Gülistan Elî: Özerk Yönetimin siyasi çözümdeki rolü görülmeli

Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Yürütme Kurulu Üyesi Gulistan Elî, Özerk Yönetim'in Suriye'deki en etkili taraf olduğunun ve siyasi çözümdeki rolünün görülmesi gerektiğini belirterek, “Özgür, demokratik bir Suriye için Demokratik Ulus çözümdür" dedi.

SORGUL ŞÊXO

Qamişlo- Kuzey ve Doğu Suriye halklarının devrimi 11’inci yılına yaklaşıyor. Özyönetimin 11 yılda yerel, uluslararası ve küresel düzeyde kurduğu ilişkilere dair Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Yönetim Kurulu Üyesi Gulistan Elî değerlendirmelerde bulundu.

Pek çok ülkede krizlerin yaşandığını, demokrasi ve özgürlük adına da nice devrimler yapıldığını söyleyen Gülistan Elî, “Sıra Suriye'deydi. Farklı isimler altında devrimlerin başladığı, isyanların başladığı o ülkelerde hegemon güçlerin çıkarları hazırdı. Diğer ülkelerin Suriye devriminden farkı; krizlerle karşı karşıya kalması, ülkelerin yıkılması ve sadece iktidarın değişmesiydi. Bu tür devrimler toplumun taleplerine cevap olmadı” dedi.

‘Tunus, Irak ve Libya’daki müdahale Suriye’de de yapılmak istendi’

İktidarların Tunus, Irak ve Libya'daki devrim ve ayaklanmalara karşıt politikalarla müdahale ettiklerini aynısını Suriye'de de yapılmak istendiğine vurgu yapan Gülistan Elî, “Ama Suriye'de devrim olunca varlık ve yokluk mertebesine ulaşmış halk ise ayaklanmıştır. Kürt halkının devrime önderlik ettiği inkâr edilemez devrimimizin gerçeğidir" diye konuştu.

‘Devrim Lozan Antlaşmasını geçersiz kılmaya çalıştı’

Kürt halkının bu planı değiştirdiğine işaret eden Gulistan Elî, şunları ifade etti: "Kuzey ve Doğu Suriye Devrimi, Lozan Antlaşması'nın Kürdistan'ı dörde bölen hükümlerini geçersiz kılmaya çalıştı. Halklar ve milletler arasındaki ilişkileri güçlendirdi. Kürtler, müttefikleri ve dostları, halka karşı yapılan anlaşmaları ve ittifakları ifşa ediyorlar ve yok etmeye çalışıyorlar. Özerk Yönetim'in ilanı tüm saldırılara ve hazırlanan planlara bir cevaptı. Bunlar sadece laf değil, sahada gerçek oldu. Bugün Kuzey ve Doğu Suriye'ye giden ve yardım etmek isteyen aktivistler, özgürlükçüler, bağımsız ve barışsever bireylerle birlikteyiz. Bu dünyanın bir köşesinde onca saldırının, zor şartların ortasında, yeryüzünde yaşanan bir gerçeklik var.”

‘Askeri, sosyal, diplomasi alanda çalışmalar oldu’

Devrimle birlikte kurulan ilişkilere değinen Gulistan Elî, "DAİŞ'e karşı yürütülen savaş nedeniyle askeri alanda bazı ilişkiler kuruldu. Kuzey ve Doğu'da devrim yapan Demokratik Ulus projesidir. Suriye üzerine kurulu birtakım ilişkiler geliştirildi. Kürdistan'ı bölen bazı devletler yüzünden devrim projesini Suriye'den ayrıştırmak, bölücülük yaratmak ve sadece Kürdistan olarak göstermek isteyen bir projeye dönüştürmek istediler. Demokratik Ulus projesiyle ilgili dünya basınında çıkan haberleri görenler ziyarete geldiler, gerçekleri yakından ve canlı gördüler” şeklinde konuştu.

Gulistan Elî, diplomasi alanının en önemli alanlardan biri olduğunu belirterek, "Diplomasi alanında atılan adımlar var, bunları görmezden gelemeyiz. Özyönetimi ve hedeflerini tanımak için birçok temas kuruldu ve Arap ülkelerine birçok mektup gönderildi. Askeri ve sosyal alanlar başta olmak üzere diplomasi alanında çalışmalar yapıldı. Çünkü çok fazla saldırı oldu. Olup bitenler ise diplomasi ve kurulan ilişkiler neticesinde saldırıları bir nebze de olsa engellemiştir" şeklinde konuştu.

‘Devletler demokratik ulus projesini tehdit olarak görüyorlar’

Özerk Yönetim'in bugüne kadar tanınmamasının nedeninin çıkar ilişkilerinin sonucu olduğuna dikkat çeken Gulistan Elî, şöyle konuştu:

"Özerk Yönetim'in uluslararası düzeyde tanınmamasının birçok nedeni var. Geçmiş yıllarda da şimdiki yılda da devletler ve hegemon güçler arasında ilişkiler kuruluyor. Devletler Kürtlerin varlığını ve demokratik ulus projesini kendilerine karşı bir tehdit olarak görüyorlar. Açıkça ortaya koymayabilirler ama mevcut kapitalizm tüm özgürlük ve demokrasi fikirlerine karşıdır. Özerk Yönetim ile de çıkarları doğrultusunda ilişki içindedirler. Pek çok ortak faaliyetler yürütüldü ama Türk devleti ile çıkarlarına zarar vermek istemediler. Türk devleti ile ilişkilerini karşılıklı çıkara dayalı inşa ediyorlardı. Maalesef günümüz siyaseti toplumların ahlaki standartlarına ve demokrasilerine göre değil, devletlerin gücüne göre yürütülüyor. Bu yüzyılda Demokratik Ulus projesini siyasetleri için bir tehdit olarak görüyorlar. Bu nedenle Özerk Yönetimi tanımak için çok çalışmak ve mücadele etmek gerekiyor."

‘Arap ülkelerinin Özerk Yönetimi tanıması çok önemli’

Arap ülkelerinin Özerk Yönetim projesini tanımasının çok önemli olduğunu ifade eden Gülistan Elî, "Ortadoğu'da yaşadığımız için bugün Arap ülkelerinin Özerk Yönetim'i ve projesini yakından desteklemesi çok önemli. Çünkü bu topraklarda her milletin kendi dili ve kültürüyle yaşaması gerekir ve milleti milletten üstün tutmamak gerekir, mezheplerin ihmal edilmesini kabul etmeyiz. Bu yüzden Araplarla ilişkilerimize önem veririz. Bu temelde Özerk Yönetim, Arap ülkelerine bazı özel mektuplar göndererek bugünkü mücadelenin kadınların, toplumun ve tüm ulusların hizmetinde olduğunu bildiriyor."

‘Özerk Yönetim Kürtlerin yeni anlaşmaların mağduru olmaması için rol oynayacak’

Kadınların ve Özerk Yönetim’in topluma hizmet ettiğini söyleyen Gulistan Elî, sözlerini şöyle sürdürdü: “Efrîn, Serêkanîyê, Girê Spî gibi işgal altındaki topraklarımızın geri verilmesi konusunda netiz. Yapılan fedakarlıklara karşılık olarak bölgelerimizden geri çekilme olmalıdır. Kürtlerin imzalanacak yeni anlaşmaların mağduru olmaması için Özerk Yönetim'in Suriye'deki en etkili taraf olduğu ve bu ülkenin siyasi çözümünde rol oynayabileceği görülmelidir. Ayrıca yapılacak görüşmelerde Kürtlerin de bulunması gerekiyor. Özgür, demokratik ve ademi merkeziyetçi bir Suriye için Demokratik Ulus projesi mümkündür.”