‘Kobanê adı tarihimizin ve kimliğimizin bir parçasıdır’
Kobanê, Rojava Devrimi'nin kalbi olmaya ve kimliğine yönelik saldırılara karşı direnmeye devam ediyor. PYD Kadın Meclisi Koordinasyonu üyesi Şîrîn Oso, Kobanê adının değiştirilmesi girişiminin, direniş tarihine yönelik bir saldırı olduğunu belirtti.
RONÎDA HACÎ
Hesekê – Rojava Devrimi'nin 16'ncı yılında Kobanê'nin adı yeniden siyasi tartışmaların merkezine yerleşti. PYD Kadın Meclisi Koordinasyonu üyesi Şîrîn Oso, kentin adını değiştirmeye yönelik girişimlerin tarihsel hafızayı silmeyi amaçladığını belirterek, Kobanê'nin yalnızca bir coğrafi isim değil, Kürt halkının direnişini, kimliğini ve Rojava Devrimi'nin kazanımlarını temsil eden tarihsel bir sembol olduğunu söyledi.
Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile Suriye geçici yönetimi arasında 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmanın temel maddelerinden biri, Kürt bölgelerinin özgün kimliği ve özelliklerinin korunmasıydı. Ancak bu madde de diğer birçok madde gibi açık ve somut biçimde hayata geçirilmedi. Her geçen gün Kobanê'nin adını değiştirmeye yönelik yeni girişimler ortaya çıkıyor. Bu girişimlerin, anlaşmanın temel ilkelerini zedelemeyi amaçladığı ve anlaşmanın ruhuna aykırı olduğu değerlendiriliyor. Kobanê, yalnızca bir kentin adı değil; Kürt halkının tarihi, kimliği ve direniş mirasının ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor. Bu nedenle kentin adını değiştirme girişimleri toplumda geniş bir tepkiyle karşılanıyor.
Konuya ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulunan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Kadın Meclisi Koordinasyonu üyesi Şîrîn Oso, Rojava Kürdistan Devrimi'nin yürüttüğü mücadele ve direnişle özgürlüğün ve eşitliğin simgesi haline geldiğini vurguladı.
Rojava Devrimi'nin 16’ncı yıl dönümü dolayısıyla konuşan Şîrîn Oso, Kürt halkının direnişinin ve kimliğinin sembolü olarak görülen Kobanê'nin önemine dikkat çekerek, “Kobanê'nin adını değiştirmeye yönelik girişimler yalnızca bir isim değişikliği değildir. Bu, Rojava Kürdistan Devrimi'nin tarihini ve kazanımlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen siyasi bir girişimdir” dedi.
‘Rojava Devrimi, Kobanê direnişiyle tanınıyor’

Şîrîn Oso, konuşmasının devamında Rojava Devrimi'nin dünyada Kobanê direnişiyle tanındığını söyledi. Kobanê'de DAİŞ çetelerine karşı tarihi bir direniş sergilendiğini belirten Şîrîn Oso, şöyle konuştu:
“Bu 16 yıl boyunca bölge, hem Baas rejiminin hem DAİŞ çetelerinin hem de işgalci Türk devletinin çok sayıda saldırısına maruz kaldı. Bu saldırıların amacı, halkların iradesini kırmak ve devrimin kazanımlarını ortadan kaldırmaktı. Ancak Kobanê, gösterdiği direnişle özgürlüğün simgesi haline geldi. Adı ve direnişi tüm dünyada tanındı. Kobanê halkı, ortaya koyduğu mücadele ve direniş sayesinde DAİŞ'in kenti ve bölgeyi işgal etme planını boşa çıkardı ve tarihin akışını değiştirdi.”
‘Kobanê adını değiştirme girişimi, 29 Ocak Anlaşması'nın maddelerine aykırıdır’
Şîrîn Oso, 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmanın ardından bölgenin, demokratik bir Suriye'nin inşasını ve Rojava Devrimi'nin kazanımlarının korunmasını hedefleyen yeni bir siyasi sürece girdiğini belirtti. Anlaşmanın temel ilkelerinden birinin Kürt bölgelerinin özgün kimliğinin korunması olduğunu vurgulayan Şîrîn Oso, Kobanê'nin adını değiştirmeye yönelik girişimlerin bu ilkelere aykırı olduğunu ve Kürt bölgelerine yönelik inkar ve yok sayma siyasetinin devamı niteliği taşıdığını ifade etti.
‘Kobanê adı tarihimizin ve kimliğimizin bir parçasıdır’
Konuşmasının devamında Kobanê adının yalnızca bir kent adı olmadığını belirten Şîrîn Oso, bunun Kürt halkının tarihi, kültürü ve kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyerek, “Nasıl ki dilimiz kimliğimizin bir parçasıysa, kentlerimizin adları da tarihimizi ve varlığımızı yansıtır” şeklinde konuştu.
‘Rojava Devrimi kendini yeniliyor’
Şîrîn Oso, Kobanê'nin adını değiştirme girişimlerinin direniş tarihini unutturma ve tarihsel gerçekliğin yerine farklı bir tarih yazma amacı taşıdığını ifade ederek, “Rojava Kürdistan Devrimi'nin 16. yılından sonra mücadelemizi ve devrimin kazanımlarına sahip çıkma kararlılığımızı yeniden güçlendirdik. Kazanımlarımız güvence altına alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.