Zeyneb Celaliyan: Çağdaş İran tarihinde baskıya karşı direnişin sembolü
İran’ın Yazd Hapishanesi’nde 18. yılını dolduran Kürt siyasi tutuklu Zeyneb Celaliyan, ağır koşullara ve sağlık sorunlarına rağmen içeriden kaleme aldığı mektuplarla direnişini sürdürerek tutuklu haklarına dikkat çekiyor.
Haber Merkezi – İran’ın en tanınmış Kürt siyasi tutuklularından Zeyneb Celaliyan, Yazd Hapishanesi’nde 18. yılını doldurdu. Bu süre boyunca tutukluların temel haklarına erişimin büyük ölçüde kısıtlandığı koşullar altında tutulan Zeyneb Celaliyan’ın, suçların ayrımı ilkesine riayet edilmeden zor koşullar altında tutulan mahkumlar arasında yer aldı.
Zeyneb Celaliyan, 2007 yılında tutuklandı. 2009 yılında hakkında idam cezası kararı verildi; bu ceza daha sonra Yüksek Mahkeme tarafından onandı, ancak ilerleyen süreçte ömür boyu hapse çevrildi. Ayrıca “ülkeyi yasadışı yollarla terk etme” suçlamasıyla bir yıl ağır hapis cezasına daha çarptırıldı.
Direnişi beton duvarlar adında sürüyor
Hapishanede geçirdiği yıllar boyunca Zeyneb Celaliyan, göz, böbrek ve sindirim sistemi rahatsızlıkları da dahil olmak üzere ciddi sağlık sorunları yaşarken, doktorlara göre acil tıbbi tedavi ve ameliyata ihtiyaç duyuluyor. Ancak raporlar, gerekli tıbbi bakıma erişiminin sürekli olarak sınırlandırıldığını veya kısıtlandığını gösteriyor.
Geçirdiği sağlık sorunları ve zor koşullara rağmen içeriden mektuplar kaleme alan Zeyneb Celaliyan, hem kendi durumunu hem de diğer tutukluların yaşadıklarını kamuoyuna duyurmaya çalıştı. Hapishanede geçirdiği 18. yılın başında yayımlanan mektuplarından birinde, sert hapishane koşullarına, tıbbi bakımın engellenmesine ve ailesiyle iletişiminin kesilmesine değinerek, durumunu siyasi tutuklulara yönelik sistematik baskının bir örneği olarak tanımladı.
İçeriden çağrı: Harekete geçin
Diğer mektuplarında ise tıbbi durumunun ihmal edilmesini açıkça eleştiren Zeyneb Celaliyan, tıbbi bakım hakkındaki resmi açıklamaların “gerçeği yansıtmadığını” ve tedaviye erişimin fiilen engellendiğini yazdı. Ayrıca mesajlarında uluslararası toplumu ve kamuoyunu, idam cezaları ile tutuklu hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmamaya ve insan hayatını savunmak için harekete geçmeye çağırdı.
Zeyneb Celaliyan, mektuplarından birinde hapishanede geçirdiği uzun yıllara atıfta bulunarak, “Tüm acı ve özlemle on yedi yıl geçti” ifadesini kullandı. Bu söz, hem yaşanan baskıyı hem de tüm zorluklara rağmen gösterdiği direnci yansıtıyor.
Bu koşullara rağmen Zeyneb Celaliyan, hapishane içinden görüşlerini dile getirmeyi ve tutukluların haklarını savunmayı sürdürüyor. Bu yönüyle İran’da sivil direnişin sembolik figürlerinden biri haline geldi. Anlatısı sadece bir hukuk davası değil, aynı zamanda İran'daki baskı ve direnişin çağdaş tarihinin de bir parçası.