23 TJA’lının iddianamesi hazırlandı: Attıkları her adım ‘suç’

Attıkları her adım suç sayılan TJA’lı 23 kadının ilk duruşması 7 Kasım’da Ankara’da görülecek. Üç gün sürecek olan davanın iddianamesinde, çöp toplamaları, banka hesaplarının olmaması ve 8 Mart, 25 Kasım etkinlikleri “örgüt üyeliğine” gerekçe gösterildi.

MEDİNE MAMEDOĞLU

Amed- Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistlerine yönelik 29 Kasım 2022 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında 50 kadın hakkında, “örgüt yöneticiliği” ve “örgüt üyeliği” iddiasıyla gözaltı kararı verildi. Polis tarafından yapılan ev baskınlarında 23 kadın gözaltına alındı.  Gözaltına alınan 23 kadından Aysel Ceylan, Bedia Akkaya, Hülya Kınağu, Gülistan Dehşet, Amine Demir Çoban, Mekiye Ormancı, Figen Aras Kaplan, Figen Ekti, Didar Çeşme ve Hatice Güngör tutuklanırken, Beritan Can Yaş, Hazal Aras, Dilan Akpolat, Yeliz Ayyıldız, Hülya Taşar, Zeynep Boğa, Zekiye Güler, Tamcihan Çelebi, Sultan Esen, Besile Narin, Hatice Yaman, Merve Tekin Demirel, Meral Şimşek ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Nisan ayında iddianameyi hazırladı. İddianame Ankara 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yetkisizlik kararı ile Amed’e gönderildi.  Amed’te incelenen iddianame yeniden yetkisizlik kararı verildikten sonra Yargıtay’a sevk edildi. İddianameyi inceleyen mahkeme dosya hakkında “Yetkili Ankara” kararı vererek dosyayı Ankara’ya gönderdi. Hazırlanan iddianame son olarak Ankara 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Çöp toplamak ‘örgüte faaliyet’ olarak değerlendirildi!

İddianamenin ilk 30 sayfasında PKK/KCK’nin kuruluşu, 2016 yılında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA) ve Özgür Demokratik Genç Kadınlar’ın (ÖDGK) tüzük, sözleşme ve kuruluşuna dair bilgilere yer verildi. TJA üyesi olmanın suç sayıldığı iddianamede, KJA’nın kadın katliamına, kadın mücadelesine, ekolojiye dair açıklamaları, özsavunmaya ilişkin düzenlediği panel haberleri de yer aldı. Kadınların yaptığı bütün çalışmaların izlendiği iddianamede bu süreçte kadınların çöp toplamaktan, doğayı korumaya dönük yaptığı bütün çalışmalar da suç olarak iddianameye konuldu. Yargılanan kadınların yanı sıra iddianamede çok sayıda kişinin ismi de yer alırken, KJA’nın 25 Kasım, 8 Mart çalışmaları ve 2015 yılında meydana gelen Suruç Katliamı’na dair yaptığı basın açıklamaları da tek tek iddianameye konuldu.

Suçlamalara somut bir delil yok!

İddianamede, Kobane davası dosyasında yer alan ‘ULAŞ’ adlı gizli tanığın yanı sıra Kerem Gökalp, Fırat Şişman, Sabri Erdoğan ve Merdan Rüştü Ovalıoğlu adlı ‘tanıkların’ da ifadelerine yer verildi. Bu isimlerin tutuklu bulunan kadınlara dair tek bir ifadesinin olmaması ise dikkatlerden kaçmadı. Üstelik iddianamede somut deliller de yok. KJA’nın KHK ile kapatılmasının ardından hayata geçen TJA’nın kuruluşuna dikkat çekilen iddianamede yargılanan kadınlara dönük kopyala yapıştır ifadeleri ise iddianamenin her sayfasında görülüyor.

Banka hesabının bulunması da suç bulunmaması da suç!

MASAK raporlarına geniş bir şekilde yer verilen iddianamede, yapılan para transferleri suçlama konusu yapıldı. Mülk satın alan kadınlar için “nakit ve gayrimenkul edinimine kaynağı ne şekilde temin ettiğinin anlaşılamadığı” ifade edildi. Bu durum, kadınların “örgüt yöneticisi” olduğuna gerekçe olarak gösterildi.  Para transferlerine ilişkin çelişkili değerlendirmelerin yer aldığı iddianamede, bankacılık işleminin bulunmaması da şüpheli bulundu.

Kopyala-yapıştır ifadeler her sayfada yer aldı!

İddianamenin “Araştırma Tespit ve Değerlendirme Tutanağı” kısmında, tüm yargılanan kadınlar için “kopyala-yapıştır” şeklinde aynı ifadelere yer verildi. TJA aktivistliğini “örgüt üyeliği” ne gerekçe olarak gösteren savcılık, kadınların haber ajanslarına Kürt kadınları ve tecrit özelinde verdiği röportajları ise “eylem hazırlığı” olarak nitelendirdi.

8 Mart ve 25 Kasım etkinleri suça gerekçe yapıldı!

Kadınların 25 Kasım ve 8 Mart çalışmalarına da değinilen iddianamede, kadınların 2014 yılının 25 Kasım’ında Riha’da (Urfa) bulunması, “örgütsel faaliyet” sayıldı. Benzer şekilde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Dersim’de gerçekleştirilen etkinliğe katılmaları da suça gerekçe gösterildi.

Ortak baz sinyallerinin olması da suç!

Kadınların şüpheli olarak görülen kişilerle telefon baz sinyallerinin aynı yerlerden vermesinin de suç olarak görüldüğü iddianamede, kadınların yaptığı yurt dışı seyahatlerinin yakın günlerde olması da suçlamaya gerekçe olarak gösterildi.

Duruşma 7 Kasım’da başlıyor!

326 sayfalık iddianamede savcılık yargılanan kadınlardan Amine Demir Çoban, Beritan Can Yaş, Meral Şimşek ve Merve Tekin Demirel'in “örgüte üye olmak”, Hazal Aras, Sultan Esen, Besile Narin, Zeynep Boğa, Hatice Yaman, Aysel Ceylan, Hülya Taşar, Zekiye Güler, Yeliz Ayyıldız Kıyak, Tamcihan Çelebi, Dilan Akpolat, Mekiye Ormancı, Figen Aras Kaplan, Gülistan Dehşet, Figen Ekti, Didar Çeşme, Hatice Güngör, Hülya Kınağu ve Bedia Akkaya'nın ise “örgüt yöneticiliği” ve örgüt üyesi olmak” iddiasıyla cezalandırılmasını talep etti.

Dosyanın ilk duruşması 7, 8, 9 Kasım tarihlerinde Ankara 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.