Tunuslu aktivist: Şiddetle mücadele öğrenci ve gençlik çevrelerinden başlamalı

Tunuslu aktivist Kamer ez-Zeyadi, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde eğitim kurumları ve gençlik merkezlerinin belirleyici rol oynadığını vurgulayarak, “Hazırlanan rehber gençleri eşitlik ve şiddetsizlik kültürüyle buluşturmayı hedefliyor” dedi.

NAZİHA BOUSSAİD

Tunus – Tunus’ta artan kadına yönelik şiddet vakaları, yalnızca hukuki yaptırımlarla değil, toplumsal dönüşümü hedefleyen kapsamlı politikalarla ele alınması gereken bir sorun olarak öne çıkıyor. Sivil toplum kuruluşları ve kadın dernekleri, özellikle gençlik ve eğitim alanına odaklanarak şiddetin kök nedenlerine inmeyi hedefliyor. Bu kapsamda hazırlanan rehber kılavuz, gençlik ve kültür merkezlerinde görev yapan eğitmenlere yol göstererek genç kuşaklarda eşitlik, saygı ve şiddetsiz iletişim kültürünün yerleşmesini amaçlıyor.

Toplumdaki şiddeti ve çözüm yollarını değerlendiren Tunuslu feminist aktivist Kamer ez-Zeyadi, derneklerin rolünün yalnızca genel farkındalık yaratmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda başkentte ve bölgelerde gençlere ve çocuklara şiddet olgularıyla mücadelede eşlik etmeyi de kapsadığını ifade ederek, “Faaliyetlerin büyük şehirlerde yoğunlaşması, bölgelerde yaşanan sıkıntıları unutmamıza yol açmamalı. Coğrafi uzaklık ve maddi imkânların yetersizliği nedeniyle bilinçlendirme kampanyaları hala sınırlı; bu da derneklerin tüm bölgelere düzenli şekilde ulaşmasını engelliyor” diye belirtti.

Şiddete karşı eğitim ve bilinçlendirme

Şiddetin azaltılmasına yönelik etkili yollar hakkında ise, eğitim müfredatına odaklanılması gerektiğini vurgulayan Kamer ez-Zeyadi, çocuklara ve gençlere şiddetin kabul edilemez olduğunun öğretilmesi ve kadınlarla nasıl sağlıklı ilişkiler kurulacağının anlatılmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca eğitim, yükseköğretim, mesleki eğitim, kültür, sağlık, gençlik ve spor, çocuk, kadın ve dini işler bakanlıklarının; kendi kurumlarında kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve bununla mücadele edilmesi için gerekli tüm tedbirleri alması gerektiğini ifade etti.

Kamer ez-Zeyadi, “Şiddetin yalnızca kamusal alanla sınırlı değil. Takma isimler arkasına saklanarak ekranlar üzerinden gerçekleştirilen dijital şiddetin yanı sıra; okul ortamında çocuklar ve ergenler arasında ya da gençler ile yetişkinler arasında yaşanan şiddet de ciddi bir sorun. Tüm bunların farklı kesimler arasında ahlaki değerlerde tehlikeli bir gerilemeye işaret ediyor. 58 sayılı yasanın uygulanması çerçevesinde ise, ağ 2022 yılından bu yana hukuki ve psikolojik alanlarda eğitmenlere yönelik eğitim programları yürütüyor; bu programların amacı kalıplaşmış yargıları kırmak ve eğitmenlerin öğrenciler ile gençlerin karşılaştığı şiddet vakalarıyla başa çıkma kapasitelerini güçlendirmek” dedi.

Hazırlanan rehber yol gösterici olacak

Kamer ez-Zeyadi, gençlik ve kültür merkezlerinde görev yapan kadrolar için yol gösterici bir rehber hazırlandığını; bu rehberin 20 kadın ve erkek kursiyere gençlik ve kültür merkezlerinde şiddete karşı farkındalık oluşturma ve müdahale etme konusunda destek sağlamayı amaçladığını belirtti.

Söz konusu rehberin, kültür ve gençlik evlerinde görev yapan eğitmenler ve animatörler için kadına yönelik şiddet ve ayrımcılıkla mücadele alanında hazırlandığını ifade eden Kamer ez-Zeyadi, bunun Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Ağı, Birlikte Yurttaşlık ve Değişim Derneği ile Tunus, Aryana, Manuba ve Ben Arous vilayetlerindeki Gençlik ve Kültür Bölge Müdürlükleri arasında yürütülen ortak proje kapsamında hayata geçirildiğini açıkladı.

‘Kadın-erkek ilişkisini yeniden düşünmek ve dönüştürmek’

Rehberin önemine ve kadına yönelik şiddetle mücadeledeki hedeflerine ilişkin olarak Kamer ez-Zeyadi şunları söyledi:

“Tunus’ta kadın cinayetlerinin tekrarlanması, arkasında uzun bir şiddet zinciri barındırıyor. Oysa 58 sayılı yasa, şiddet mağduru kadın ve kız çocuklarını korumaya ve failleri cezalandırmaya yönelik mekanizmalar sunuyor. Bu durum, toplumun tüm kesimlerini kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddetin tehlikesi konusunda bilinçlendirme gerekliliğini ortaya koyuyor. Kadının insan hakları kültürünü yaymak, ona dair geleneksel ve kalıplaşmış imgeleri ve çoklu rollerine içkin ayrımcı yaklaşımları çözümlemek büyük önem taşıyor. Bu ise dini ve medya söylemi, eğitim müfredatları, aile içi eğitim, araştırma merkezleri ve bilimsel çalışmaların yanı sıra düşünsel, kültürel ve eğitsel faaliyetler aracılığıyla gerçekleştirilebilir.

Rehberin, özellikle gençlik kesimiyle çalışan eğitmenler için başvuru niteliğinde bir belge olacak. Gençler, insan ilişkilerini — özellikle kadın-erkek ilişkisini — yeniden düşünme ve dönüştürme potansiyeline sahip. Bu nedenle rehberin, gençlere yönelik çalışmalarda görev alanların kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadeledeki rollerini kavramaları açısından önemli bir referans kaynağı olacak. Gençler gelecekte toplumsal cinsiyet eşitliği alanında rol model olabilecek kapasiteye sahip.”

Rehberin bölümleri ve içeriği

Rehber üç ana eksenden oluşuyor.

Birinci eksen, sosyal etkinlik ve animasyon kavramı ile işlevlerine odaklanıyor. Bu kapsamda; açıklık, sosyal iletişim, toplumsal uyum ve entegrasyon, sosyal adaptasyon, eğlence ve kültürel bilinçlendirme gibi boyutlar ele alınıyor.

İkinci eksen ise toplumsal cinsiyet yaklaşımını animasyon ve gençlik çalışmaları alanında ele alıyor. Bu bölümde, toplumsal cinsiyet ile biyolojik cinsiyet arasındaki farkı açıklayan eğitim egzersizleri ile “gender” (toplumsal cinsiyet) kavramının tanıtımı yer alıyor.

Üçüncü eksen ise gençlik ve kültürel etkinliklerin kadına yönelik şiddetle mücadeledeki rolüne odaklanıyor. Kültürün, toplumsal değerleri ve algıları yeniden şekillendirme; kadının aşağı konumda görülmesini pekiştiren kalıp yargıları çözme gücüne sahip olduğu vurgulanıyor.

Gençlerin ise dinamik bir kesim olduğu, bilgiye ve yeni pratiklere açık yapıları sayesinde davranışsal ve toplumsal düzeyde temel bir değişim aktörü olabilecekleri belirtiliyor. Gençlik ve kültür merkezlerinde düzenlenen ortak faaliyetler aracılığıyla sanat, medya, atölye çalışmaları ve interaktif etkinliklerin eğitimsel ve deneyimsel alanlar yaratmak için kullanılabileceği ifade ediliyor. Bu sayede gençlerin eşitliği teorik olarak değil, pratikte deneyimleyerek öğrenmeleri ve bunu kendi çevrelerine taşımaları hedefleniyor.

Rehberin taşıdığı son mesaj ise şudur: Şiddetten arınmış bir gelecek uzak bir hayal değil; bugün gençlerle çalışan eğitmenlerin çabalarının ve yükselen kuşakları koruma konusundaki samimi iradelerinin bir ürünüdür.