Zorla evlendirilen kız çocuklarının hikayeleri: Bir kuşağın geleceği çalınıyor

Afganistan'da binlerce kız çocuğu eğitim hakkını ve geleceğini seçme özgürlüğünü elde edemeden çocuk yaşta evlendiriliyor. Nefise ve Nuriye'nin hikayeleri, kadınlara yönelik kısıtlamaların çocukluklarını nasıl ellerinden aldığını gözler önüne seriyor.

BAHARİN LEHİB

Afganistan- Çocuk yaşta evlendirilme, Afganistan'da binlerce kız çocuğunun yaşamını etkileyen en ciddi insan hakları sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Bu uygulamalar yalnızca kız çocuklarını eğitim, sağlıklı gelişim ve kendi geleceklerini belirleme hakkından mahrum bırakmakla kalmıyor; aynı zamanda aile içi şiddet, sağlık sorunları ve uzun süreli psikolojik travmaların da önünü açıyor.

Geçmişte bu sorunun azaltılmasına yönelik bazı girişimlerde bulunulsa da yoksulluk, ataerkil-köklü geleneksel uygulamalar ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği çocuk yaşta evliliklerin sürmesindeki başlıca nedenler arasında yer alıyor.

2021 yılında Taliban'ın yönetime el koymasıyla birlikte çocuk yaşta ve zorla evliliklerin artacağı yönündeki endişeler daha da güçlendi. Kız çocuklarının eğitime erişiminin kısıtlanması, ailelerin ekonomik koşullarının kötüleşmesi ve bağımsız destek mekanizmalarının ortadan kalkması, birçok ailenin kızlarını erken yaşta evlendirmesine neden oluyor.

İnsan hakları savunucuları, bu durumun Afganistan'da yeni bir kız çocukları kuşağının geleceğini ciddi biçimde tehdit ettiğine dikkat çekiyor.

Kadınların konumunu daha da zayıflatan düzenlemeler

Taliban yönetimi son yıllarda aile ve evlilik konularında çeşitli düzenlemeler yaptı. Taliban'ın "İyiliği Emretme ve Kötülükten Sakındırma Bakanlığı" tarafından desteklenen yeni aile düzenlemeleri, kadınların eşlerine itaati ve aile içindeki geleneksel rollerini öne çıkarıyor.

Aktivistler bu yaklaşımın kadınlar ve kız çocuklarının istemedikleri evliliklere karşı çıkma imkanlarını daha da sınırlandırdığını belirtiyor.

Uzmanlara göre çocuk yaşta evliliklerin etkileri yalnızca çocukluk dönemiyle sınırlı kalmıyor. Erken yaşta evlendirilen birçok kız çocuğu eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalırken, aile içi şiddet, riskli gebelikler ve çeşitli fiziksel ve ruhsal sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor.

Nefise'nin hikayesi: Bir hapishaneden diğerine geçmiş gibiydim

Host vilayetinde yaşayan Nefise Nurullah da bu kız çocuklarından biri.

Nefise, "Sadece 14 yaşındayken ailem beni yaşımın iki katından daha büyük bir adamla evlenmeye zorladı. O dönemde hala okula gitmek ve eğitimimi sürdürmek istiyordum. Ancak kimse bana fikrimi sormadı" dedi.

Konuşurken sık sık duran ve yaşadıklarını anlatmakta zorlanan Nefise, evliliğinin ilk günlerinden itibaren büyük sorunlarla karşılaştığını şu sözlerle anlattı:

"Eşim arkadaşlarımla ve ailemle özgürce görüşmeme izin vermiyordu. En küçük hata bile hakaret, aşağılama ve zaman zaman şiddetle sonuçlanıyordu. Kendimi bir hapishaneden çıkıp başka bir hapishaneye girmiş gibi hissediyordum. Henüz çocuktum ve evliliğin ağır sorumluluklarını nasıl taşıyacağımı bilmiyordum."

Beş yıllık evliliğinde üç çocuk sahibi olan Nefise, ev işleri, tarım arazilerindeki çalışmalar ve çocuk bakımıyla ilgileniyor.

Nefise, "Evlendikten birkaç ay sonra ağır kansızlık yaşamaya başladım. Sürekli halsiz ve yorgundum. Erken yaşta hamile kalmam nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadım. Doktorlar bedenimin hamileliğe hazır olmadığını söyledi. Fiziksel sorunların yanı sıra geceleri kaygı ve uykusuzluk çekiyorum. Defalarca umutsuzluk ve depresyon yaşadım" ifadelerini kullandı.

Nefise bugün en büyük arzusunun başka kız çocuklarının aynı kaderi yaşamaması olduğunu söyleyerek şöyle devam etti:

"Kız çocuklarının eğitim alma, geleceklerine karar verme ve eşlerini özgürce seçme hakları olmalı. Ben öğretmen olmak istiyordum ama kimse bana destek olmadı. Kız çocuklarının eğitimlerini tamamlamalarına izin verilirse hem kendileri hem de toplum için daha iyi bir gelecek kurabilirler."

Nuriye'nin hikâyesi: Çocuk yaşta üçüncü eş oldu

Paktiya vilayetinde yaşayan 19 yaşındaki Nuriye Ahmed ise 13 yaşındayken kendisinden çok büyük bir erkekle zorla evlendirildi.

Nuriye, "O dönemde altıncı sınıfta okuyordum ve eğitimime devam etmek istiyordum. Ancak hayallerime ve isteklerime hiç önem verilmedi" dedi.

Nuriye, evlilik kararından haberdar olmadığını ve ailesinin kendisini para karşılığında evlendirdiğini anlattı:

"Bir yaz günü yengem bana yeni kıyafetler getirdi ve düğün için hazırlanmam gerektiğini söyledi. Çocuk olduğum için sadece yeni eşyalar aldığım için seviniyordum. Ertesi gün nikahım kıyıldı. Eşimle gönderildiğimde başıma gelen felaketi o zaman anladım."

Nuriye, evlilik hayatının kendisi için son derece ağır geçtiğini belirterek şunları söyledi:

"Yaşım küçük olduğu için evin sorumluluklarını taşıyamıyordum. Bu yüzden sürekli aşağılanıyor, azarlanıyor ve şiddete maruz kalıyordum. Eşimin diğer eşleriyle yaşanan sorunlar da üzerimde büyük bir baskı oluşturuyordu. Çoğu zaman kendimi yalnız hissediyordum."

İlk çocuğunu 15 yaşında dünyaya getiren Nuriye bugün çeşitli sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor.

Kendi ifadesine göre, yaşadığı zorluklar nedeniyle birçok kez yaşamına son vermeyi düşündü ancak iki çocuğu için hayatta kalmaya çalışıyor.

Mücadele tek çıkış yol

Kadın hakları savunucuları, mevcut uygulamaların Nefise ve Nuriye gibi kız çocuklarının yaşadığı acıları daha da derinleştirdiğini ve mağdur sayısını artırdığını belirtiyor.

Aktivistler, kadınlara yönelik hak ihlallerine karşı mücadelenin ve kadın dayanışmasının önemine dikkat çekerek, ancak ortak mücadele ve dayanışma yoluyla bu tür uygulamaların önüne geçilebileceğini vurguluyor.