Werîşe Muradî: Kadınların iradesi olmadan demokratik değişim başarıya ulaşamaz
“Jin, Jiyan, Azadî” devriminin 4’üncü yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımlayan Kürt siyasi tutsak Werîşe Muradî, kadınların toplumsal dönüşümün temel gücü olduğunu vurguladı.
Haber Merkezi- İran’ın Evin Cezaevi’nde tutulan Kürt siyasi tutsak Werîşe Muradî, “Jin, Jiyan, Azadî” devriminin 4’üncü yıl dönümünde yayımlanan mesajında kadınların toplumsal ve demokratik değişimdeki rolüne dikkat çekti. Kadınların katılımı ve iradesi olmadan demokratik dönüşümün mümkün olmadığını vurgulayan Werîşe Muradî, “Jin, Jiyan, Azadî”yi sona ermiş bir protesto değil, özgürlük, eşitlik ve demokratik bir toplum mücadelesinin devam eden süreci olarak değerlendirdi.
Werîşe Muradî, “Jin, Jiyan, Azadî”nin yalnızca bir protestonun adı ya da itiraz sloganı olmadığını vurgulayarak “‘Jin, Jiyan, Azadî’ yaşamı, özgürlüğü, onuru ve insan iradesini yeniden kazanma; iktidar, şiddet, ayrımcılık ve eşitsizliğin yeniden üretimi üzerine kurulan toplumsal ilişkileri kırma yönündeki daha derin bir talebin ifadesidir. ‘Jin, Jiyan, Azadî’ sona ermiş bir olay değildir. Bu devrimin amaç ve değerleri; düşünce biçiminde, toplumsal ilişkilerde, iktidara karşı direnişte ve daha özgür, daha eşit bir toplum kurma çabasında varlığını sürdürebilir” ifadelerini kullandı.
‘Kadının özgürlüğü ile toplumun özgürlüğü birbirine bağlı’
Kadınların değişimin öncüsü ve dönüşümün temel gücü olduğuna işaret eden Werîşe Muradî, kadınların özgürlüğü ile bütün toplumun özgürlüğünün birbirine bağlı olduğunu ifade etti ve şunları belirtti:
“Kadınların katılımı ve irade sahibi olması olmadan hiçbir demokratik değişim başarıya ulaşamaz. Kadınların sokakta, toplumda ve cezaevlerinde sürdürdüğü direniş; erkek egemenliğine ve iktidar sistemine karşı yürütülen bütünlüklü mücadelenin bir parçasıdır."
‘Cezaevi mücadelenin sonu değildir’
Kadın aktivistler ve siyasi tutsaklar üzerindeki baskılara değinen Werîşe Muradî, kadınlara ağır cezalar verilmesini ve itiraz eden kadınların hedef alınmasını, mevcut iktidar ve toplum örgütlenmesinin temellerini sorgulayan hareketi kontrol altına alma çabası olarak değerlendirdi. Werîşe Muradî, cezaevinde sürdürülen direnişin toplumsal mücadeleden ayrı ele alınamayacağını vurgulayarak “Cezaevi mücadelenin sonu değildir. Mektup yazmak, itiraz etmek, direnmek, cezaevlerinde ve mahkemelerde konuşmak; aynı özgür yaşam tercihinin devamıdır” dedi.
‘Talepler tek bir istemle sınırlı değil’
“Jin, Jiyan, Azadî” devriminin taleplerinin tek bir istemle sınırlandırılamayacağının altını çizen Werîşe Muradî, bireysel ve toplumsal özgürlükler, toplumsal ve ekonomik adalet, kendi kaderini tayin hakkı, ulusal ve dilsel haklar, kültürel adalet, toplumsal cinsiyet eşitliği ile demokratik ve çoğulcu toplumun inşasının bu mücadelenin ufkunda yer aldığını kaydetti.
Devrimin yıl dönümünün yalnızca yaşamını yitirenleri anmak ve geçmişi tekrarlamakla sınırlı kalmaması gerektiğini de bildiren Werîşe Muradî, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Anma; örgütlenme, yeni kuşakların eğitilmesi, kadınların toplumsal öncülükteki rolünün güçlendirilmesi ve demokratik kurumların inşası çabasıyla birleştiğinde anlam kazanır. ‘Jin, Jiyan, Azadî’ yalnızca bir devrimin hatırlanması değildir; başka bir yaşam olasılığını da hatırlatır. Bu olasılığı hayata geçirmek için bugünden itibaren çaba gösterilmelidir.”