BM: Sudan’da cinsel şiddet sistematik bir savaş aracına dönüştü
BM İnsan Hakları Ofisi’nin yayımladığı yeni rapora göre, Sudan’da çatışmaların başlamasından bu yana cinsel şiddet vakaları benzeri görülmemiş boyutlara ulaştı.
Haber Merkezi- Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi’nin yayımladığı rapor, Sudan’da çatışmalarla bağlantılı cinsel şiddetin yaygınlığı ve vahşeti konusunda alarm verdi.
Rapora göre, Nisan 2023’te başlayan çatışmalardan bu yana cinsel şiddet, sivilleri sindirmek ve topluluklar üzerinde uzun vadeli travmalar yaratmak amacıyla sistematik şekilde kullanıldı. BM İnsan Hakları Ofisi tarafından doğrulanan verilere göre, çatışmaların başlamasından bu yana en az 546 cinsel şiddet vakasında 838 kişi mağdur oldu. Ancak raporda, korku, damgalanma ve güvenlik eksikliği nedeniyle çok sayıda mağdurun yaşadıklarını bildirmediği, bu nedenle gerçek sayının çok daha yüksek olabileceği vurgulandı.
Rapora göre doğrulanan vakaların büyük çoğunluğu, Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) ve ona bağlı gruplara atfedildi. Bununla birlikte Sudan ordusu, güvenlik güçleri ve bağlantılı milislerin de cinsel şiddet vakalarından sorumlu tutulduğu belirtildi.
Toplu tecavüz ve cinsel kölelik vakaları
BM İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü, belgelenen olayların yaklaşık dörtte birinin toplu tecavüz vakalarından oluştuğunu açıkladı. Bir vakada genç bir kızın en az 10 kişi tarafından tecavüze uğradığı kaydedildi.
Raporda, tecavüz ve toplu tecavüzün yanı sıra cinsel kölelik, zorla evlendirme, cinsel işkence ve cinsel amaçlı insan ticareti gibi ağır ihlallerin de yaygın şekilde işlendiği ifade edildi.
Çocuklar da hedef oldu
Raporda, aralarında kadınlar, erkekler ve çocukların bulunduğu en az 13 kişinin, çoğu toplu tecavüz vakaları sırasında yaşamını yitirdiği belirtildi. Hayatını kaybedenler arasında dokuz yaşında bir çocuğun da bulunduğu aktarıldı.
Birçok mağdurun ciddi sağlık sorunları yaşadığına dikkat çekilen raporda, sağlık hizmetlerine erişimin büyük ölçüde çöktüğü bölgelerde bu sorunların daha da ağırlaştığı ifade edildi. Ayrıca en az 59 kadın ve kız çocuğunun tecavüz sonucu hamile kaldığı veya doğum yaptığı bildirildi.
Etnik kimlik temelli saldırılar
Rapora göre cinsel şiddet yalnızca savaşın bir sonucu değil, aynı zamanda belirli toplulukları hedef alan bir cezalandırma ve intikam yöntemi olarak da kullanıldı. Özellikle Batı Darfur’daki Mesalit etnik grubuna mensup mağdurlar, saldırganların tecavüz öncesinde hangi kabileye mensup olduklarını sorduklarını anlattı.
BM yetkilileri, bazı vakaların savaş suçu kapsamına girebileceğini, özellikle Darfur bölgesinde sivillere yönelik yaygın ve sistematik saldırılar çerçevesinde işlenen bazı cinsel şiddet eylemlerinin insanlığa karşı suç olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
BM’den hesap verilebilirlik çağrısı
Raporda, çatışmayla bağlantılı cinsel şiddet suçlarının cezasız kalmasının yeni ihlalleri teşvik ettiği ve toplumsal barışı uzun yıllar boyunca tehdit edebileceği uyarısında bulunuldu.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri, tüm cinsel şiddet vakalarının bağımsız, tarafsız ve hızlı şekilde soruşturulması çağrısında bulunarak, faillerin ve komuta sorumluluğu taşıyan kişilerin hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
BM, çatışmanın taraflarından cinsel şiddetin önlenmesi için somut ve doğrulanabilir adımlar atmalarını isterken, uluslararası topluma da ateşkes ve barış çabalarında adalet ve hesap verilebilirliği temel unsur olarak koruma çağrısı yaptı.