Göberok: Kürt geleneksel takılarını yaşatmak için bir atölye
Silêmanî’deki Göberok atölyesi, Kürt folklorik kuyumculuk sanatını yaşatırken kadınları ve gelecek kuşakları kültürel mirasla buluşturuyor. Atölyenin sahibi Botan Ömer, amaçlarının Kürt ulusal motiflerini kuşaktan kuşağa aktarmak olduğunu belirtiyor.
HELİN EHMED
Silêmanî- Bakır, pirinç ve gümüş parçaları Kürt kültürüne özgü motiflerle işleyerek takıya dönüştüren Botan Ömer, yaklaşık beş yıldır sürdürdüğü kuyumculuk çalışmasını kurduğu ‘Göberok’ atölyesinde devam ettiriyor.
Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan Botan Ömer, yaklaşık beş yıldır kuyumculuk alanında çalışıyor. Bakır, pirinç ve gümüş kullanarak basit bir metal parçasını Kürt sanatının renk ve motiflerini taşıyan takı ve süs eşyalarına dönüştürüyor. Çalışmaları yalnızca estetik bir ürün ortaya çıkarmakla sınırlı kalmıyor; el emeği aracılığıyla geçmişten gelen bir biçim ve düşünceyi koruyarak yeni kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.
Göberok’ta takılar Kürt folklorik tarzında hazırlanıyor. Her parça beraberinde bir hikaye taşıyabilir. Takılardaki desen ve biçimler yalnızca estetik amaç taşımıyor; Kürt sanatının ve kültürünün kimliğinin bir parçasını oluşturuyor.
Botan Ömer, Göberok’u dükkanın en sevdiği bölümü olarak tanımlıyor. Çünkü burada yalnızca ürünler üretilmiyor, aynı zamanda eğitim de veriliyor. Botan Ömer, aynı mekanda çok sayıda öğrenciye ders vererek kuyumculuk ve el sanatlarının temelini öğretiyor ve öğrencilerin kendi takılarını üretebilmelerini sağlamaya çalışıyor.
Göberok’un hikayesi yalnızca takı üretiminin hikayesi değil; sanatın ve kimliğin aktarılmasının da hikayesi. Bu mekanda bakır, pirinç ve gümüş yalnızca ham madde olmaktan çıkıyor, sanatçının ellerinde Kürt kültürünün bir parçasına dönüşüyor.
‘Göberok adıyla Kürt kadını yeniden hatırlanıyor’
Göberok’un sahibi Botan Ömer, Silêmanî’deki Kültür Atölyeleri içerisinde ‘Göberok’ adıyla bir takı atölyesi kurduğunu belirtiyor. Yaklaşık beş yıldır takı üretimi yaptığını ve Kürt sanatını ve folklorunu yaşatmak istediğini söyleyen Botan Ömer, şöyle konuşuyor:
“Yaklaşık beş yıldır kuyumculuk yapıyorum. Şu anda çalışmanın yanı sıra Göberok’ta birçok öğrenciye ders veriyorum. Takı yapımıyla tanışmam, Kültür Atölyesi’nde katıldığım bir kursa dayanıyor. O dönemde öğrenciydim. Kurstan sonra farklı bir fikirle Göberok’u kurabildim. Göberok adı, Göberok takısından geliyor. Bu, en eski takılardan biri. Onu taktığınızda Kürt kadını aklımıza geliyor.
Şu anda takı üretmenin yanı sıra bazı öğrencilere ders veriyorum. Öğrencileri kabul ederken öncelikle hangi seviyede olduklarını belirliyoruz. Ardından ihtiyaçlarını tanıtıyor ve malzemeleri nasıl kullanacaklarını öğretiyoruz. Daha sonra pratik ve teorik eğitim aşamasına geçiyoruz.”
‘Yaptığım bütün desenler sanat eseri niteliğinde’
Çalışmaları hakkında bilgi veren Botan Ömer, üç tür metal üzerinde çalıştıklarını belirterek şöyle devam ediyor:
“Üç tür takı üzerinde çalışıyoruz: bakır, pirinç ve gümüş. Ürünlerimizi hazırlarken farklı taş türleri kullanıyoruz. Çalışmalarımız insanların taleplerine göre değişiyor. Ancak amacımız bakır üzerine daha fazla çalışarak onu toplumda daha fazla kullanılır hale getirmek. Bakırın toplumda daha fazla kullanılmasını sağlamanın yanı sıra, kullanıcıya da birçok faydası bulunuyor. Ayrıca karşıdan bakıldığında kendine özgü bir parlaklığı ve özelliği var.
Dükkanımızda altın kullanmıyoruz çünkü altının kendine özgü bir kullanım alanı var. Şu anda amacımız bakırı öne çıkarmak. Bunun yanında insanlar bizden daha modern çalışmalar da talep ediyor. Kullanılacak taş türünü kendileri belirliyor, ardından istedikleri tasarıma göre çalışmalarını hazırlıyoruz.
Onlar için yaptığım bütün desenler sanat niteliğinde. Güzel Sanatlar Fakültesini bitirdiğim için çalışmalarımı sanatsal desenlerle hazırlıyorum. Birçok insan üniversitede bu bölümü bitirdikten sonra kendi alanında çalışmıyor. Ancak ben sanat eğitimi aldığınızda kendi alanınızda çalışmaya devam etmeniz gerektiğine inanıyorum. Ben de Güzel Sanatlar Fakültesini bitirdim ve şimdi bu işi severek yapıyorum.”
‘Bu eğitimin kuşaktan kuşağa aktarılmasını istiyoruz’
Botan Ömer, sözlerinin sonunda ise Silêmanî’deki Kültür Atölyeleri içerisinde Kürt kültürünü yaşatmak için çalıştıklarını belirtiyor.
Atölyedeki tüm üreticilerin yerli ürünler üretmeye çalıştığını ifade eden Botan Ömer, amaçlarının yabancı ürünlerin yerel pazarın yerini almasını önlemek olduğunu söylüyor.
Botan Ömer, gençlerin ve kadınların kendi yeteneklerine güvenerek Güney Kürdistan Bölgesi’nde yerli ve el emeği üretimi artırması gerektiğini belirterek, “Bu nedenle şu anda takı üretiyor, gelecek kuşağı da bu alanda eğitiyoruz. Bu eğitimin kuşaktan kuşağa aktarılmasını istiyoruz. Böylece gelecek kuşakların kendi ulusal motiflerini tanımasını ve bu Kürt kültürüne özgü motiflerin varlığını sürdürmesini amaçlıyoruz” diyor.