Kadınlar ve gazeteciler Tunus'ta baskıya karşı yürüdü
Tunus'ta gazeteciler ve hak savunucuları ifade özgürlüğüne yönelik baskıları protesto etmek için yürüyüş düzenledi. Eylemde, gazeteci ve aktivistlere yönelik yargı süreçlerinin son bulması ve 54 Sayılı Kararname'nin kaldırılması çağrısı yapıldı.
Tunus - 2011 devriminin ardından ifade özgürlüğü ve medya çoğulculuğunda önemli kazanımlar elde eden Tunus'ta, son yıllarda gazeteciler ve aktivistlere yönelik baskıların arttığı yönündeki eleştiriler büyüyor. Başkent Tunus'ta Nefes İnisiyatifi tarafından düzenlenen sessiz yürüyüşte, özellikle bilgi ve iletişim sistemleriyle bağlantılı suçları düzenleyen 54 Sayılı Kararname'nin gazeteciler ve muhalif görüşlere karşı bir baskı aracına dönüştüğü belirtilerek, ifade özgürlüğünün yeniden güvence altına alınması talep edildi.

Tunus’ta son yıllarda ifade ve basın özgürlüğüne yönelik baskıların arttığına dair tartışmalar sürerken, çok sayıda gazeteci, hak savunucusu ve siyasi temsilci başkent Tunus’ta düzenlenen sessiz yürüyüşte bir araya geldi. Katılımcılar, gazeteciler ve aktivistlere yönelik yargı süreçlerini protesto ederek, ifade özgürlüğünün korunmasını talep etti.

Gazeteciler ve aktivistlere yönelik baskılara tepki
Nefes İnisiyatifi tarafından düzenlenen eylemde, özellikle bilgi ve iletişim sistemleriyle bağlantılı suçları düzenleyen 54 Sayılı Kararname eleştirildi. Hak savunucuları, söz konusu düzenlemenin gazeteciler, blog yazarları ve muhalif görüşleri hedef almak için kullanıldığını belirterek, kararnameyi ifade özgürlüğü üzerinde bir baskı aracı olarak nitelendirdi.
İnisiyatif üyesi Nours El Hammadi, son yıllarda hak ve özgürlüklerde ciddi gerilemeler yaşandığını belirterek, gazeteciler Ziyad El Heni, Murad Ez-Zuğeydi ve Burhan Bessis gibi isimlere yönelik soruşturma ve tutuklamalara dikkat çekti. Nours El Hammadi, ifade özgürlüğünün ekonomik, sosyal ve çevresel haklardan ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.

‘Hapishane çözüm değil’
Özgür Anayasa Partisi üyesi Basma Muhammed de gazetecilerin, siyasetçilerin ve aktivistlerin tutuklanmasını eleştirerek, düşünce ve ifade nedeniyle insanların cezaevine gönderilmemesi gerektiğini söyledi. Basma Muhammed, parti lideri Abir Moussi’nin tutukluluğunu da siyasi baskının bir göstergesi olarak değerlendirdi.
‘Özgürlük insanın varoluş alanıdır’
Sosyolog ve kadın hakları savunucusu Nejat Arari ise ifade özgürlüğünü yalnızca siyasi bir hak olarak değil, bireyin kendisini var edebilmesinin temel koşulu olarak tanımladı. Nejat Arari, Tunus medyasının giderek tek sesli bir yapıya sürüklendiğini, eleştirel gazeteciliğin yerini propaganda ve tek yönlü söylemlerin aldığını belirtti.
Bağımsız ve çoğulcu bir medya ortamının yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyleyen Arari, farklı toplumsal ve siyasi kesimlerin görüşlerini özgürce ifade edebileceği demokratik bir kamusal alanın oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

‘Yeni bir nefese ihtiyaç var’
Eyleme katılanlar, Tunus’un demokratik kazanımlarının korunması için ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların kaldırılması, gazetecilere ve aktivistlere yönelik baskıların sona erdirilmesi ve 54 Sayılı Kararname’nin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Katılımcılar, sözün özgürlüğünün korunmasının yalnızca gazetecilerin değil, tüm toplumun geleceği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.