‘Pembe giysili kadınlar’
Hindistan’da “pembe giysili kadınlar” olarak bilinen Gulabi Gang, adaletin yetersiz kaldığı durumlarda özsavunma yöntemleriyle kadına yönelik şiddete karşı mücadele eden bir kadın hakları hareketini simgeliyor.
Haber Merkezi- Hindistan'ın en yoksul eyaletlerinden biri olan Uttar Pradesh'te, 2006 yılında Sampat Pal Devi liderliğinde kurulan hareket, başlangıçta sadece beş kadından oluşuyordu. Sampat Pal Devi’nin aile içi şiddetle mücadelede elde ettiği başarılar kısa sürede bölgede yankı uyandırdı ve hareket on binlerce kadının katıldığı dev bir direnişe dönüştü. Yaşları 18 ile 60 arasında değişen anneler, kız kardeşler ve büyükannelerden oluşan grubun üye sayısı bugün yüz binleri buluyor. Grubun üyeleri, birliği ve kız kardeşliği simgelemesi amacıyla "elektrik pembesi" (parlak pembe) renginde, sari adı verilen geleneksel Hint giysilerini giyiyor. Pembe rengin tercih edilmesinin en önemli nedenlerinden biri ise bu rengin Hindistan'daki hiçbir siyasi veya dini grubu temsil etmemesi. Hindistan'da "pembe giysili kadınlar" ifadesi, dünya çapında ses getiren son derece güçlü bir kadın hakları ve adalet hareketini simgeliyor. "Gulabi Gang" (Pembe giysili kadınlar) olarak bilinen bu kadın aktivist grubu, adaletin yetersiz kaldığı yerlerde kendi öz savunma yöntemleriyle kadına yönelik şiddetle mücadele ediyor.
Kast sistemine ve şiddete karşı mücadele
Pembe giysili kadın hareketinin resmi karargahı, Hindistan'ın en kalabalık ve en yoksul bölgelerinden biri olan Banda'nın Badausa kasabasında yer alıyor. Banda'nın 600 köyünde yaşayan 1,6 milyon insanın yüzde 20'sinden fazlası katı kast sisteminin etkisi altında yaşam sürdürüyor. Çocuk yaşta evliliklerin, kadın cinayetlerinin, kadın bedenine karşı saldırıların ve kadına yönelik şiddetin son derece yaygın olduğu bu bölgede Gulabi Gang hareketi, kadınların haklarını korumak için doğrudan sahaya iniyor. Geleneksel kast sistemine ve erkek egemen yapıya karşı direnen bir hareket olarak toplumdaki yerini alıyor. Gulabi Gang üyeleri yanlarında "lathi" adı verilen uzun bambu sopalar taşıyor. Polisin veya yargının yetersiz kaldığı ya da kadını ötekileştirdiği durumlarda; istismarcı erkekleri ve yozlaşmış devlet memurlarını kamuoyu önünde ifşa ediyor, gerektiğinde ise sopalarıyla müdahale ederek kendi adaletlerini sağlıyorlar.
Hareket bünyesindeki bulunan her kadının evi, Pembe giysili hareketin birer istasyonu ve buluşma noktası olarak işlev görüyor. Kadınlar bu evlerde sorunlarını tartışıyor, dayanışma kuruyor ve öz savunma eğitimleri alıyor. Sayıları bugün yüz binlere ulaşan bu cesur kadınlar, edebiyata ve sinemaya da ilham vererek Hindistan'da kadın direnişinin ve toplumsal adaletin en önemli sembollerinden biri haline geldi.