Paris’te İran protestolarıyla dayanışma: Katliam dursun
Paris’te düzenlenen geniş katılımlı gösteride, İran’daki eylemlere yönelik katliamlar, güvenlik baskıları protesto edildi. Eski siyasi tutuklu Leyla Hüseyinzade, uluslararası topluma “İran halkı yalnız bırakılıyor” çağrısında bulundu.
Haber Merkezi –Paris’te 17 Ocak’ta, Roja Örgütü, İran için Özgürlük Kolektifi ve İran Adaleti’nin koordinasyonunda geniş katılımlı bir protesto düzenlendi. Feminist, sol, insan hakları örgütleri, Kürt kurumları, sendikalar ve çok sayıda aktivistin destek verdiği gösteri, İran’daki halk ayaklanmasıyla dayanışma amacı taşıdı.
Eylemde, İran’da protestoculara yönelik katliamlar, güvenlik baskıları, kamusal alanın daraltılması ve internetin sistematik biçimde kesilmesi protesto edildi. Göstericiler “Jin jiyan azadî”, “Ne monarşi ne liderlik; özgürlük ve eşitlik” ve “Berxwedan Jiyane” sloganlarıyla uluslararası kamuoyuna İran’daki baskıların durdurulması çağrısında bulundu.
Katılımcılar saat 15.00’te Pantheon Meydanı’nda bir araya geldi. Ellerinde pankartlar taşıyan kalabalık, “Jin jiyan azadî” ve “Kahrolsun diktatör” sloganları eşliğinde İran’daki protestocularla dayanışma mesajı verdi.
‘Daha fazla uluslararası dayanışmaya ihtiyaç var’
Gösteride konuşan eski siyasi tutuklu ve öğrenci aktivisti Leyla Hüseyinzade, son dönemde artan güvenlik baskıları ve tekrarlanan gözaltılar nedeniyle İran’dan ayrılmak zorunda kaldığını hatırlatarak, İran halkının bugün her zamankinden daha fazla uluslararası dayanışmaya ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Leyla Hüseyinzade, “Daha önce uzaktan destek mesajları veren Trump, bu desteği rejimin katliamları ‘dış müdahale’ gerekçesiyle meşrulaştırmasına hizmet edecek şekilde kullandı. Bugün ise katledilenleri rejimle aynı dili kullanarak silahlı eylemlerle suçluyor ve binlerce kişiyi öldürmediği için Hamaney’e teşekkür ediyor,” dedi.
Leyla Hüseyinzade, konuşmasının devamında İsrail’le ilişkili muhalefet çevrelerini ve “direniş ekseni” merkezli sol akımları da sert sözlerle eleştirerek, “İsrail’e bağlı muhalefet, protestocuları İsrail’le ilişkilendirerek rejimin onları ‘düşman ajanı’ ilan edip katletmesini kolaylaştırıyor. Eski şahın oğlu, öldürülenleri ‘kayıp’ olarak adlandırarak sorumluluğu görünmez kılıyor. Direniş ekseni sol ise protestocuların ‘Mossad ajanı’ suçlamasıyla katledilmesine alkış tutuyor” ifadelerini kullandı.
Pazarlık yapılıyor
Uluslararası toplumun sessizliğine de dikkat çeken Leyla Hüseyinzade, “Kendini ilerici olarak tanımlayan uluslararası güçler, İran halkının yaşadığı bu katliam ve tecrit sürecini izlemekle yetiniyor. Emperyalizme karşı olduklarını söyleyerek bu suçlar karşısında sessiz kalıyorlar. Oysa emperyalist güçler ile İran rejimi, ekonomik politikalar ve iktidar mantığı bakımından aynı zeminde buluşuyor ve her kritik anda halkların canı ve kaynakları üzerinden pazarlık yapıyor,” dedi.
Ülkedeki yaşam koşulları sürdürülemez hale geldi
Kısa süre öncesine kadar İran’da halkın günlük mücadelesine doğrudan tanıklık ettiğini belirten Leyla Hüseyinzade, ülkedeki yaşam koşullarının sürdürülemez hale geldiğini vurguladı. Leyla Hüseyinzade, “Fiyatların serbest bırakılması, devletin kamusal hizmetlerden tamamen çekilmesi, işsizlik, konut, su ve enerji krizleri ile ağır ve sürekli baskılar, halkın yaşam gücünü tüketti. İnsanlar İslam Cumhuriyeti’ni istemiyor ve elleri boş, canları pahasına sokaklara çıkıyorlar; ya ölmek ya da özgür olmak için” dedi.
Mücadele ediyorlar
Konuşmasının sonunda uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunan Leyla Hüseyinzade şu sözlerle seslendi:
“Bu insanlar en ağır katliamların, baskıların ve propaganda bombardımanının altında, ekonomik yıkım içinde hâlâ ayakta duruyor. Kadınların ve diğer ezilenlerin öncülüğünde yaşam ve özgürlük için mücadele ediyorlar ve çağımızın en ilerici sloganlarından birini haykırıyorlar: Jin jiyan azadî.
Devletler ve şirketler üzerinde internet erişiminin sağlanması ve İran halkının maruz kaldığı ağır iletişim ve bilgi tecritinin kırılması için baskı kurun. Yarın geç olabilir. Bugün İran halkının sizin dayanışmanıza ihtiyacı var.”