Yara İbrahim: Aile içi şiddet çocuklarda şiddet döngüsünü besliyor

Mısır’da aile içi şiddetle mücadelede eğitim, psikolojik destek ve farkındalık çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Yara İbrahim, çocukların şiddetten korunması için aile, okul ve toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtt

ÎMAN SEMÎR ELÎ

Mısır – En güvenli alan olması gereken evlerde aile içi şiddet vakaları yaşanmaya devam ediyor. Şiddetin etkileri yalnızca saldırı anıyla sınırlı kalmıyor, tüm aileyi etkileyerek kadın ve çocuklarda uzun yıllar sürebilecek psikolojik ve davranışsal izler bırakıyor. Aile içi şiddet her zaman fiziksel saldırıyla başlamıyor. Hakaret, tehdit, kontrol ve psikolojik baskıyla başlayan şiddet, zamanla darp ve fiziksel saldırıya, bazı durumlarda ise katliama dönüşebiliyor. Mısır’da geçtiğimiz Ağustos ayında aile içi şiddete ilişkin çok sayıda vaka yaşandı.

Medyaya yansıyan bazı şiddet vakaları şöyle:

* Kalyubiye vilayetinin Mustrad bölgesinde bir kadın eşi tarafından kesici aletle katledildi.

* Kahire’nin Mukattam bölgesinde bir erkek, sözlü tartışmanın ardından eşine ve kızına saldırdı.

* Kahire’nin 15 Mayıs kentinde ailevi anlaşmazlıklar nedeniyle düzenlenen barışma toplantısı silahlı saldırıya dönüştü. Bir kişinin toplantıya katılanlara ateş açması sonucu, aralarında kendi kızının da bulunduğu dört kişi katledildi, oğlu ise yaralandı. Şüpheli 19 Ağustos’ta ceza mahkemesine sevk edildi.

* Gize vilayetinin Bedrşin bölgesinde güvenlik güçleri, 9 yaşındaki oğluna darp uygulayan bir babanın görüntülerini tespit etti.

* Maasara bölgesinde bir kadın eşi tarafından saldırıya uğradıktan sonra katledildi.

* Gize’nin Evsim bölgesinde de bir kadın eşi tarafından katledildi.

* Kahire’nin Seyyide Zeynep bölgesinde bir kadın, maddi bir anlaşmazlık nedeniyle iki oğlu tarafından darp ve hakarete maruz kaldıktan sonra yayımladığı bir video aracılığıyla yardım çağrısında bulundu. İçişleri Bakanlığı, iki oğlunun gözaltına alındığını ve olayı gerçekleştirdiklerini kabul ettiklerini açıkladı.

Şiddet, çocuklarda yoğun çatışmaya yol açıyor

Asyut Üniversitesi Erken Çocukluk Eğitimi Fakültesi eski dekanı ve Çocuk Programları Bölümü profesörü Dr. Yara İbrahim, şiddetin toplumsal ve psikolojik boyutlarını ajansımıza değerlendirdi. Yara İbrahim, aile içi şiddetin çocukların psikolojik ve davranışsal gelişimleri üzerindeki derin etkileri nedeniyle acil toplumsal ve psikolojik meselelerden biri haline geldiğini belirtti. Olgunun tek bir nedene indirgenemeyeceğini ifade eden Yara İbrahim, ailelerin maruz kaldığı toplumsal, ekonomik, psikolojik ve kültürel baskıların, sağlıklı başa çıkma mekanizmalarının bulunmaması halinde sözlü, psikolojik veya fiziksel şiddete dönüşebildiğini söyledi. Şiddetin yalnızca doğrudan mağduru değil, ailenin diğer üyelerini ve özellikle çocukları da etkilediğini belirten Yara İbrahim, çocukların güven ve bakım kaynağı olarak gördükleri anne ve babalarını fail ve mağdur konumunda görmelerinin yoğun bir psikolojik çatışmaya yol açabileceğini aktardı.

‘Çocuk yalnızca şiddete tanık olmakla kalmaz, onu öğrenebilir’

Dr. Yara İbrahim, “Çocuklar şiddete tekrar tekrar tanık olduğunda, şiddet günlük yaşamın alışılmış bir parçası haline gelebilir. Çocuk yalnızca şiddete tanık olmakla kalmaz, onu öğrenebilir. Anlaşmazlıkların bağırma, tehdit, darp ve hakaret yoluyla çözüldüğünü gördüğünde, şiddetin çatışmalarla başa çıkmanın kabul edilebilir bir yolu olduğu düşüncesi zamanla yerleşebilir. Böylece aynı davranışı gelecekteki ilişkilerinde yeniden üretebilir ve şiddet döngüsü bir nesilden diğerine aktarılabilir. Çocuklara yönelik şiddet de yalnızca darpla sınırlı değildir; hakaret, küfür, damgalama, zorbalık ve psikolojik istismar da çocuğun özgüveni ve psikolojik dengesi üzerinde uzun vadeli etkiler bırakabilir” dedi.

Şiddet vakalarının medyada ele alınmasının büyük bir sorumluluk gerektirdiğini kaydeden Yara İbrahim, özellikle dijital medyada olumsuz örneklere aşırı yer verilmesinin şiddetin normalleşmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Şiddet içeren davranışların farkındalık yaratacak bir bağlam sunulmadan tekrar tekrar gösterilmesinin, özellikle çocuklar ve ergenler arasında şiddeti reddetmek yerine normal bir davranış olarak algılamaya neden olabileceğini dile getiren Yara İbrahim, olumsuz örneklerin yanlış davranışların sonuçlarına ilişkin bir uyarı niteliğinde sunulması gerektiğini söyledi. Yara İbrahim, aile, okul ve toplum içinde olumlu örneklerin ve iyi rol modellerin güçlendirilmesinin de şiddetin önlenmesinde önemli olduğunu vurguladı.

‘Aile, çocuklar için bir çatışma alanı değil, güvenli bir ortam olmalıdır’

Yara İbrahim, “Evlilik hazırlığı yapanlara yönelik rehberlik ve eğitim programlarını yaygınlaştırmalıyız. Evlilik yalnızca bir tören ya da kutlama olarak görülmemeli; hakları, görevleri ve sorumlulukları bulunan bir ailenin kurulması olarak ele alınmalı. Bu programlar, kadın ve erkeğin rollerini, sınırlarını, haklarını ve sorumluluklarını anlamalarına; anlaşmazlıkları yönetme, ailevi baskılarla ve duygularla daha dengeli şekilde başa çıkma becerileri kazanmalarına yardımcı olabilir. Psikolojik açıdan istikrarlı bir aile kurmak, sorunlar ortaya çıktıktan sonra değil, kadın ve erkeğin üstlendikleri sorumluluğun farkına varmalarıyla başlar. Aile, çocuklar için bir çatışma alanı değil, güvenli bir ortam olmalıdır” ifadelerinde bulundu.

Eğitim kurumlarının şiddeti önlemedeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Yara İbrahim, farkındalık çalışmalarının okul öncesi dönemden itibaren başlatılması ve çocuğun yaşına, psikolojik ve toplumsal ihtiyaçlarına uygun şekilde eğitim sürecinin farklı aşamalarında sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Okullardaki psikolojik danışmanların rolünün güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Yara İbrahim, çocukların ailevi veya psikolojik sorunlarla karşılaştıklarında ya da şiddete maruz kaldıklarında başvurabilecekleri güvenilir bir mekanizmaya ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bazı çocuk ve ergenlerin sorunlarını anlatmak ve ilk düzeyde yönlendirme almak için yapay zeka araçlarına başvurmaya başladığını aktaran Yara İbrahim, kadınlar, çocuklar ve diğer mağdurların yardım ve danışmanlık alabilecekleri güvenli psikolojik ve sosyal destek merkezlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.

‘Ailelerin bilinçlenmesi gerekiyor’

Aile içi şiddetle mücadelenin yalnızca hukuki müdahaleye dayandırılamayacağını belirten Yara İbrahim, sözlerini şöyle tamamladı:

“Önleme, düşünce ve eğitim biçimlerinin değiştirilmesiyle başlar. Kontrolü, aşağılamayı veya darbı meşrulaştıran anlayışları gözden geçirmeli ve aile içinde anlaşmazlıkları yönetme becerilerini güçlendirmeliyiz. Psikolojik destek, hukuki müdahalenin yanı sıra koruma sisteminin temel bir parçası olmalıdır. Farkındalığın artırılmasında drama ve medyanın da önemli bir rolü var. Özellikle çocukların ev içerisinde ebeveynlerinin bilgisi dışında karşılaşabileceği dijital riskler konusunda ailelerin bilinçlendirilmesi gerekiyor.”