Wan Newrozu: Jin, jiyan, azadî şiarı özgürlük şiarımızdır
Wan Newrozu’nda konuşan TJA Aktivisti Derya Aslan, “Önderliğimiz kadın özgürlük perspektifini oluşturdu. Kadın özgürlüğü olmadan toplumsal özgürlük olamaz. ‘Jin, jiyan, azadî’ şiarı hepimizin temel özgürlük şiarıdır” dedi.
Wan - Wan Kalesi eteklerinde "Özgürlük ve Demokrasi Newrozu" şiarıyla Newroz kutlandı. Yüz binlerce insanın ulusal kıyafetlerle katıldığı Newroz kutlamasına Barış Anneleri Meclisi üyeleri, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, emek ve meslek örgütleri, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin aileleri, İmralı Sekretaryası üyesi Veysi Aktaş, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile yüz binlerce kişi katıldı.
4 kontrol noktasından alanlara girişler sabahın erken saatlerinde başladı. Genç ve çocukların yoğun katılım gösterdiği Newroz’da giyilen renkli ulusal kıyafetler alana renk kattı. Newroz alanı ise yeşil sarı, kırmızı ve mor renkli "Newroz Pîroz Be" yazılı bayraklarla süslendi. Sabahın erken saatlerinden çok sayıda insan alana akın ederken, bekleyen kitle halay ve zılgıtlarla Newroz kutlamasına başladı. Öte yandan kitlenin yeşil sarı ve kırmızı renklerle süslenmesi dikkat çekti.
Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü talep edildi
Açılış konuşmasını yapan Newroz Tertip Komitesi Eşsözcüsü Umut Tayanır, Newrozu’ kutladı. Sonrasında söz alan DEM Parti Wan İl Eşbaşkanı Gülşen Kurt, Newroz’un Kürt halkının direniş bayramı olduğunu ifade ederek, bu Newroz’un tarihi bir Newroz olduğunu vurguladı. Gülşen Kurt, “Zaman Önderliğin özgürlük zamanıdır. An ulusal birliği sağlama anıdır” dedi. Demokratik Bölgeler Partisi” (DEM Parti) Wan İl Eşbaşkanı Cemal Demir de Newroz’u kutlayarak, “Bu Newroz’un Sayın Öcalan’ın özgürlüğüyle sonuçlanmasını istiyoruz” dedi.
Konuşmaların ardından Koma Rojhilat sahne aldı. Sahne esnasında Abdullah Öcalan’ın “Bîjî Serok Apo” sloganları eşliğinde dev posteri açıldı.
Abdullah Öcalan’ın mesajı okundu
Ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajını TJA aktivisti Kevser Akçelik okudu. Ardından Newroz ateşi yakıldı.
Ateşin yakılmasının ardında İmralı Sekretaryası Veysi Aktaş konuştu.
Kitleyi Kürtçe selamlayan Veysi Aktaş, Kürt Halk Önderi’nin Wan’a selamını getirdi. Seçimlerde 14’te 14 yapılmasının Abdullah Öcalan tarafından kutlandığını söyleyen Veysi Aktaş, “2024’te yapılan yerel seçimde Wan’da kazanılan başarı, seçim gündeminin temel konusu oldu.14 belediyenin alınması tarihi önemdeydi. Bu sonuç sadece Van’ı değil, Serhat bölgesini ve hatta tüm bölgeyi etkileyecek değerdeydi. Basit bir sonuç değil, Van halkının kaderini değiştirme iradesiydi. ‘İmkansız, yapamazlar; güç dengesi buna izin vermez’ dediler. Ancak Wan halkı bütün bu hesapları bozdu. Bu zafer, devlet olanaklarının gücüyle değil; inancın ve halkın özgür iradesinin kazandığı bir zaferdi. Kendi değerleri ve Önderliği için örgütlü bir halkın iradesinin zaferiydi. Bu başarı birçok şeyi gösterdi. Şartlar aleyhte olsa da, dezavantajlar bulunsa da halk isterse en olumsuz koşullarda bile başarı elde edebilir. Son sözü halk söyler ve Van halkı bu sözü söyledi. İmkansızı başardı. Sandıkta değil, tarihte kazandı. Demek ki irade varsa engeller aşılabilir; halk varsa umut vardır. Wan halkının başardığı siyasal bir mucizeydi. Statükoya karşı halkın tarihsel yanıtıydı. Bir yanda devasa bütçeler, medya gücü ve devlet imkanları vardı. Öte yandan Van halkının iradesi, inancı ve emeği vardı. Bir gönüllü halk ordusu vardı. Wan halkı, doğru, demokratik ulusal birliğin de yolunu açtı. Sadece belediyeleri kazanmadı, küslükleri bitirdi, istenirse çelişkileri bitirebileceğini, yapay ve basit sorunları aşabileceğini de gösterdi. Cebi dolu olanların değil yüreği ve beyni büyük olanların zaferini geliştirdi. Norm dışı güçler normal yoldan kazanamadığını devlet zoru ve imkanlarıyla gasp etmek istedi. Ancak Van halkı yine susmadı; baskılara rağmen boyun eğmedi. Emekle ve örgütlülüğüyle kazandıklarını koruma iradesini ve kararlılığını açıkça ortaya koydu” dedi.
‘Jin jiyan azadî’ çizgisi temelinde görkemli bir başarıya imza atacaktır’
Veysi Aktaş, “Özellikle kadın gücünün ve iradesinin de önemini belirtmek gerekir. Hareket tarihimizde bu irade ve güç kadın ve gençlik öncülüğünde gelişti temel faktör haline geldi. Kadın ve gençliğin öncülük ettiği mücadele her zaman dinamikliğini koruyarak ileriye doğru hamlesel çıkışlar yaptı. Biliyoruz ki devrimimizin güvencesi ve dinamiği bu iki gücün ortaya çıkardığı sinerjinin toplumsal ifadesidir. Yeni sürecin başarısı ‘Jin jiyan azadî’ çizgisi temelinde daha da gelişerek görkemli bir başarıya imza atacaktır” şeklinde konuştu.
Demokratik Cumhuriyet vurgusu
“Barış ve Demokratik Toplum” sürecine değinen Veysi Aktaş, “27 Şubat 2025 bildirisiyle gelişen barış ve demokratik toplum süreci, Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan tarafından sonuçlandırılmak ve halkların özgürlük kardeşliği temelinde bir çözüme kavuşturulmak isteniyor. Emperyalist oyunları ve hesapları boşa çıkarmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyor. Mevcut cumhuriyeti ve toplumu demokratikleştirerek süreci demokratik bir anayasa ile tamamlamak istiyor. Örgütlü halkların kuracağı ortak bir gelecek için hukuk temelli bir yönetim biçimini geliştirmeyi, toplumsal barışı ve adaleti sağlamayı bu amaçla demokratik cumhuriyeti inşa etmeyi hedefliyor. Demokratik cumhuriyet; ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı, varlık, kimlik ve özgürlükleri anayasal koruma altına alır. Şunu da unutmamak gerekir ki özgürlük; örgütlülükten, adalet ise siyasal ve hukuki mücadeleden geçer” diye belirtti.
‘Yapılması gereken demokratik müzakere’
Veysi Aktaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün yapılması gereken; şiddet ve çatışma yerine demokratik müzakere, diyalog ve barışçıl çözümü esas almaktır. Yanısıra halkın iradesini yok sayıp kayyım atayan, farklılıkları bastıran, özgürlükleri sınırlayan zihniyet ve politikalara karşı bize düşen demokratik cumhuriyet mücadelesini büyütmektir. Demokratik cumhuriyet; tekçi, inkarcı politikaları reddeder. Farklılıkların kabulünü ve ortak yaşamı esas alır. Tüm toplumsal kesimlerin eşit ve özgür katılımını temel alır.
Demokratik cumhuriyet demokratik yönetim ile cumhuriyetin bütünleşmesidir
Doğayı talan edenlere peşkeş çeken rantçı politikalara karşı, demokratik hukukla doğayı korumak esastır. Bugün için demokratik cumhuriyet yalnızca bir seçenek değil, tarihsel bir zorunluluktur. Devlet aklının bu gerçeği görmesi zor olsa da gereklidir. Demokratik cumhuriyet modeli sadece bir yönetim modeli değil; aynı zamanda özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin örgütlendirilmesi için en uygun zemindir. Toplumsal çelişki ve çatışmaların çözümü için en ideal demokratik zemindir. Yerel demokrasi ve yerel yönetimlere açık bir modeldir. Demokratik cumhuriyet özünde, demokratik yönetim ile cumhuriyet yönetim sisteminin bütünleşmesidir.
Gelinen aşamada 27 Şubat 2025 bildirisinin sürecinin devamı olarak pozitif barış için yasal ve anayasal düzenlemeler hayati önemdedir. Madem demokratik dönüşümden ve barıştan söz ediliyor, o zaman bu sürece uygun yasal düzenlemelerin güncellenmesi zorunludur. Demokratik müzakere yöntemi, taraflar arasında temel yöntem olarak belirlenmişse olması gereken tarafların eşit koşullara, şartlara ve özgürlüklere sahip olunmasıdır. Bunun için Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın kalacağı yerin statüsünün belirlenmesi elzemdir. Devlet ve iktidara düşen; bölgedeki gelişmeleri de gözeterek, önderliğin koşullarını demokratik müzakereye uygun hale getirilmesi için elini çabuk tutmasıdır.
Barış komünal bir düzenin kurucu ilkesidir
Gelinen aşamada bizler için barış sadece bir hedef değil, halkımızın mücadelesinin bizzat kendisidir. Halkları düşmanlaştıran milliyetçiliği kışkırtan politika ve zihniyetlere karşı mücadele yürütmektir. ‘Barış; pasif, iş yapmamak, sorumluluktan kaçmak’ değildir. Özgürlük, eşitlik ve adalet için aktif mücadele etmektir. Barış, sadece silahların devreden çıkması değildir; demokratik, komünal bir düzenin kurucu ilkesidir. Bu anlamda barış; herkes için etik olduğu kadar stratejik ve stratejik olduğu tarihi bir zorunluluktur. Bu temelde bütün katılımcıların Newrozunu kutluyor. Yerel seçimlerde olduğu gibi başarı azmiyle sorumluluklarımıza sahip çıkmaya çağırıyor. Serkeftin diliyoruz. Barış ve demokratik toplum süreci kazanacak, kandan beslenen rantçılar kaybedecektir.”
Konuşmanın ardından kitle “Bîjî Serok Apo” sloganları attı.
‘Jin, jiyan, azadî’ şiarı hepimizin temel özgürlük şiarıdır’
Ardından konuşan TJA aktivisti Derya Aslan, halkı selamlayarak, siyasi tutsakların Newroz’unu kutladı. “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine değinen Derya Aslan, “Bu yol özgürlük yoludur. Kürt halkı ulusal birlik ruhuyla dört parça Kürdistan’da birleşti. Ulusal mücadele bizim açımızdan sahip çıkılması gereken bir şeydir. 24 saat uyumadan mücadele etmemiz gerekiyor. Önderliğimiz kadın özgürlük perspektifini oluşturdu. Kadın özgürlüğü olmadan toplumsal özgürlük olamaz. ‘Jin, jiyan, azadî’ şiarı hepimizin temel özgürlük şiarıdır. Önderlik kadın mücadelesini büyük bir şekilde desteklemektedir” dedi.