Irak'ta kadınların sosyal güvenlik hakları yasal güvenceye rağmen uygulanmıyor
Irak'ta çalışan kadınların sosyal güvenlik ve emeklilik hakları yasal güvence altında olsa da uygulamadaki eksiklikler, özellikle özel sektörde binlerce kadının bu haklardan yararlanmasını engelliyor.
TEMENNİ SERVİ
Bağdat- Sosyal güvenlik ve emeklilik, çalışan kadınlar için ekonomik ve sosyal korumanın en önemli dayanaklarından birini oluşturuyor. Çalışma hayatında istikrar sağlayan bu sistem, hizmet yıllarının ardından gelecekleri için de güvence sunuyor.
Son yıllarda Irak mevzuatında yapılan değişikliklerle özel sektörde çalışan kadınların bu haklardan yararlanma kapsamı genişletildi. Ancak uzmanlar ve özel sektör çalışanları, yasaların pratikte ne ölçüde uygulandığı konusunda farklı görüşlere sahip. Hukuk çevreleri, mevzuatın kadınlara geniş güvenceler sağladığını belirtirken, çalışanlar ve aktivistler ise asıl sorunun yasaların yeterince uygulanmaması ve binlerce kadının bu haklardan yararlanamaması olduğunu ifade ediyor.
Konuyla ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulunan hukukçu Ezhar Ed-Duleymi, Irak mevzuatının çalışan kadınların emeklilik ve sosyal güvenlik haklarını güvence altına aldığını belirterek, 2023 tarihli 18 sayılı İşçiler Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Yasası'nın önemli bir değişim yarattığını ifade etti. Ezhar Ed-Duleymi, bu yasa ile kamu sektöründe çalışan kadınların emeklilik hakları ile özel sektörde çalışan kadınların sosyal güvenlik haklarının birbirinden ayrıldığını kaydetti.
Ezhar Ed-Duleymi, "Daimi kadroda görev yapan kadın çalışanlar emeklilik yasasına tabi. Sosyal güvenlik yasası ise özel şirketlerde ve özel kuruluşlarda çalışan kadınların yanı sıra evden yürütülen projelerin sahiplerini de kapsıyor. Bu kadınlar da artık kayıt yaptırarak sosyal güvenlikten yararlanabiliyor. Yasa, özel sektörde çalışan kadınlara kamu sektöründeki kadın çalışanların sahip olduğu haklara benzer haklar tanıyor. Bu haklar arasında günlük çalışma süresinin sekiz saat olarak düzenlenmesi, yıllık izinler, hamilelik ve doğum izinlerinin yanı sıra hizmet yılları ve emeklilik haklarının düzenlenmesi de bulunuyor" dedi.
Yasanın kadınların özel sektördeki çalışma koşullarını da göz önünde bulundurduğuna dikkat çeken Ezhar Ed-Duleymi, sosyal güvenlik kapsamındaki kadınlar için emeklilik yaşının, gerekli hizmet süresinin tamamlanması koşuluyla, kamu sektöründe çalışan kadınlar için 60 olan emeklilik yaşına karşılık 58 olarak belirlendiğini ifade etti.
Denetimler güçlendirilmeli
Ezhar Ed-Duleymi, kapsamın artık yalnızca ruhsatlı kuruluşlarda çalışanlarla sınırlı olmadığını, evden yürütülen projelerin sahipleri ile özel faaliyetlerde çalışanların da sosyal güvenlik sistemine kayıt yaptırmasına olanak sağlandığını ifade etti. Denetim kurumlarının son dönemde şirket ve özel kuruluşların çalışanlarını kayıt altına almalarını sağlamak amacıyla denetimlerini yoğunlaştırdığını belirten Ezhar Ed-Duleymi, özel işletmelerin büyük bölümünün bu yükümlülüklerini yerine getirmeye başladığını, ancak tüm çalışanların kapsama alınması için denetimlerin daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ezhar Ed-Duleymi, "İş Yasası da çalışan kadınlara hukuki koruma sağlıyor. Ücretlerde, çalışma saatlerinde veya herhangi bir başka hak konusunda haksızlığa uğrayan her çalışan, Çalışma Bakanlığı'na başvurarak haklarını talep etmek için yasal süreç başlatabilir" ifadelerinde bulundu.
Yasa var ama uygulanmıyor
Aktivist Rüya Halef'e göre, bu yaklaşım özel sektörde çalışan kadınların gerçekliğiyle tamamen örtüşmüyor. Rüya Halef, sorunun yasalarda değil, yasaların fiilen uygulanmamasında olduğunu belirterek, sosyal güvenlik ve emekliliğin çalışan kadınlar ve erkekler için bir güvence mekanizması olduğunu ifade etti. Çalışma yıllarının, hizmet süresinin sona ermesinin ardından insanca bir yaşam sağlayacak bir güvenceyle sonuçlanması gerektiğini belirten Rüya Halef, bunun da birçok genci iş güvencesi arayışıyla kamu sektöründe çalışmaya yönelttiğini dile getirdi.
2015 tarihli 37 sayılı İş Yasası ile İşçiler Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Yasası'nın çalışan kadınların sosyal güvenlik kapsamına alınması için açık bir hukuki temel oluşturduğunu belirten Rüya Halef, ancak bu düzenlemelerin sahada etkili uygulama araçlarından hala yoksun olduğunu kaydetti. Rüya Halef, sosyal güvenlik kapsamındaki kişi sayısının özel sektörde çalışanların toplam sayısına kıyasla hala sınırlı olduğunu belirtti.
Binlerce kadın sosyal güvence olmadan çalışıyor
Binlerce kadının herhangi bir hukuki veya sosyal koruma sağlamayan çalışma ortamlarında çalıştığını belirten Rüya Halef, şu ifadelerde bulundu:
“Sosyal güvenliğin önemi konusunda farkındalık yaratmak önemli, ancak işverenleri çalışanlarını kayıt altına almaya zorlayan gerçek bir denetim mekanizması olmadıkça bu yeterli değil. Çalışma Bakanlığı, işçi sendikaları, sivil toplum kuruluşları ve denetim kurumlarının rolü etkinleştirilmeli. Kayıt dışı çalışma, gelecekte herhangi bir emeklilik hakkından yararlanılmamasına yol açıyor. Yasaların uygulanması konusunda kurumsal ve siyasi iradenin bulunmaması, mevzuatta bu haklar güvence altına alınsa bile özel sektörde çalışan binlerce kadın ve erkeği güvencesiz bir mesleki gelecekle karşı karşıya bırakıyor."