Moskova’dan Aden’e: İsyanın ritmiyle Yemen mirasını sanatla buluşturuyor

Aden’de kurduğu merkez ve projelerle kültürel mirası korumayı ve kadınların sanatsal alandaki varlığını güçlendirmeyi hedefleyen Anisa Anis, “Aden’in Hazineleri” projesiyle de yerel mirası modern yöntemlerle belgelemeyi amaçlıyor.

FATİMA RASHAD

Aden – Televizyondaki basit çocukluk performanslarından Moskova’daki prestijli tiyatro sahnelerine uzanan yolculuğu, dünyanın önde gelen sanat kurumlarında bale eğitimi alması ve Yemen mirasını korumaya adadığı bir kültür merkezi kurmasıyla sanatçı ve eğitmen Anisa Anis, sanatın bir lüks değil, kimliği korumanın ve toplumsal değişim yaratmanın bir aracı olduğunu ortaya koydu.

Aden’deki Sanat, Kültür ve Halk Bilimi Merkezi Başkanı olan Anisa Anis, sanatsal ve insani kariyerini şekillendiren dönüm noktalarını anlatarak Yemen’deki kültürel çalışmaların karşılaştığı zorluklara dikkat çekiyor. “Peçeli Kadınlar Korosu” projesi etrafında yaşanan tartışmaları ve Aden mirasını daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefleyen gelecek projelerini de değerlendiren Anisa Anis, sanatla ilişkisini ise altı yaşında, Suriyeli bir bale eğitmeninin onu farklı milletlerden çocuklarla birlikte sahne çalışmalarına seçmesiyle başladığını kaydediyor.

Sanat yolculuğunu anlattı

Sanata ilk adım attığı dönemi anlatan Anisa Anis, çocukluk yıllarına ilişkin deneyimlerini şöyle aktardı:

“Çocuk televizyonu için, Külkedisi hikayesi ve çeşitli Arap şarkıları da dahil olmak üzere gösteriler yaptık ve sanata olan sevgimin ilk belirtileri orada ortaya çıktı. Yıllar geçtikçe bu tutku bir yaşam işine dönüştü. Ortaokuldayken ailemin ilk baştaki çekincelerine rağmen bir halk dansı topluluğuna katıldım. Merhum yazar ve politikacı Abdullah Badhib’in desteği benim için bir dönüm noktası oldu. Babamı yeteneğimi benimsemeye ve sanatsal yolculuğuma devam etmemi kabul etmeye teşvik etti. Daha sonra Güzel Sanatlar Enstitüsü’ne katıldım ve burada klasik bale, yoga ve uluslararası dansın yanı sıra seçkin bir Yemenli sanatçı ve müzisyen grubunun rehberliğinde koreografi ve müzik eğitimi de dahil olmak üzere yoğun bir eğitim aldım. Bu dönemi zorlu ve meydan okumalarla dolu olarak tanımlıyorum, ancak aynı zamanda sanatsal kişiliğimi geliştirmeme ve yaratıcı ufkumu genişletmeme katkı sağladı.”

Anisa Anis, lise yıllarında mühendislik teknolojisi okumak için eğitimine ara vermesine rağmen daha sonra Kültür Bakanlığı’ndaki çalışmaları aracılığıyla sanata yeniden döndü ve ardından Moskova’ya burs kazandı. Burada bale eğitimi almak üzere Yüksek Tiyatro Sanatları Enstitüsü’ne kabul edilen tek kadın olması, onun hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Uluslararası sahnedeki hedeflerini sürdüren Anisa Anis, yıllarca süren yurt dışı eğitim ve çalışma hayatının ardından, özellikle İsveç’te “Anisa Dans” okulunu kurarak ve kültürel proje yönetimi alanında uzmanlaşarak önemli bir deneyim kazandı. Bu süreçten sonra kültürel çalışmalara dair yeni bir vizyonla Yemen’e dönmeye karar verdi.

‘Yeni nesillerin yaratıcılığını mirasın özgünlüğüyle birleştiren bir köprü’

Anisa Anis, 2019 yılında toplumun yerel mirasını canlandıran ve onu aşınma ile unutulmaya karşı koruyan kültürel projelere duyulan ihtiyaçtan hareketle Aden’de “Sanat, Kültür ve Halk Mirası Merkezi”ni kurdu. Anisa Anis, “Topluma kültürü teşvik eden ve halk mirasını koruyan girişimlere son derece ihtiyaç olduğunu hissettim. Bu yüzden yeni nesillerin yaratıcılığını mirasın özgünlüğüyle birleştiren bir köprü görevi görecek bir merkez kurmaya çalıştım” dedi.

Kuruluşundan bu yana merkezin çocuklara yönelik eğitim kampları, ud ve Arap hat sanatı eğitimleri, el sanatları çalışmaları ve kıyı mirası festivalleri gibi çok sayıda etkinlik düzenlediğini belirten Anisa Anis, “Ayrıca kadınlar, gençler ve özel gereksinimli bireyler için sanat, resim ve yaratıcı el sanatları alanlarında güçlendirme programları yürütüyoruz. Yemen halk takıları ve süs eşyalarını belgeleyen bir kitap yayımladık ve bunu Arap kültür etkinliklerinde tanıttık. Bunun yanı sıra kadınların ekonomik ve yaratıcı olarak desteklenmesi amacıyla ipek ve cam boyama alanında uzmanlaşan projeler de hayata geçirdik” ifadelerinde bulundu.

Anisa Anis, İsveç’te geçirdiği süre boyunca geliştirdiği ve Yemen’e taşıyarak çeşitli sosyal ve kültürel sorunları ele almak için kullandığı “modern dans tiyatrosu” (beden dili) alanında uzmanlaştı. Ancak bu süreç kolay olmadı; birçok genç kadın ve erkeğin sahnede kendini fiziksel olarak ifade etmekten çekinmesiyle karşılaşan Anisa Anis, sanatı sosyal mesajlarla birleştiren yeni yöntemler aramaya yöneldi. Bu çalışmalar, metinlerin ve fikirlerin insani ve kültürel mesajlar taşıyan hareket ve müzik sahnelerine dönüştürüldüğü üç dans filminin hazırlanmasıyla sonuçlandı.

Çalışmalarını anlatan Anisa Anis, “İlk bölümde miras ve arkeolojik alanları bir araya getirdik ve Pers tapınağında çekim yaptık, bu çalışma İsveç’te bir festivale katıldı. İkinci bölümde bir atölyede gençler tarafından yazılan metinleri yorumlayarak bunları sinematik ve müzikal hareketlere dönüştürdük. Üçüncü bölümde ise çocuk evliliği sorununu ele aldık, ancak Yemen’de çeşitli tiyatro oyunları için dans koreografileriyle meşgul olduğum için henüz yayımlanmadı” dedi.

Kadın Korusu projesi

Merkezin son projelerine ilişkin konuşan Anisa Anis, “Kadın Korosu” projesinin özellikle katılımcıların geleneksel Yemen şarkılarından oluşan bir müzik performansı sırasında peçe takması nedeniyle dijital medyada geniş tartışmalara yol açtığını belirtti. Anisa Anis, projenin yetenekli genç kadınları grup şarkıcılığı konusunda eğitmek ve sahne performanslarına hazırlamak amacıyla sağlanan bir kültür hibesiyle desteklendiğini ifade ederek, “Katılımcı kadınlar zaten peçe takıyordu ve çekim aşamasına geldiğimizde yüzlerini göstermeyi reddettiler. Kişisel tercihlerine saygı duymak ve onlara herhangi bir dayatmada bulunmamak benim görevimdi” sözlerine dikkat çekti.

Projeye yönelik eleştirilerden duyduğu üzüntüyü dile getiren Anisa Anis, bazı eleştirilerin sanatsal sınırların ötesine geçip kadınların üretim ve çalışma hakkını sorgulayan bir boyuta taşındığını söyledi. Anisa Anis, “Hala ‘sanatçı’ kavramını tartışmalı görenler var; oysa sanat, kültürün ve kimliğin ayrılmaz bir parçasıdır” ifadelerini kullandı. Baskılara rağmen merkezin “Kadın Korosu” projesini sürdürmeye kararlı olduğunu belirten Anisa Anis, bunun kadınları güçlendirmeye ve onların kültürel ve sanatsal alandaki varlığını görünür kılmaya yönelik önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Aden’in Hazineleri

Anisa Anis, Arap dünyasında kültür ve sanatı destekleyen Afaq Vakfı ile ortaklaşa hayata geçirilen “Aden’in Hazineleri” adlı yeni projeyi duyurdu. Proje, Aden’de animasyon ve film alanında uzmanlaşmış ilk stüdyoyu kurmayı ve yerel mirası modern teknolojilerle belgeleyerek yeni nesillere daha etkileşimli biçimde sunmayı hedefliyor. Anisa Anis, bu girişimin Yemen kültürel mirasını koruma misyonunun bir devamı olduğunu belirterek, çağdaş teknolojik araçlar sayesinde mirasın hem yerel hem de uluslararası izleyicilere ulaşması için yeni olanaklar yaratmayı amaçladıklarını ifade etti.

Moskova’daki bale yılları ile Aden’deki miras koruma çalışmaları arasında bir köprü kuran Anisa Anis, yaratıcılığın krizleri aşabileceğine ve umut ile yaşam için yeni alanlar açabileceğine inandığını belirterek, kültür ve sanatı savunma yolculuğunu sürdürdüğünü söyledi.