Suruç 11’inci yılında: Bir katliamın bıraktığı izler (1)

Kobanê'nin yeniden inşasına katkı sunmak ve çocuklara oyuncak götürmek için yola çıkan 33 gencin IŞİD saldırısıyla yarım kalan yolculuğunu, katliamın 11 yıl sonra hala karşılık bulmayan adalet arayışını ve geride bıraktığı hafızayı ele alıyoruz.

Suruç Katliamı: Asıl failler nerede?

ARJİN DİLEK ÖNCEL

Riha - Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), “Kobanê’yi Beraber Savunduk Beraber İnşa Edeceğiz” şiarıyla 2015 yılının ortalarında bir çağrı yayımladı. SGDF, neden Kobanê’ye gitmek istediklerini anlatan bu çağrıda, 19-24 Temmuz’da Kobanê’de olacaklarını duyurdu. 

Çağrıda, “Kobanê kentindeki enkaz kaldırma çalışmalarına katılacaklarını park, kreş ve hastanelerdeki yıkımın yerine yeniden inşa süreci başlatacakları” belirtiliyordu. Aynı zamanda çocuklara eğitim malzemeleri ve oyuncak götürüleceği de ifade ediliyordu. Açıklamada, “Yapacağımız çocuk parkı Denizlerin Zap’a yaptığı barış köprüsü gibi olacak. Böylesi sembolik bir önemi var. Park için Türkiye’nin her yerinden oyuncaklar topladık” denildi. 

20 Temmuz 2015’te ise her yaş, meslek ve memleketten 300 kişi Kobanê’ye oyuncak ve insani yardım malzemeleri götürmek için Pirsûs’taydı. Konakladıkları Amara Kültür Merkezi’nde basın açıklaması yaptıkları sırada intihar saldırısı gerçekleşti. IŞİD’li Abdurrahman Alagöz’ün patlattığı bomba sonucu 33 kişi hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi yaralandı.

Devlet katliamı önceden biliyordu

Kobanê’ye sınır kenti olan ve her sokağının MOBESA ile izlenildiği bir ilçede canlı bomba saldırısının nasıl göz göre göre geldiği ve bu yönde bir istihbaratın olduğu daha sonra açılan Suruç Katliamı Ana Davası’nda açığa çıktı. 

Katliamdan üç gün önce (17 Temmuz 2015) ilçe emniyet müdürlüğüne Valilik imzasıyla canlı bomba eylemlerine karşı dikkatli olunması yönünde resmi uyarı belgesi gönderilmişti. 

Urfa Valiliği imzasıyla İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Suruç Emniyet Müdürlüğüne gönderilen uyarı yazısında “... Suruç ilçesinde yaşanması muhtemel olayların önlenmesi, müessif bir olayın yaşanmaması amacıyla 19 Temmuz 2015 tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar aldırılan emniyet tedbirleri aşağıda çıkartılmıştır. Suruç İlçe Emniyet Müdürlüğü; İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalial aldırılan emniyet tedbirlerinden sorumlu olup, il merkezinden görevlendirilen takviye kuvvet personeli ve ilçesinde yapacağı planlama dahilinde amirleri nezaretinde görevlendireceği 40 çevik kuvvet personeli ile kuvvesinde bulunan 2 TOMA ve shortland araçları ile gerekli emniyet tedbirlerini alacaktır (...) Görev alan tüm personel meydana gelebilecek canlı bomba saldırıları vb. konulara karşı görev yerlerinde dikkatli duyarlı ve müteyakkız bulunacaktır” ifadeler yer aldı. 

Canlı bomba saldırısının ardından Amara Kültür Merkezi önünde çevik kuvvet ekiplerinin caddeyi trafiğe kapatması nedeniyle ambulans geçişleri engellendi. Polis ayrıca, saldırıdan yaralı kurtulanlara biber gazı sıktı. 

Dava 18 ay sonra açıldı 

Katliam ile ilgili yargılama süreci, saldırıdan 18 ay sonra, 5 Mayıs 2017’de başladı. İddianamede, Abdurrahman Alagöz’ün yanı sıra, Dîlok’ta (Antep) üzerindeki bombayı patlatarak ölen Yunus Durmaz, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’ne bombalı saldırıda ölen Halil İbrahim Durgun ve Ankara Gar saldırısı şüphelilerinden tutuklu Yakup Şahin, örgütün Türkiye-Suriye sınır sorumlusu Deniz Büyükçelebi ve örgütün Suriye’deki “emiri” İlhami Balı da saldırının failleri olarak yer aldı.

Urfa Savcılığı’nın 15 kişiyle başlattığı soruşturma üç kişi ile devam etti ve hazırlanan iddianamede, üç kişi hakkında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme” suçlarından 104'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Katliam Davası avukatları, Suruç Katliamı soruşturmasının etkin bir şekilde yürütülmediği için Ankara, İstanbul, Dîlok’ta IŞİD saldırılarının gerçekleştiğini belirtiyor. 

Davadaki tek tutuklu sanık, Ankara Garı Saldırısı davasından da tutuklu bulunan Yakup Şahin ve Hilvan Cezaevi Kampüsü’nde görülen yargılamada bir kere bile mahkemeye getirilmedi. Aileler, her duruşmada sanık sandalyesinin boş olmasına tepki göstererek, “Sanık gelip gözlerimizin içine baksın” dedi. 

Karar duruşmasına kadar yakınlarını kaybeden ailelerin ve avukatların hiçbir talebi kabul edilmedi. Katliamda yaralananlar, hayatını kaybedenlerin aileleri ve dava avukatları pek çok kez gözaltına alındı ve tutuklandı. Hala tutuklu olan isimler var. Davanın avukatlarından olan aynı zamanda ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar bunlardan sadece biri. 

Dosyanın tek sanığına 34 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis

22 Ekim 2021’de görülen duruşmada, mahkeme Yakup Şahin’e 34 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi ve yargılama firari sanıklar Deniz Büyükçelebi ve İlhami Balı yönünden hala devam devam ediyor.

Mayıs 2026’da katliamın firari sanıkları Deniz Büyükçelebi ve İlhami Bali'ye dair devam eden davanın 108. duruşması Urfa 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ve IŞİD yöneticisi İlyas Aydın'ın dinlenilmesi talebini reddeden mahkeme heyeti, duruşmayı 11 Aralık 2026 tarihine erteledi.

Öte yandan yakınlarını kaybeden aileler, aralarında dönemin cumhurbaşkanı ve başbakanı olmak üzere olayda ihmali bulunan kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda da bulunmuştu. Yalnızca dönemin Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal ile Suruç İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli iki polis memuru yargılandı. Görevi ihmal suçundan yargılanan kamu görevlilerine verilen 7,5 ay hapis cezası daha sonra para cezasına çevrildi.

Suruç Katliamı için hala adaletin sağlanmadığını belirten aileler, gerçek adaletin asıl sorumluların hesap vermesiyle sağlanacağını söylüyor. 

33 Düş Yolcusu 

Katliamda hayatını kaybeden 33 Düş Yolcusu, ayrı memleketlerden, ayrı kültürlerden aynı amaç için bir araya gelmişti. Kimi öğretmen, kimi öğrenci kimi ise inşaat işçisiydi. Ancak hepsi aynı amaç uğruna aynı yolun yolcusuydu. 

Aydan Ezgi Şalcı

1996’da Ordu’da dünyaya geldi. Lise son sınıf öğrencisi iken Samsun’a taşındı. Samsun'da seçim süreci boyunca gönüllü olarak HDP için çalıştı. Ezgi bir heteroseksüel olarak LGBTİ mücadelesi yürütüyor ve "Hetero hayatların eşcinsel hayatlara vakıf olamayışının yarattığı iletişim sorunlarına karşı" hazırladığı kitabı çıkarmak için çalışıyordu. 19 Mayıs Üniversitesi'nde gazetecilik okuyordu.

Nuray Koçan

1993’te Bursa’da doğdu. Mudanya Sami Evkuran Anadolu Lisesini bitirdi ve Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudu.  Kadına yönelik şiddet konulu panellerde etkinlerde sorumluluk aldı.

Nazlı Akyürek

1994’te Amed’de doğdu. Karasu Atatürk Anadolu Lisesini bitirdi.  Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudu. Kürt kültürünü yaşatmak istiyordu. 

Büşra Mete

1992'de İstanbul'da doğdu. Aslen Xarpêtli. Ertuğrul Gazi Lisesinde okudu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümüne okuyordu.  Kürecik'te füze kalkanına karşı yürütülen kampanyada ve Wan depremzedeleriyle dayanışma için Wan'a gidildiğinde oradaydı.

Polen Ünlü

1992'de Çanakkale'de doğdu. Baba Karslı Anne Sivaslıdır. 2011'den itibaren İstanbul Üniversitesi'nde üniversite gençlik ve genç kadın faaliyetlerinde bulundu. Roboski Katliamı'nın 1. yıldönümünde Roboskili ailelerle acılarını paylaşmaya gitti. 2013 yılında Gezi Ayaklanmasında yerini aldı.

Hatice Ezgi Sadet

1995'te İstanbul'da doğdu. Sivaslı. HDP'nin genel seçim çalışmalarında ve gençliğin akademik demokratik mücadelesinin aktif bir öznesi oldu.

Ferdane Turan Kılıç

1960 yılında İnegöl’ün Mezit köyünde doğdu. Çocukluğunun bir kısmını köyde geçirdikten sonra ailece Bursa’ya taşınmaları sonucu yaşamını burada sürdürdü. Gençlik yıllarında Çerkes derneklerinde faaliyet göstermeye başladı. Çerkes geleneklerine göre yaşamayı sürdürmeye gayret etti. Ulusal, kültürel çalışmaların yanında demokratik siyaset alanında ve kadın mücadelesi içerisinde de yer aldı. Çerkes derneklerinde kadın komisyonu ve yönetim kurullarında yer aldı. Kadın mücadelesine aktif olarak Emekçi Kadınlar Derneği (EKD) ile başladı ve sonrasında Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) kuruluş çalışmalarında yer aldı.Yerel seçimlerde HDP’nin Bursa Nilüfer Belediyesi eş başkan adayı oldu.

Duygu Tuna

1979 yılında Dersîm Nazimiye doğumlu. Küçük yaştan beri emekçilik yaptı. Ev temizliği işlerinden garsonluğa kadar birçok işte çalıştı. Kısa bir süre hapishane yaşamı olan Duygu Tuna, ESP Kartal İlçe Yöneticiliği, SKM il yürütme görevlerini üstlendi.

Ece Dinç

1995 yılında Düzce'de doğdu. Gezi Direnişi ve Rojava mücadelesi Ece'nin yaşamının dönüm noktaları oldu. HDP-HDK Kadıköy Gençlik Meclisleri çalışmasında yer aldı. SKM İstanbul İl koordinasyonu üyesiydi. HDP Kadıköy İlçe yöneticiliği görevlerinde yer aldı. Kadıköy Anadolu Lisesi mezunuydu.

Nazegül Boyraz

1962’de İstanbul doğumlu. 4 çocuğu vardı. CHP’liydi. Arkadaşları onu, “Dini, dili ırkı, cinsiyeti ne olursa olsun temel felsefesi olan hümanizm ile insanları kucaklayan bir kadın. Sosyal medya üzerinden kampanyayı görüyor araştırıyor ve katılıyor” diye anlatıyor.

Alican Vural 

1996’da Samsun’da doğdu. Üniversite hayatında SGDF faaliyeti yürütmeye başladı. Çocukluğundan itibaren çalışarak kendi yaşamını idame ettiriyordu. 19 Mayıs Üniversitesi Kamu Yönetimi Siyaset Bilimi bölümü öğrencisi idi.

Mert Cömert

1996’da Samsun’da dünyaya geldi. Samsun’un Bafra ilçesinde yaşamını devam ettiriyordu. Bafra Demir Çelik Meslek Lisesinde okudu. Çevresi tarafından çok sevilen Mert’in en büyük isteklerinden biri Karadeniz’den mücadelenin yükseltilmesiydi. Karadeniz’in devrimci mücadelesini Hopa’da gördüğünü söyleyen Mert kendini Hopa’lı olarak görüyordu. Saldırıdan ağır yaralandı. 26 gün yaşama tutunmaya çalıştı ancak hayatını kaybetti.

Emrullah Akhamur

1990’da Mêrdîn’de doğdu. Köy çevresindeki askeri hareketlilik yüzünden ailsi Qoser’e (Kızıltepe) taşındı. İlkokulunu Cumhuriyet ilköğretim okulunda arkadaşı Murat Yurtgül ile tamamladı. Ardından Kızıltepe Atatürk Lisesi’ne başladı. Lise hayatı boyunca sessiz sakin bir yaşam sürdürdü. Son dönemde tiyatroya ilgi duydu ve arkadaşlarıyla beraber ilk tiyatrosu olan "Sevgülü Kabareler" de defalarca oynadı.  Mersin üniversitesi Tarih Bölümü’nde okumaya başladı. En sevdiği yazar ise Bukowski’ydi.

Murat Yurtgül

1991’de Mêrdîn’in Qoser ilçesinde doğdu.  Aslen Qizilê (Boyaklı) köyündendi. İlkokulu kader arkadaşı Emrullah Akhamur’la beraber okudu. İlkokul hayatı sakindi. Daha sonra kazandığı Kızıltepe Anadolu Lisesi’ne başladı ve son sınıfta geçiş yaparak Kızıltepe Atatürk Lisesi’ne geçti.  Emrullah’la beraber mezun oldular.

Ardından İstanbul Arel üniversitesi Psikoloji bölümüne yazıldı. Arkadaşları onu şöyle anlatıyor: "Üniversite hayatında kendisine çok şey kattı. Onun için kitap okumak bir tutkuydu. Bukowski ayrı bir yer tutar hayatında... Hatta çevresindeki insanlara zorla kitap okuttururdu.  İnsan hayatının değerini, yardımlaşma hissini merhamet, sevgi ve yapıcı olmayı bir görev bildi. Eğitim sisteminin sıradanlığını ve pasif oluşunu hep eleştirdi."

Cebrail Günebakan

1992'de İstanbul'da doğdu. Xarpêt (Elazığ) Dep (Karakoçan) ilçesindendi. 2010 yılında Maltepe'de yapılan bir operasyonla, “taş atan çocuklar yasası kapsamında” tutuklandı. Yaklaşık 1.5 yıl Tekirdağ Cezaevi’nde kaldı. 2012 yılında tahliye olduktan sonra Muğla'da kısa bir süre üniversite gençlik çalışması ve Ege bölgesinde gençlik çalışmaları faaliyetinde bulundu. 2013 yılında tekrar İstanbul'a geldi. Bu süreçte Gezi Ayaklanması'nın barikatlarında, Taksim'de ve İstanbul'un emekçi semtlerinde gerçekleşen halk forumları ve meclislerde yerini tereddütsüzce aldı.

Gezi Direnişi sonrası uyuşturucuya karşı mücadele ederken 2013 yılının yazında çetelerce vurularak ağır yaralandı; ardından 2013 yılının sonbaharında tekrar tutuklanıp Kandıra Cezaevi’ne gönderildi. Yaklaşık 7 aylık bir tutukluluk döneminin ardından tekrar tahliye oldu. Tahliyesinden sonra İstanbul'da gençlik çalışmalarında tekrardan yerini aldı.

Vatan Budak

1993’te İstanbul Gaziosmanpaşa’da doğdu. İzzet Baysal Elektrik Elektronik Yüksek Okul Mezunu. Arkadaşları onu “çok cesurdu” diye anlatıyor. Soma Katliamı sırasında Soma’ya işçilere yardım etmek için gitti. 

Nartan Kılıç

1991 yılında Bursa’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Bursa’da tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için Nalçik’e gitti. Kabardey-Balkar Devlet Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği Fakültesi’nde okudu. Çok okuyan ve araştıran biriydi. Özellikle sosyalizm deneylerini inceliyordu. Fotoğraf makinesi koleksiyonu vardı. Fotoğraf çekmek, ata binmek özel merakları arasındaydı. Senaryo yazma denemeleri bulunuyordu. Anne ve babasının Çerkes derneklerinde yürüttüğü mücadele çocukluğundan itibaren dernek faaliyeti içinde bulunmasını sağladı. Bursa Çerkes Derneği’nin folklor ekibinde yer aldı, sosyal etkinliklerine destek verdi. Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun “Beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz” çağrısı üzerine hiç tereddütsüz Kobanê yolculuğuna çıktı.

Okan Pirinç

1997 yılında Hatay/Samandağ’ın Hancağız Köyü’nde doğdu. Arap Alevi ulusundan olan Okan Pirinç, lise yıllarında politika ile tanıştı Kobanê’li çocuklar için topladığı oyuncaklarla sınıra gitmişti. Arkadaşları Okan’ı “Cana yakın ve güler yüzlüdür insanlarla kurduğu ilişkide samimi ve sevgi doludur. Hayat dolu olan Okan insanları yardım etmeyi seven birisidir” diye anlatıyor.

Serhat Devrim

1996’da Muş’ta doğdu. 14 yaşında Mûş'taki ailesinin evinden kaçarak İstanbul'a geldi. Okmeydanı gibi emekçi semtlerde yaşadı. Gezi direnişine katıldı, defalarca gözaltına alındı. 15 gün boyunca Berkin Elvan'ın hastane nöbetini tuttu. Kısacık ömrüne birçok isyan sığdırdı. Dayatılan hiçbir düzeni kabul etmedi. Her seferinde kaçtı. Hep mazlumun yanındaydı. Arkadaşları onu, “Biri açken yatamazdı. İnsanları seviyordu, bu yüzden hiçbir yere sığmıyordu. Hayat doluydu. İnsanları çok seviyordu. Hep isyan yüklüydü. Anarşist ruhluydu. Dayatılan bütün düzenleri reddediyordu. Halktan yanaydı. Onun için istediği bir şeyi yapmanın önünde bir engel yoktu” diye anlatıyor.

Çağdaş Aydın

1988 Dersim doğumlu. Çağdaş genç bir serüvenci, doğa tutkunu, sosyal medya çalışanıydı. Toplumsal alanda halkların sorunlarına ortaktı; işçi katliamları, iş cinayetleri, doğa yıkımları kısaca ne kadar sorun varsa buna merhem olmak için çalışmalar içerisinde olurdu. Bir dönem Etkin Haber Ajansı’nın muhabirliğini de yaptı. Çağdaş yoldaş iki üniversite bitirmesine rağmen bu ülkede düzenli bir iş bulamamanın rahatsızlığı içindeydi. Arkadaşları onu “Cumartesi annelerini hiç yalnız bırakmadı. Doğayı severdi. Haksızlığa tahammülü olmazdı” diye anlatıyor.

Cemil Yıldız

58 yaşındaydı. ESP’nin çeşitli alanlarında çalışma yürüttü. ESP Esenler İlçe Başkanlığı, Tutsak aileleriyle ilgili kurumda çalıştı. 7 Haziran 2015 Seçimlerinde Sinop HDP Sinop Milletvekili adayıydı. 12 Eylül öncesi Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi’nde okudu. Lise öğretmeni oldu. Siyasi çalışmaları nedeniyle öğretmenlik yapamadı. 12 Eylül döneminden kısa bir süre önce Amed’de cezaevinde tutuldu. 12 Eylül döneminde de 4.5 ay tutuklu kaldı. Çıktıktan sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti. Geçinebilmek için lokantacılıktan gelinlik dikimine çeşitli işler yaptı. Ancak her daim de siyaset hayatlarının bir parçası olmaya devam etti.

Koray Çapoğlu

Kendisini “Devrimci Trabzonsporlu” olarak tanımlıyordu. Çopoğlu, Pirsûs’a elinde Trabzonspor bayrağı, kolunda Trabzonspor bilekliği ile gitti. Hrant Dink’in anmasında, Gezi’de, 1 Mayıs’ta yerini aldı, ardından da Kobanê’nin sesine ses katmak için yola çıktı. Çapoğlu, İstanbul’da reklam sektörüne iş yapan bir matbaada çalışıyordu.

Medali Barutçu

1996’da Mûş’ta doğdu İstanbul Şile Anadolu Öğretmen Lisesini kazandı. Lisede arkadaşlarıyla örgütlü bir ortam kurup Kürtçe üzerine çalışmalar, okumalar yaptıkları için okulda “PKK’li çocuk, terörist” diye lanse edildiklerinden bu okulu bırakmak zorunda kaldı. Eğitimine Muş Anadolu Öğretmen Lisesi’nde devam etti. Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünü kazandı. Arkadaşları onu “Sürekli kitap okuyan biriydi” diye anlatıyor.

Osman Çiçek

Osman, 1992 Riha Pirsûs’lu. Ailesi şimdi Akçakale’de yaşıyor. Kışın sanayide yazın tamir işleri yapıyordu. Kasım Deprem’le çocukluk arkadaşıydı. Sessiz, sakin ve yardımsever bir çocuktu. Çevresinde oldukça sevilen bir arkadaştı. Kürt kimliğini yaşatmak istiyordu. 

Kasım Deprem

1992 Riha doğumlu. Osman Çiçek gibi aile Akçakale’de yaşıyor. Kasım, Adıyaman Üniversitesi’nde Sanat Tarihi bölümünü kazanıp bir yıl okuduktan sonra tekrar sınava girdi. Çevresinde yardımseverliğiyle, alçakgönüllülüğüyle bilinen, sevilen biriydi.

Süleyman Aksu

1990’da Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde dünyaya geldi. 10 kardeşi var. İlk-orta öğretimini Yüksekova’da tamamladı. Yüksekova Anadolu Lisesi İngilizce bölümünü kazandı.  Çukurova Üniversitesi İngilizce öğretmenliğini bitirdi. Üç yıllık öğretmendi. Arkadaşları onu, “Öğrencileri sosyal etkinlikler çevresinde yetiştirmeye çalışırdı. Kendini sosyalist bir aktivist olarak görürdü. Çeşitli yurt dışı eğitim programları sayesinde öğrencilerini yurt dışına götürdü” diye anlatıyor.

Erdal Bozkurt

1988 yılında Agiri’nin Tutak ilçesine bağlı Sorguçlu köyünde doğdu. İnşaat işlerinde çalışıyor. Evli ve 3 çocuk babası. HDP Darıca İlçe örgütüne üyeydi.

Evrim Deniz Erol (Mücahit Erol)

19 yaşındaydı, anarşistti. Ailesi ise Hizbullahçıydı. Ailesine karşı geldiği gibi Mücahit’in yerine Evrim Deniz’i kullanıyordu.

Alper Sapan

19 yaşındaydı. Eskişehir Anarşi İnisiyatifi üyesiydi. 15 Mayıs 2014 yılında politik bir tavır olarak vicdani reddini açıklamıştı.

İsmet Şeker

65 yaşındaydı. İnşaat ustasıydı. Oğlu Mustafa Kobanê'nin özgürleştiği gün hayatını kaybetti. Oğlunun uğruna yaşamını yitirdiği kenti görmek ve oradaki halka yardım etmek istiyordu. 

Uğur Özkan

1989’da Cizre’de doğdu. Gerçek ismi Hogir. Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nin üyesiydi. Özkan, ailesi 1993 yılında devletin saldırıları nedeniyle İstanbul’a göç etmek zorunda kalmıştı. Mersin Üniversitesinde SYKP’yle tanıştı. Hogir, Soma protestosunda, Taksim 1 Mayıs’ında, Uğur Madımak anmasında, Ermeni Süryani Rum soykırımı protestosundaydı. Kadın katliamlarına, LGBTİ’lere yöneltilen nefrete karşı sokaktaydı. HES’lere baraj olanlardandı. Arkadaşları onu, “Gördüğü her insanla iletişim kurabilen herkesi seven biriydi. İnsanlarla birlikte hayvanları da çok severdi. Hatta Yedikule Barınağı'na bütün maaşını vermiş, yardım etmişti, Hogir’i direnişçi, enternasyonal, hümanist kişiliğiyle hatırlayacağız” diye anlatıyor.

Yunus Emre Şen

Kürt emekçi bir ailenin 6 çocuğundan beşincisi. 30 Mart 1993’de Wan’da dünyaya geldi. Üniversite sınavlarında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili Edebiyatı bölümünü kazandı ve Ankara’ya gitti. Roboskî Katliamı’ndan çok etkilendi. Arkadaşları onu, “Mütevazıdır. Kafasına koyduğu işi mutlaka yapar. Esprilidir. Yanındaki yoldaşların gelişimleri ile yakından ilgilenir. Kendisini teorik ve pratik anlamda geliştirmek noktasında kendi ile savaşır daha fazla okur ve daha fazla emek harcar. Çok dik başlı dediğim dedik yönü vardır Keke'yi kimse fikrinden kolay kolay çeviremez. Heyecanlı ve sabırsızdır planladığı bir işin hemen olmasını ister” diye anlatıyor.

Veysel Özdemir

Amed/Dicle doğumlu. 20 yaşında. Dersim Üniversitesinin iki yıllık bölümünü kazandı, gitmedi. Üniversiteye girmek için hazırlık yapıyordu. Kampanyaya sosyal medya üzerinden katıldı. Gitmeden bir ay önce inşaatlarda çalışarak kazandığı para ile oyuncaklar aldı. Arkadaşları onu “Çalışkan, emekçi, sorumluluklarını bilen bir gençti. Kadınlara karşı davranışları nedeniyle kız kardeşleri tarafından çok fazla seviliyordu” diye anlatıyor.

YARIN: Osman’ın annesi için katliamın 11’inci günü