Kürt kadınların tarihinin arşivlenmesi çağrısı
Kürt kadınların tarihinin kayıt altına alınması ve arşivlenmesinin önemine dikkat çeken yazar ve çevirmen Şeyda Maruf, toplumsal, ekonomik ve kültürel engellerin kadınların kendi tarihlerini yazmasının önüne geçtiğini söyledi.
DERİN RAHİM
Silêmanî - Kürdistan’da ve dünyada kadınların tarihinin kayıt altına alınması ve arşivlenmesi uzun yıllar boyunca yapısal engeller nedeniyle geri planda kaldı. Orta Çağ’dan itibaren tarih yazımının büyük ölçüde erkeklerin kontrolünde olması, kadınların üretimlerinin isimsiz ya da erkek isimleri altında yayımlanmasına yol açtı. Kadın hareketlerinin gelişmesiyle birlikte bu alanda önemli değişimler yaşansa da kadınların görünürlüğünün ve üretimlerinin hala yeterince desteklenmediği belirtiliyor.
Yazar ve çevirmen Şeyda Maruf, kadınların kendi tarihlerini kayda geçirmesinin önündeki engellere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Kadının kendi tarihini kaydetmesinin önünde birçok engel var’
Şeyda Maruf, Kürt kadınları başta olmak üzere dünya genelinde kadınların tarihlerini kayda geçirmelerinin önünde çok sayıda engel bulunduğunu belirterek bu engellerin toplumsal yapı, aile, bireysel koşullar, eğitim ve din gibi farklı alanlardan kaynaklandığını söyledi.
Kadınların görünürlüğünün bu nedenlerle sınırlandığını ifade eden Şeyda Maruf, bir kadının anılarını ve yaşam deneyimlerini yazmak istediğinde dahi bunu gerçekleştirmesine kimin izin vereceği sorusunun ortaya çıktığını dile getirdi.
Ekonomik koşulların da kadınların kendi yaşam arşivlerini oluşturmasının önünde önemli bir engel olduğunu belirten Şeyda Maruf, kadınlara verilen genel desteğin erkeklere kıyasla oldukça sınırlı kaldığını söyledi.
Erkeklerin toplumsal hareketlilik açısından daha fazla özgürlüğe sahip olmasının da bu eşitsizliği derinleştirdiğini ifade eden Şeyda Maruf, kadınların toplantı ve farklı sosyal faaliyetlerde daha az yer alabildiğini belirtti.
Şeyda Maruf, kadınların kendi tarihlerini kayda geçirenlerin sayısının hala çok az olduğunu belirterek, “Kadınların yaşam öykülerinin ve deneyimlerinin arşivlenmesi çok önemli. Bundan sonra bu engeller ortadan kaldırılmalı ve kadınların yaşam öyküleri ile deneyimleri kayıt altına alınmalı” mesajını verdi.
‘Kadınların arşivlerinin azalması tarihin bir bölümünün yok olmasına yol açabilir’
Kadınların kendi tarihlerini yazmasının gelecek kuşaklar açısından da önemli olduğunu vurgulayan Şeyda Maruf, bu deneyimlerin genç kadınlar için bir rehber ve örnek oluşturduğunu söyledi.
Kadınların yaşam öykülerinin okunmasının, gençlerin geçmişteki kadınların nasıl mücadele ederek belirli noktalara ulaştığını anlamalarını sağladığını belirten Şeyda Maruf, özellikle sanat, medya ve diğer alanlarda başarılı olan kadınların deneyimlerinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti. Şeyda Maruf, “Kadın araştırmacıların ve kadın yazarların bu konuda aktif bir rol üstlenmesi gerekiyor. Bu sürecin ilerlemesine katkı sunmaları, doğru bir yol göstermeleri ve diğer kadınlara öncülük etmeleri önemli. Böylece kadınların kendilerini ifade edebilmeleri, yeteneklerini ortaya koyabilmeleri ve toplum içinde hak ettikleri alanı bulabilmeleri için daha fazla fırsat yaratılabilir” dedi.
‘Medya kadınların tarihini kaydetme konusunda daha duyarlı olmalı”
Medyanın kadın tarihinin kayıt altına alınması konusunda daha bilinçli ve aktif çalışması gerektiğini belirten Şeyda Maruf, kadınların yaşam öykülerinin medya aracılığıyla kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılabileceğini söyledi.
Medyanın etik, edebi ve nitelikli bir yayıncılık anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Şeyda Maruf, bazı medya kuruluşlarının dijital medya üzerinden yanlış ve asılsız haberlerle kadınları hedef aldığını ifade etti.
Bu tür sorunların ilgili kurumların müdahalesiyle ele alınabileceğini belirten Şeyda Maruf, geçmişte basılı medyanın daha güçlü bir konumda olduğunu, ancak günümüzde okuyucu ve dinleyici sayısının azaldığını söyledi. Şeyda Maruf konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu tarihin arşivlenmesi için yetkin kişilerin ve bunu yapabilecek kurumların harekete geçmesi gerekiyor. Elimizde kadınların yaşamlarına ve deneyimlerine ilişkin kapsamlı bir arşiv oluşturabilirsek, daha sonra bunu farklı ülkelerdeki kadınların deneyimleriyle karşılaştırabiliriz. Böylece kadınlar arasında bir anlayış ve iletişim köprüsü kurulabilir.
Maalesef bizim kadın tarihini arşivleyen özel bir kurumumuz yok. Kürt kadınlarının tarihini, yaşamını ve anılarını arşivlemek için kurulmuş siyasi bir kurum bulunmuyor. Bu alanda bildiğimiz en önemli kurumlardan biri Kürt Kadın Kütüphanesi. Bunun dışında kadınların tarihsel deneyimlerini sistemli biçimde arşivleyecek kurumların oluşturulmasına ihtiyaç var.”
‘Geçmişteki kadınların deneyimleri bugünün kadınlarına örnek oluyor’
Kendi deneyimlerinin de geçmişte yaşanan kadın deneyimlerinden beslendiğini belirten Şeyda Maruf, geçmişte yaşanan deneyimler olmasaydı bugün sahip olduğu motivasyonu oluşturamayacağını ifade etti.
Kürt kadınlarının geçmişteki deneyimlerinin bugünün kadınları açısından önemli bir miras olduğunu söyleyen Şeyda Maruf, özellikle dağlardaki kadınların, sanatçıların, yazarların ve farklı alanlarda faaliyet gösteren kadınların yaşamlarının tarih yazımının ve arşiv çalışmalarının önemli bir parçası olduğunu belirtti.
Bu nedenle deneyimli kadınların izinin sürülmesi gerektiğini vurgulayan Şeyda Maruf, gelecek kuşaklara aktarılabilecek geniş kapsamlı bir kadın tarihi arşivi oluşturulması çağrısında bulundu.
Kadınlara çağrı
Konuşmasının sonunda kadınlara çağrıda bulunan Şeyda Maruf, farklı alanlarda deneyim sahibi olan kadınların kendi tarih ve deneyimlerini kayıt altına alan kişilere ulaşması ve bu sürece katkı sunması gerektiğini söyledi.
“Hiçbir kadın yeteneksiz değildir; bazen yalnızca yeteneğini ortaya koyması için uygun zaman ve fırsat verilmemiştir” diyen Şeyda Maruf, kadınların yeteneklerinin yalnızca eğitim ve öğrenim alanıyla sınırlı olmadığını vurguladı.
Şeyda Maruf, kadınların hayatın her alanında başarılı ve öncü olabileceğini belirterek, kadınların kendi deneyimlerini görünür kılmaları ve gelecek kuşaklara aktarmaları gerektiğini ifade etti.