bunun da nedeninin siyasi şiddet olduğunu söyleyen Ekonomi ve Sosyal Haklar Forumu Başkanı Sawsan El-Caadi, “Kazanımlarımızdan kolayca vazgeçmeye niyetimiz yok” dedi.

NAZIHA BOUSSIDI

Tunus– Tunus’ta 17 Aralık’ta erken parlamento seçimleri yapılacak. Ancak geçtiğimiz seçimlerden farklı olarak bu yıl “şahsi başvuru” sistemine geçildi. Kadınların katılım şansını artırmak yerine bu sistem ile birlikte kadınların kazanımları ellerinden alındı ve kadınları parlamentodan uzaklaştırdı. Tunus Kahire’deki Korbenda Ekonomi ve Sosyal Haklar Forumu Başkanı Sawsan El-Caadi, kadınların seçimlere katılımı konusunda ajansımıza konuşarak, kadınların bir sonraki parlamentoya katılımının çok zayıf olacağını söyledi.

‘Eşitlik mücadelesi için çaba gösteriyoruz’

Tunuslu kadınlar, kadınların sahip olduğu bilgi, bilimsel ve sosyal statüye göre çok düşük oranda yasama seçimlerine katılıyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aslında bireylere oy verme sisteminde kadınların kazanımlarından ciddi bir gerileme olduğunu görüyoruz. Çünkü ilk kez ülkemizde bu kadar düşük bir sayı görüyoruz. Seçilmiş meclisler ve oylama sistemi ile ilgili yatay denge, şiddeti dikkate almamaktadır. Bu nedenle, kadınların her zaman pozitif ayrımcılığa ihtiyaç olduğu bilinmelidir. İster eşit olsunlar ister en azından seçilmiş meclislerde temsil edilsinler, herhangi bir şekilde listelerde yer almaya kanunen zorlanmaları gerektiği düşünülmelidir. Tunuslu kadınların uğrunda mücadele ettiği eşitlik ilkesine ulaşmak için arzu ve çaba gösteriyoruz.  Kazanımlarımızdan kolayca vazgeçmeye niyetimiz yok. Özellikle bugün yaşadığımız dönemde kadın hakları konusunda geriye değil ileriye gitmek istiyoruz. Büyük bir sosyal ve ekonomik krizden en çok kadınlar etkileniyor. Çünkü kadın hakları hükümet için bir öncelik teşkil etmiyor.

Tunuslu kadınların 2011’den sonra siyasi alana katılımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tamamen kara bir on yıl olduğunu söyleyemeyiz. 2011'den sonra, koruma, önleme ve mağdurlara bağlılık dahil olmak üzere Tunuslu kadınlar için bir kazanım olan 2017 tarihli 58 sayılı Kanunu çıkarabildik. Cinsel ve ekonomik şiddet hakkında konuşmaya başladık.

‘Kadına yönelik şiddet siyasi şiddetin bir sonucu’

Kadınların siyasete katılımının azalmasında siyasi şiddetin büyük bir rolü olduğunu düşünüyor musunuz?

Kadınların bu zayıf temsiline baktığımızda, her ne kadar seçimlerin sürekli olduğunu söyleseler de, kadına yönelik artan şiddetin, özellikle de seçimlere katılmalarını engelleyen siyasi şiddetin bir sonucu olduğunu görüyoruz. Kendilerine yönelik cinsiyet temelinde şiddet olduğunu ve bunun aile içi şiddetten ekonomik ve siyasi şiddete kadar uzandığını biliyoruz. Bunu kanıtlayan çalışmalar var. Bu adayların yüzde 88'ini erkeklerden oluşturduğunu gösteriyor. Sadece yüzde 12’si kadınlar içindir. Bu nedenle Tunus'ta kadınların siyasi hayata katılımını garanti altına alan yasalara hala ihtiyacımız var. Kazanımlara rağmen erkeklere göre çok daha yüksek sayıda kadın işsizliği var. Sosyal güvenlik ve hakları için gerekli koruma yok.

Hayatımızı garanti altına alacak yasalara ihtiyacımız var

Kadınların seçilmiş meclislere etkin katılımını garanti altına alacak yasalara ihtiyacımız var. Çünkü kadınlar, diğer kadınların sesini duyuruyor ve uzun vadeli stratejiler belirliyorlar. Siyasi alan ve gelişimde cinsiyet ölçüsü göz önünde bulundurulmalıdır. Ülkemizin politikalarını uluslararası standartlara uygun yapmalarını istiyoruz. Tunus’ta 2014'te CEDAW'a yönelik çekinceler kaldırıldı ve 7. Madde kadınların siyasete ve üst düzey pozisyonlarına katılımından söz ediyor.

‘Sosyal adalet artırılmalı’

Kadınlar her anlamda seçimlerde düşüş yaşadı. Bu düşüşleri durdurmak için neler yapılmalıdır?

Kadın haklarını savunma ve koruma yürüyüşümüz devam ediyor. Kadınların sesini ve sorunlarını duyurmak için hükümet temsiliyeti için mücadele edeceğiz. Kadın haklarını geliştirmeyen bu durumdan memnun değiliz. Sosyal adalet artırılmalıdır. Adil kalkınma adına kadın haklarının geliştirilmesini talep ediyoruz. Yani kadının statüsünü desteklemezseniz ülkenin statüsünü iyileştiremezsiniz. Çünkü bu ülkenin tarihi tüm dünya ülkelerinin tarihinin tersidir.

‘Şiddete karşı toplumsal kültür oluşturulmalı’

Arap bölgesi ve tüm Arap ülkeleri bize büyük bir hayranlıkla bakıyorlar. Biz eşitliği savunan bir toplumsal kültür oluşturmak istediğimiz kadar eşitliği savunuyoruz. Kadınları katletme olgusunun ortaya çıkması ve bununla birlikte normalleşme çok tehlikelidir. Bu nedenle şiddetle mücadele için bir toplumsal kültür oluşturulmalıdır. Kadınları, aileleri ve çocukları etkileyen bu şiddet olgusuna karşı birlikte mücadele edilmelidir.