Germiyan’da kadın sağlığı: Yasal haklar, eksik uygulama ve toplumsal normlar

Adwei Örgütü’nden avukat Chro Omar, Germiyan’daki uzak köylerde kadınların sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşadığını, yasal hakları olmasına rağmen bunların uygulanmadığını ve toplumsal normlar nedeniyle hastalıklarını gizlediklerini söyledi.

HÊVÎ SALAH

Silêmanî - Tarih boyunca kadın bedeni çoğu zaman bir “ahlaki kurallar” çerçevesinde ele alındı ve yetersiz sağlık eğitimi, kadınların yaşadığı sağlık sorunlarını en yakınlarıyla bile paylaşamamasına yol açarak, sağlık bilincinde ciddi boşluklar oluşturdu.

Bu durum, her yıl yüzlerce kanser ve kronik hastalığın geç teşhis edilmesine neden olurken, tıp dünyası erken teşhisin hayat kurtardığını vurguluyor. Ancak utanç ve toplumsal baskı, özellikle kırsal ve uzak bölgelerde yaşayan kadınların sağlık merkezlerine başvurmasını geciktiriyor.

Uzun mesafeler, sağlık tesislerinin yetersizliği ve kadın doktor eksikliği de sorunu derinleştiriyor. Irak’ta yasalar kadınların sağlık hizmetlerine erişim hakkını güvence altına almasına rağmen, kırsal bölgelerde uygulamada ciddi aksaklıklar yaşanıyor. Bu sessizlik ve farkındalık eksikliği, şişlik, hormonal değişim veya olağandışı ağrı gibi erken belirtilerin göz ardı edilmesine yol açarken, uzmanlar hem sağlık hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi hem de kültürel tabuların kırılması gerektiğini vurguluyor.

Adwei Örgütü’nden avukat ve saha çalışanı Chro Omar, özellikle Federal Kürdistan’a bağlı Germiyan bölgesindeki uzak köylerde sağlık hizmetlerine erişimin ciddi bir sorun olduğunu belirtti.

Kırsal bölgelerde sağlık hizmetine erişim sorunu

Chro Omar, Irak Anayasası Madde 31’in 1. ve 2. paragraflarının sağlık hakkını düzenlediğini hatırlatarak, bu maddelerin hükümete hastaneler kurma, tıbbi malzemeler sağlama ve tüm bölgelere ayrım gözetmeksizin sağlık hizmeti sunma sorumluluğu yüklediğini söyledi. Chro Omar, buna rağmen özellikle temel hizmetlere ve uzmanlara erişimi olmayan kırsal köylerde anayasal hakların uygulamada yeterince karşılık bulmadığını ifade etti.

‘Kadınlar hastalıklarını söylerken utanıyor’

Chro Omar, sahadaki deneyimlerine dayanarak, kadınların sağlık sorunlarını dile getirmekte zorlandığını da vurguladı. Köylerin çoğunu ziyaret ettiğini belirten Chro Omar, “Utanç çoğu zaman aile içinde başlıyor. Kadınlar, kadınlara özgü bir hastalığa sahip olduklarını söylemekten utanıyorlar. Bu durum sadece aile içinde değil, özellikle şehir merkezlerinin dışındaki sağlık merkezlerinde de görülüyor” dedi. Chro Omar’a göre toplumsal baskı ve utanma duygusu, kadınların sağlık hizmetlerine başvurmasını geciktiren önemli faktörlerden biri olmaya devam ediyor.

‘Gelenekler ve yetiştirme tarzı’

Sivil toplum kuruluşlarının toplumda farkındalık yaratmada önemli bir rol oynayabileceğini kaydeden Chro Omar, sözlerine şöyle devam etti:

“Sivil toplum örgütleri toplumda farkındalığı artırmada rol oynayabilir. Her gün köyleri ziyaret ediyor, kadınlarla görüşmek, seminerler düzenlemek ve farkındalık yaratmak için bir araya geliyoruz. Germiyan çevresinde sağlık merkezi olmayan 10’dan fazla köy var. İnsan hakları örgütleri, Irak ve Federal Kürdistan Bölgesi’ndeki kadınlarla ilgili yasaları izlemeli ya da bu yasaların gözden geçirilmesi ve değiştirilmesi için Federal Kürdistan Parlamentosu üzerinde baskı kurmalıdır. Bir erkek veya kız çocuğu bir ailede yetiştirildiğinde, çocuğa utanmaması ve haklarının farkında olması öğretilebilir. Birçok ücra köyümüz var, bunu sadece köylerde yaşanan bir sorun olarak söylemiyorum, ilçelerde ve şehirlerde de görülüyor. Bunun nedeni, bazı geleneklerin hakim olduğu aile yetiştirme tarzıdır.”

‘Bazı yasalar hayata geçirilmiyor’

Chro Omar, kadınların en sık karşılaştığı sağlık sorunlarına da değinerek, “Kadınların karşılaştığı en yaygın hastalıklar çoğunlukla iltihaplanma, idrar yolu enfeksiyonu, göğüs nodülleri ve genital hastalıklardır. Rahim enfeksiyonu geçiren bir kadın vakasıyla karşılaştık, ancak evde bundan bahsetmekten ve hasta olduğunu söylemekten utandığı için hastalığın nedenini bile bilmiyordu. Oysa anayasa hastaların hak ve görevlerini ele almaktadır. Ayrıca 2020 tarihli 4 sayılı Sağlık Yasası, Federal Kürdistan Parlamentosu tarafından çıkarılan en yeni ve en özel sağlık kanunlarından biridir ve içinde çok iyi maddeler bulunmaktadır. Ancak her doktorun belirli bir süre uzak köylere giderek hizmet vermesini öngören bir yasa olmasına rağmen bu uygulama burada hayata geçirilmiyor. Bunun uygulanmamasının bazı nedenleri olabilir, ancak projelerimizi sürdürebilmek ve çalışmalarımıza ücretsiz olarak devam edebilmek için bu sorunların çözülmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Kadınlara sessiz kalmamaları çağrısında bulunan Chro Omar, “Kadınlara mesajım, sessiz kalmamaları ve haklarını talep etmeleridir. Yasa bir kağıda yazılmak için değil, uygulanmak ve hakları hak sahiplerine iade etmek için yazılmıştır. Sağlık haklarının sağlanması ve sağlık sektöründeki tüm boşlukların doldurulması büyük önem taşıyor. Çünkü birçok kadın bilinç eksikliği ve sessiz kalma nedeniyle sağlık sorunlarını dile getiremiyor ve bunun ciddi psikolojik ve sosyal etkileri oluyor” dedi.