Beslenmede tek reçete yok: Her bedenin ihtiyacı farklı
Beslenme uzmanı Naz Xeyreddin, sağlıklı beslenmenin yalnızca kilo kontrolüyle ilişkilendirilmesinin yanlış olduğunu belirterek, yaş, cinsiyet ve bedenin ihtiyaçlarına göre kişiye özgü bir beslenme düzeninin oluşturulması gerektiğini söyledi.
ŞİLÊR KOYÎ
Koye- Günümüzde değişen yaşam biçimleri ve dijital mecralarda beslenmeye ilişkin içeriklerin hızla çoğalması, sağlıklı beslenmeyi toplumsal yaşamın en fazla tartışılan konularından biri haline getirdi. Ancak bilgiye erişimin kolaylaşması, bilimsel temeli olmayan beslenme önerilerinin ve kişiye özgü olmayan diyet programlarının da yaygınlaşmasına neden oluyor. Özellikle dijital medya aracılığıyla dolaşıma giren standart beslenme modellerinin, bireylerin yaş, cinsiyet, fizyolojik özellikleri ve sağlık durumları dikkate alınmadan uygulanması çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor.
Sağlıklı beslenme yalnızca kilo kontrolüyle sınırlı bir yaklaşım olarak değil, bireyin yaşamının farklı dönemlerindeki fizyolojik gereksinimlerini gözeten bütünlüklü bir sağlık alanı olarak ele alınıyor. Bu nedenle herhangi bir beslenme programının kişisel ihtiyaçlar değerlendirilmeden ve uzman görüşü alınmadan uygulanması istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor.
‘Beslenme programları ve gereksinimler farklılık gösteriyor’
Kadınların beslenme gereksinimleri de yaşamın farklı dönemlerinde değişiklik gösterebiliyor. Sağlıklı beslenme alanında eğitmen ve diyetisyen Naz Xeyreddin, bu nedenle beslenme programlarının bireysel ve fizyolojik farklılıklar gözetilerek hazırlanması gerektiğine dikkat çekti.
Kadınların sağlıklı beslenmesine ilişkin ajansımıza konuşan Naz Xeyreddin, kendi çalışmalarını kadınların beslenme ihtiyaçları üzerine yoğunlaştırdığını belirterek şöyle konuştu:
“Ben kadınların sağlıklı beslenmesi üzerine uzmanlaştım. Kadın ve erkek bedenlerinin fizyolojik özellikleri ve beslenme gereksinimleri farklılık gösterebiliyor. Bu nedenle beslenme programlarının da bu farklılıklar dikkate alınarak hazırlanması gerekiyor. Biz de ihtiyaç duyan kişilere bu doğrultuda destek olmaya çalışıyoruz.”
‘Sağlıksız besinler anne sütü yoluyla bebeğe geçiyor’
Beslenme uzmanı Naz Xeyreddin, sağlıklı beslenme denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak fazla kilolu kişilerin geldiğini, ancak bunun yanlış bir yaklaşım olduğunu belirtti. Sağlıklı beslenmenin, sağlıklı bir bedene sahip olmak isteyen bebeklerden gençlere ve yetişkinlere kadar herkesi ilgilendirdiğini ifade etti.
Naz Xeyreddin, emzirme dönemindeki annelerin beslenmesine dikkat çekerek, “Örneğin emziren bir annenin beslenmesi sağlıklı değilse; her gün kızartılmış yiyecekler, tatlılar, gazlı ve zararlı içecekler tüketiyorsa bunların içerikleri doğrudan bebeğe geçer. Dolayısıyla bebek de sağlıksız beslenmiş olur ve bu durum gelişimini olumsuz etkileyebilir. Aynı şekilde zayıf bir kişiye ‘Önüne ne gelirse ye, zaten kilo almazsın’ denilmesi de yanlıştır. Bu nedenle hepimizin sağlıklı bir beslenme düzenine bağlı kalması gerekiyor. Bunun da uzman desteğiyle yapılması gerekir; herkesin söylediğini uygulamak doğru değildir” şeklinde konuştu.
‘Sağlıklı beslenmeye yaşamın ilk yıllarından itibaren dikkat edilmeli’
Çocukların beslenme konusunda herhangi bir kısıtlamaya ihtiyaç duymadığı yönündeki düşüncenin de yanlış olduğunu belirten Naz Xeyreddin, şöyle devam etti:
“Anne ve babaların sık sık, ‘Bırak yesin, çocuk zaten yakıyor’ ya da gençlere ‘Daha gençsin, istediğini ye’ dediğini duyuyoruz. Ancak bu büyük bir yanlıştır. O yaşlarda hareketlilik fazla olduğu için tüketilen besinlerin enerjisi yakılabilir. Fakat ilerleyen yaşlarda yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalıkları ve birçok kronik hastalıkla karşılaşıyoruz. Bunların nedenlerinden biri de erken yaşlardan itibaren sağlıklı bir beslenme düzenine bağlı kalmamaktır.”
Tüketilen gıdaların niteliğinin yanı sıra yemek saatleri ve yemeklerin hazırlanma biçiminin de önemli olduğunu söyleyen Naz Xeyreddin, sağlıksız alışkanlıkların sorunları daha da büyütebileceğini belirtti.
Bazı kişilerin uyumadan hemen önce yemek yediğine dikkat çeken Naz Xeyreddin, bu alışkanlığın hormon dengesizliği, halsizlik, huzursuzluk, uyku sorunları, psikolojik sorunlar ve kas kaybı gibi çeşitli sağlık problemlerine yol açabileceğini ifade etti.
‘Beslenme konusunda büyük bir bilgi karmaşası oluştu’
Naz Xeyreddin, sağlıklı beslenme ve beslenme programları konusunda çok fazla kişinin farklı görüşler dile getirmesinin toplumda bilgi karmaşasına neden olduğunu söyledi. Bunun, sağlıklı beslenmek ve hastalıklardan korunmak isteyen kişilerin kafasını karıştırdığını belirtti.
İnsanların çoğu zaman bir uzmana danışmak yerine çevrelerinden duydukları tavsiyeleri uyguladığını ifade eden Naz Xeyreddin, hamile kadınların da beslenme konusunda sıklıkla ileri yaştaki kişilerin deneyimlerine başvurduğunu söyledi. Ancak geçmişte tüketilen besinlerle günümüzdeki besinlerin aynı olmadığına dikkat çekti.
Naz Xeyreddin, her sağlıklı besinin herkes için aynı şekilde yararlı olmayabileceğini belirterek şu örneği verdi:
“Örneğin nohut oldukça faydalı bir besindir. Ancak migreni olan bir kişi için fazla tüketilmesi iyi olmayabilir. Bir besinin sağlıklı olması, herkesin onu sınırsız şekilde tüketebileceği anlamına gelmez.”
Naz Xeyreddin, yaygın hatalardan bir diğerinin de başkalarının uyguladığı beslenme programlarını örnek almak olduğunu belirtti. Şarkıcıların, gazetecilerin ya da sanatçıların kendileri için hazırladıkları ve sonuç aldıkları beslenme programlarını kendi adlarıyla paylaşabildiğini ifade eden Naz Xeyreddin, başkalarının da bu programları uyguladığını söyledi. Ancak bir kişi için yararlı olan beslenme programının herkes için uygun olmayabileceğini vurguladı.
Keto beslenme programına ilişkin de çok sayıda soru aldığını belirten Naz Xeyreddin, “Keto beslenme sistemi başlangıçta epilepsi hastaları için kullanıldı. Bu sistemin onlara yardımcı olduğu ve beyni rahatlattığı görüldü. Daha sonra kilo vermeye de yardımcı olduğu ortaya çıkınca insanlar bu beslenme biçimine yöneldi” dedi.
En iyi beslenme sisteminin ne olduğuna ilişkin ise Naz Xeyreddin, hiçbir besin grubunun tamamen terk edilmemesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti:
“En iyi beslenme sistemi; meyve ve sebzeler, baklagiller, süt ürünleri ya da et gibi hiçbir besin grubunu tamamen hayatımızdan çıkarmamaktır. Bunları hiçbir şekilde kendinize yasaklamamalısınız. Önemli olan doğru seçim yapmak ve uygun miktarda tüketmektir. Bu besinleri hangi amaçla tükettiğiniz, bedeninizin neye ihtiyaç duyduğu ve herhangi bir hastalığınızın olup olmadığı önemlidir. Buna göre bilinçli hareket etmek gerekir. Bunu kendiniz belirleyemiyorsanız bir uzmana danışmalısınız.”
10 yıldır kadınlara yönelik beslenme programları hazırlıyor
Naz Xeyreddin, yaklaşık 10 yıldır dijital medya hesapları aracılığıyla kadınlara sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmaları konusunda destek veriyor.
Beslenme alanındaki uzmanlığına ihtiyaç duyan kadınlara yardımcı olabilmekten gurur duyduğunu ifade eden Naz Xeyreddin, şöyle konuştu:
“Sosyal medya gruplarımda sağlıklı beslenme programlarından yararlanan çok sayıda kadın var. Çalışma yöntemlerim değişiyor. Bazen üç günlük, bazen beş günlük programlar hazırlıyor ve bunları sık sık değiştiriyorum. Gruplarda Kürdistan’ın birçok kentinden kadınlar bulunuyor. Zaman zaman yurt dışında yaşayan kadınlar da katılıyor. Döneme ve mevsime göre gruplara katılım değişiyor.”
Yürüttüğü çalışmanın kolay olmadığını belirten Naz Xeyreddin, kadınlara beslenme programı hazırlamadan önce sağlık ve yaşam koşullarına ilişkin ayrıntılı bilgi aldığını söyleyerek, “Lütfen kendi başınıza herhangi bir beslenme programına bağlı kalmayın. Çünkü sağlığınız her şeyden önce gelir” dedi.