Emîna Omer: 13 Sayılı Kararname önemli, ancak yeterli değil

Rojava Kadın Meclisi Üyesi ve Avukat Emîna Omer, Suriye’nin yeni anayasasında Kürt halkının haklarının güvence altına alınması gerektiğini belirterek, bu hakların resmi olarak teminat altına alınmasının zorunlu olduğunu söyledi.

NEXEM ÇAÇAN

Qamişlo- Yeni Suriye’nin inşa sürecinde Kürt halkının haklarının hukuki ve anayasal güvence altına alınması, adil ve kalıcı bir çözümün temel koşullarından biri olarak öne çıkıyor. Kürt halkının ulusal, dilsel ve kültürel haklarının korunması için bu hakların yeni anayasada açıkça tanınması ve yasalarla güvence altına alınması gerekiyor. Böylece Kürt halkının hakları siyasi vaatlerle sınırlı kalmayarak Suriye’nin hukuki ve anayasal sisteminin bir parçası haline gelebilir.

Rojava Kadın Meclisi Üyesi ve Avukat Emîna Omer, ajansımızın sorularını yanıtladı.

*Suriye’nin yeni anayasasında Kürt halkının haklarının siyasi pazarlıklara konu olmaması ve kalıcı biçimde güvence altına alınması için hangi düzenlemeler yapılmalı?

Suriye tarihinde ilk kez Kürt halkı, tarihi toprakları üzerinde yerli bir halk olarak resmen tanındı. Bu tanıma, geçici yönetimin 2026 yılında çıkardığı 13 Sayılı Kararname ile gerçekleşti. Kürt halkı olarak bu kararnameyi olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. Çünkü önceki hükümetler Kürt halkının haklarını inkar ediyor, kimliğine, diline ve kültürüne yönelik inkar politikaları yürütüyordu. Ancak bu adımın önemine rağmen kararname ciddi eksiklikler içeriyor. Kürt halkının yalnızca resmi olarak tanınması, haklarının kalıcı biçimde güvence altına alınması için yeterli değil.

En önemlisi, Kürt halkının haklarının yeni Suriye anayasasında açıkça belirtilmesidir. Ana dilde eğitim hakkının, Kürt kültürünün korunması ve geliştirilmesinin yanı sıra Kürt halkının gerçek anlamda siyasi katılımı ve Suriye’nin geleceğinin inşasında ortaklığı temel haklar olarak güvence altına alınmalıdır. Ciddi ve pratik adımlar atılmaz, Kürt halkının hakları anayasal ve yasal çerçevede güvence altına alınmazsa resmi tanınma sözde kalacaktır. Bu nedenle Kürt halkının dil, kültür, kimlik ve siyasi katılım alanlarındaki haklarının Suriye anayasasında açıkça güvence altına alınması gerekiyor.

*Kürt halkının ulusal kimliğini, dilini ve kültürünü korumak için anayasada hangi haklar ve hukuki güvenceler yer almalı?

Kürt halkının kültürel, siyasi ve dilsel hakları birbiriyle bağlantılı, bütünlüklü bir meseledir. Bu nedenle Kürt halkının Suriye’deki tüm kurum ve kuruluşlarda yer alması ve aktif bir role sahip olması gerekiyor. Ayrıca Kürtlerin yargı kurumlarına ve Suriye Halk Meclisi’ne gerçek anlamda katılması gerekiyor. 13 Sayılı Kararname’nin çıkarıldığı doğru ancak bu, Kürt halkının haklarını kalıcı biçimde güvence altına almak için tek başına yeterli değil. Bu nedenle siyasi diyalogların sürmesi ve Kürt halkının haklarının yeni Suriye anayasasında güvence altına alınması için pratik adımların atılması gerekiyor.

Kürt kimliğine sahibiz, ancak aynı zamanda Suriyeli kimliğimiz de var. Bu nedenle Kürt halkının haklarının korunması, demokratik bir Suriye’nin inşası çerçevesinde ele alınmalıdır. Bu, sivil toplumun, siyasi güçlerin ve tüm toplumun sorumluluğudur. Farklı tarafların iş birliği ve gerçek bir siyasi diyalogla Kürt halkının haklarını Suriye anayasasında açık ve kalıcı biçimde güvence altına alabiliriz.

*Kürt halkının haklarının yalnızca anayasada kabul edilmesi değil, uygulamada da hayata geçirilmesi için hangi hukuki mekanizmalar ve uygulama güvenceleri bulunmalı?

Uygulama açısından en önemli husus, siyasi güçlerin, hukuk uzmanlarının ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya gelerek Kürt halkının taleplerini ve görüşlerini anayasa maddeleri çerçevesinde belirleyen yasal bir belge hazırlamasıdır. Bu belgede Kürt halkının kültürel, dilsel ve siyasi haklarının yanı sıra ademi merkeziyetçi sistem ve Kürt halkının kendi bölgelerini yönetme hakkı da dahil olmak üzere tüm alanlardaki hakları açıkça belirtilmelidir.

Halk Meclisi de bu süreçte aktif bir rol oynayabilir ve söz konusu taleplerin uygulamaya geçirilmesi için gerekli adımları atabilir. Ancak temel mesele, bu hakların yalnızca belgelerde ve talep metinlerinde kalmaması, Suriye anayasasında resmi olarak güvence altına alınmasıdır. Çünkü Kürt halkının hakları ancak açık anayasal güvencelerle korunabilir ve gelecekte ihlal edilmelerinin önüne geçilebilir.