İran’da protestocu kadının idam kararı bozuldu
İran Yüksek Mahkemesi, protestolar nedeniyle idama mahkum edilen Bita Ali-Hemeti hakkındaki kararı bozdu. Ancak dosyanın yeniden aynı mahkemeye gönderilmesi, insan hakları çevrelerinde yeni endişelere yol açtı.
Haber Merkezi- İran’da 2026 Ocak protestoları sırasında gözaltına alınan Bita Ali-Hemeti hakkında verilen idam cezası, 17 Mayıs 2026 tarihinde İran Yüksek Mahkemesi tarafından bozuldu. Buna rağmen dosya yeniden Tahran Devrim Mahkemesi 26’ncı Şubesi’ne gönderildi. Söz konusu mahkeme daha önce de Ali-Hemeti ve aynı dosyadaki diğer sanıklar hakkında idam kararı vermişti.
İnsan hakları savunucuları ve hukuk gözlemcileri, dosyanın yeniden aynı mahkemeye gönderilmesini önceki sürecin tekrarlanabileceği ve protestoculara yönelik sert yargı uygulamalarının sürebileceği yönünde değerlendirdi.
Adil yargılanma hakkı kısıtlandı
Bita Ali-Hemeti, 9 Ocak 2026 gecesi eşiyle birlikte evine düzenlenen baskında gözaltına alınmıştı. Gözaltılar, Ocak protestolarının ardından yürütülen geniş çaplı güvenlik operasyonlarının bir parçası olarak gerçekleşmişti. Hak örgütlerine göre protestolar sonrasında çok sayıda kişi gözaltına alınırken, sanıkların bağımsız avukata erişimi, aileleriyle iletişimi ve adil yargılanma hakları ciddi biçimde kısıtlandı. Aktivistler, protestolarla bağlantılı davaların çoğunun güvenlik kurumlarının etkisi altında ve şeffaf olmayan süreçlerle yürütüldüğünü belirtiyor.
Ağır cezalar verildi
Tahran Devrim Mahkemesi 26’ncı Şubesi’nin verdiği karara göre Bita Ali-Hemeti ve üç erkek sanık, “düşman devlet adına operasyonel faaliyet yürütmek” suçlamasıyla idama mahkum edilmişti. Sanıklar ayrıca “ülke güvenliğine karşı toplanma ve iş birliği” suçlamasıyla beşer yıl hapis cezasına çarptırılmış, tüm mal varlıklarına el konulmasına karar verilmişti. Aynı dosyada yer alan bir kişi ise ayrıca beş yıl sekiz ay hapis cezası almıştı.
Dosyalarda kanıt yok
İddianamede protesto gösterilerine katılmak, slogan atmak, çeşitli cisimler fırlatmak ve kamu malına zarar vermek suç unsurları arasında gösterildi. Ayrıca patlayıcı kullanımı ve güvenlik güçlerine zarar verilmesi yönünde iddialar da yer aldı. Ancak hukuk gözlemcileri, her sanığın rolüne ilişkin açık ve ayrıntılı kanıtların kamuoyuyla paylaşılmadığını belirtiyor.
Uzmanlar, davanın en tartışmalı yönlerinden birinin suçlamaların nasıl ilişkilendirildiğine dair şeffaflığın olmaması olduğunu ifade ediyor. Hukukçulara göre İran’daki protesto davalarında genel ve ağır güvenlik suçlamaları çoğu zaman yeterli delil sunulmadan yöneltiliyor ve sanıkların etkili savunma yapma imkânı sınırlandırılıyor.
Yüksek Mahkeme’nin idam kararını bozması insan hakları örgütleri tarafından önemli bir gelişme olarak değerlendirilse de dosyanın yeniden aynı mahkemeye gönderilmesi yeni kaygıları beraberinde getirdi.