Misyar evliliği tartışması: Kadın ve çocukların hakları nasıl korunacak?
Misyar evliliğinin toplumdaki yansımalarına dikkat çeken Gülistan Muhammed, kadın ve çocukların haklarının korunması gerektiğini belirterek, konunun yasal, sosyal ve dini boyutlarıyla ele alınması çağrısı yaptı.
MİHRİBAN SELAM
Helebce - “Zewac el-Misyar” olarak da bilinen misyar evliliği, bazı Müslüman toplumlarda uygulanan bir evlilik türüdür. Bu evlilikte resmi evlilik sözleşmesi yapılırken, eşler erkeğin kadınla sürekli birlikte yaşamaması ya da evlilikten doğan bazı hakların karşılıklı anlaşmayla sınırlandırılması konusunda anlaşabiliyor. Güney Kürdistan’da Helebce İnsan Hakları Ofisi Sorumlusu Gülistan Muhammed, misyar evliliğinin toplumdaki yansımaları ve olası sonuçlarına ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
Yıllardır sosyal ve insan hakları alanında çalışan bir sivil toplum aktivisti olduğunu belirten Gülistan Muhammed, toplumun siyasi ve sosyal koşullar nedeniyle sürekli farklı konularla meşgul edildiğini söyledi. Gülistan Muhammed, şu anda dijital medyada en çok tartışılan konulardan birinin misyar evliliği olduğunu belirterek, bu konuyla bağlantılı çeşitli içeriklerin de dijital medyada yayıldığını ve zaman zaman toplumda kutuplaşma ile bölünmeye yol açtığını ifade etti.
Kürt toplumunda konuşulması ve çözüm bulunması gereken çok daha önemli sorunların olduğunu belirten Gülistan Muhammed, sözlerine şöyle devam etti:
“Buna rağmen misyar evliliği bugün temel bir gündem haline geldi. Bazı kişiler ile toplumsal ve dini kurumlar bu konuyu tartışıyor; kimileri karşı çıkıyor, kimileri destekliyor, kimileri ise bu evliliğin toplum açısından ne gibi yararları ve çıkarları olduğunu sorguluyor. Bu konunun arka planını ve kaynaklarını iyi araştırarak toplumda neler yaşandığını ayrıntılı şekilde görmemiz gerekiyor. Bir kadın misyar evliliği yaptığında ne yaşanacağını sorgulamalıyız. Bu durum kadını ve çocuklarını nasıl etkiler? Böyle bir ilişkide kadın ve çocukların hakları nasıl korunacak? Herhangi bir sorun yaşandığında bu sorun nasıl çözülecek? Bu soruların yanıtlarının açıkça ortaya konulması gerekiyor.
Devlet kurumları konuya ciddiyetle yaklaşılmalı
Bu nedenle ilgili tarafların bu konu hakkında ciddi şekilde konuşması ve toplumu doğru bilgilendirmesi gerekiyor. Devlet kurumlarının da bu alanda önemli bir sorumluluğu var ve konuya ciddiyetle yaklaşılmalı. Örneğin dijital medyada çeşitli kurumların veya resmi sayfaların adıyla faaliyet gösteren birçok hesap bulunuyor. Ancak bu hesapların arkasında ticari faaliyetler, hatta insan ticareti olabilir. Bazı sayfalar uygunsuz içerikler yayımlarken, gruplar ve çeteler de kadınları ve gençleri çeşitli tehlike ve sorunların içine çekebiliyor. Bu nedenle İçişleri Bakanlığı, aile ve toplumsal şiddetle ilgili ofis ve müdürlükler ile siber suçlar müdürlüğünün bu konular üzerinde ciddi şekilde çalışması gerekiyor. Özellikle insan ticareti şüphesi bulunan veya dijital medyanın insanlara zarar vermek amacıyla kullanıldığı durumlara özel önem verilmelidir.”
Gülistan Muhammed, Kültür Bakanlığı ve medya alanındaki ilgili kurumların, toplumu etkileyen konuların sorumlu ve profesyonel bir şekilde ele alınması gerektiğini belirtti. Zararlı içeriklere karşı uygun filtrelerin oluşturulması gerektiğinin altını çizen Gülistan Muhammed, toplumun yararına olan konulara ve huzurlu ve sağlıklı bir toplum oluşturmanın yollarına daha fazla yer verilmesi gerektiğini kaydetti. Toplumun sosyal karmaşa içinde sürekli belirli bir konuya yönlendirilmesinin ve diğer önemli meselelerin göz ardı edilmesinin endişe verici olduğunu dile getiren Gülistan Muhammed, bu durumun toplumu iki farklı kesime ayırdığını aktardı. Gülistan Muhammed, bir kesimin belirli bir konuyu desteklerken diğer kesimin karşı çıktığını ve bu nedenle toplumsal tartışmaların sağlıklı bir zeminde yürütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
‘Bu evliliğin yararları ve zararları topluma aktarılmalı’
Gülistan Muhammed, misyar evliliği konusunda doğru bir düzenleme ve yönlendirmeye ihtiyaç olduğunu belirterek, özellikle din alimlerinin bu konuda önemli bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Şeriat ve dini metinler açısından konunun açık ve tarafsız biçimde ele alınması gerektiğini ifade eden Gülistan Muhammed, bu evliliğin dini açıdan hükmü, meşruiyeti, olası yararları ve zararları konusunda topluma doğru ve net bilgi verilmesi gerektiğini dile getirdi. Gülistan Muhammed, sivil toplum kuruluşları ve sosyal alanda çalışan aktivistlerin de sağlıklı ve sorumlu bir tartışmanın geliştirilmesine katkı sunması gerektiğini kaydetti.
Gülistan Muhammed, “Bu konu rehberlik, hakların korunması ve yasal çerçeve içerisinde ele alınmalı ki insanların hakları ve çıkarları korunsun. Çünkü mesele yalnızca bir evlilik sözleşmesinin yapılmasından ibaret değil. Asıl önemli olan, kadınların, çocukların ve toplumun hak ve çıkarlarının nasıl korunacağıdır. Hiç kimse yalnızca bir sözleşmenin imzalanması veya bir ilişkinin kayıt altına alınmasıyla yetinmemeli. Tüm tarafların hakları ve çıkarları yasal ve insani bir şekilde güvence altına alınmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.