Kadının iradesinin önündeki engel: Erkeğe verilen ‘vesayet hakkı’

Kadınların hayatları hakkında karar verememesinin temel nedenin erkeğe sunulan ‘vesayet hakkı’ olduğunu söyleyen Al-Urwa Al-Wuthqa Derneği'den Madîha Hasan, kadınların hayatlarındaki tüm erkekler tarafından baskı altına alındığına dikkat çekti.

ASMAA FATHI

Kahire – Ev idaresi anlamına gelen ekonomi doğal toplumda yaşamı kuran kadının denetiminde şekillense de ataerkil zihniyet ve artı ürünle erkeğin gaspına uğramıştır. Ekonomi, maliye, bankacılık, ticaret, şirket, iş veren gibi kavramlar hep erkeği hatırlatır olmuş, kadın paradan, ekonomiden ‘anlamaz’ algısı oluşturulmuştur. Erkek çalışan evine bakan konumundayken, çalışan kadın daha çok destekçi olarak görülmüştür. 21’inci yüz yılda kadınlar, Ortadoğu ülkelerinde ataerkil yasalar karşısında hala bu yaratılan algıyı yıkmanın mücadelesini veriyor. Çalışma yaşamında ikinci plana itilen kadınlar, her türlü baskıya uğruyor.

Çalışan kadının maaşının ve kadına kalan mirasın yönetme hakkı genellikle yasalar ve ataerkil toplum tarafından erkeğe bırakılıyor. Bunun nedeni olarak da daha çok ‘kadının parayı doğru yönetememesi’ gösteriliyor. Çalışan kadını bir nebzede olsa kabul eden toplum, maaşını kullanma konusunda ‘kadının yeterli zekaya’ sahip olmadığını ileri sürer. Bu oluşturulan zorlama algı ve yasalar kadınları hem çalışma yaşamında hem de evde koca, baba, abi, oğul tarafından yani erkek tarafından daha çok sömürüye maruz bırakıyor.

‘Evlilik kadınların özgürlüğünü tamamen yok ediyor’

Adını vermek istemeyen çocuk yaşta kuzeni ile evlendirilen bir kadın, yaşadığı şiddeti ve hayal kırıklığını şu sözlerle anlattı: “Dayımın oğlu ile evlendirildim. Ortaokula gidiyordum. Okuluma devam edeceğime söz vermişlerdi. Ama evlenince öyle olmadı. Ne okula devam edebildim ne de çalıştım. Sadece eşime ve ailesine hizmet ettim. Eşim beni dövdüğünde dayımın bana destek olacağını düşünmüştüm fakat hiç destek olmadı. Evlilik kadınların özgürlüğünü tamamen yok ediyor. Kendi ayakları üzerinde durmadan kesinlikle evlenmemeliler.”

‘Kadınları en çok sosyal vesayet konusu zorluyor’

Kadınlar için 57 yıldır mücadele yürüten Mısır Kahire merkezli Al-Urwa Al-Wuthqa Derneği'nin mali ve idari direktörü Madîha Hasan, kadınların ekonomik bağımsızlığının onlara atfedilen rollerden çıkmak ve yeteneklerini keşfetmek için önemli bir zemin olduğunu kaydetti. Kadınları iradesiz kılan en büyük sorunun ‘sosyal vesayet’ olduğunu dile getiren Madîha Hasan, kadınların eşlerinin rızası olmadan paraları üzerinde tasarruf haklarının olmadığına dikkat çekti.

Paralarını kullanma konusunun dışında da yaşamını sürdürebilmek için eşin rızası arandığına vurgu yapan Madîha Hasan, şunları ifade etti: “Akrabalarını ziyaret etmek, seyahat etmek hatta evden çıkmak için bile eşlerinden izin almak zorunda kadınlar. Çünkü izinsiz hareket etmeleri yasak. Evde sadece eş de değil eşin tüm ailesi kadına baskı uygulayabiliyor. Hayatına karışıyor. Bir de başörtüsü ve peçe takma zorunluluğu getirilebiliyor erkek tarafından. Birçok kadın çocuk yaşta evleniyor ve eğitimini yarım bırakıyor.”

‘Kadınları desteklemeye devam ediyoruz’

Dernek olarak kadınların haklarını öğrenmeleri konusunda çalıştıklarını dile getiren Madîha Hasan, “Ekonomik yönden güçlenerek, kendi projelerini hayata geçirmeleri için çabalıyoruz. Aileler bu konuda kadının derneğe gelmesini istemese de biz kadınları desteklemeye devam ediyoruz. Farkındalık, kadının özgürlüğünü, kendi kaderini ve çocuklarının kaderini belirleme yeteneğini elinden alan vesayet kabuğundan kurtulmasını ve hayatta kalmasını sağlayan en önemli şeydir. Kadınlar farkındalıklarını artırarak, bağımsız kendi kararlarını verir duruma geldiklerinde çocuklarının da hayatı değişiyor” şeklinde konuştu.