İsrail’in Güney Lübnan’a saldırıları sürüyor
Ateşkese rağmen devam eden İsrail saldırılarında Güney Lübnan’da 3 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Sivil yerleşimler ve altyapının hedef alındığı bölgede çatışmaların genişleme riski endişe yaratıyor.
Haber Merkezi- Ateşkesin uzatılmasına rağmen Güney Lübnan cephesinde İsrail ile Hizbullah arasındaki karşılıklı ihlaller devam ederken, bölgede gerilimin daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşebileceğine dair uyarılar artıyor. Mevcut tablo, bölgesel ve siyasi karmaşıklık nedeniyle yakın vadede bir sakinleşme ihtimalinin zayıf olduğunu gösteriyor.
Lübnan resmi haber ajansının aktardığı bilgilere göre, bugün düzenlenen İsrail hava saldırılarında Güney Lübnan’daki çeşitli bölgeler hedef alındı. Saldırılarda 3 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi de yaralandı. İsrail ordusunun aynı zamanda farklı yerleşimlere yönelik hava saldırılarını ve topçu atışlarını sürdürdüğü bildirildi.
Yerleşim alanları ve alt yapı tesisleri vuruldu
Son saatlerde askeri operasyonların genişlemesiyle birlikte güney cephesinde yeni bir tırmanma süreci yaşandığı belirtiliyor. Zahrani, Sur ve Nebatiye bölgelerinde yerleşim alanları ve altyapı tesislerinin vurulduğu, insansız hava araçlarının da ülke içlerine yönelik saldırılarını sürdürdüğü aktarıldı.
Süveyda ve Mahmudiyye (Cezin) ile Nebatiye kırsalındaki Kasibe bölgeleri de topçu atışlarının hedefi oldu. Batı Bekaa’daki Sihmer ve Yuhmer beldeleri gece saatlerinde bombalanırken, Kilya beldesine düşen iki füze yangına neden oldu. İsrail savaş uçaklarının Sur kenti ve çevresinde alçak uçuş yaptığı, ayrıca Beyrut ve güney banliyölerinde de insansız hava aracı hareketliliği gözlendiği belirtildi.
Binlerce kişi yaşamını yitirdi
Resmi verilere göre İsrail, 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor. Bu saldırılarda 3 bin 666 kişi hayatını kaybetti, 11 bin 321 kişi yaralandı ve bir milyondan fazla kişi yerinden edildi. 17 Nisan’da varılan ve Temmuz başına kadar uzatılan ateşkese rağmen İsrail’in günlük bombardımanlarını sürdürdüğü ve güneydeki birçok köyde geniş çaplı yıkıma yol açtığı ifade ediliyor.