Nobel ödüllülerden umut hakkı çağrısı: AİHM kararı uygulanmalı

82 Nobel ödüllü isim, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne gönderdiği mektupta, Abdullah Öcalan hakkında AİHM’in 2014 kararının uygulanmasını, umut hakkının güvence altına alınmasını ve barış sürecine özgürce katkı sunmasının önünün açılmasını istedi.

Haber Merkezi - Aralarında Nobel Barış Ödülü sahiplerinin de bulunduğu 82 Nobel ödüllü isim, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne (AKBK) hitaben yayımladıkları mektupta, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014 tarihli kararının uygulanması çağrısında bulundu. Nobel ödüllü isimler, umut hakkının güvence altına alınmasının hem hukukun gereği hem de Türkiye’deki barış ve demokratik çözüm süreci açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.

Nobel ödüllü isimlerin son üç yıl içinde Bakanlar Komitesi’ne yaptığı üçüncü çağrı oldu. Daha önceki mektuplarda da Abdullah Öcalan'ın ağır tecrit koşullarına dikkat çekilmiş, “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na destek verilmiş ve “umut hakkı” da dahil olmak üzere hukuki haklarının tanınması istenmişti.

Abdullah Öcalan'ın sürecin kilit rolü vurgulandı

Nobel ödüllü isimler, son mektuplarında Abdullah Öcalan'ın Türkiye’deki mevcut barış sürecinin temel başlatıcılarından biri olduğunu vurguladı. Mektupta, Abdullah Öcalan'ın yalnızca Türkiye açısından değil, daha geniş Ortadoğu coğrafyasında da barış için önemli bir ses olduğu belirtildi.

Ortadoğu’da çatışmaların giderek derinleştiği bir dönemde Abdullah Öcalan'ın diyalog ve demokratik çözüm konusundaki ısrarlı tutumunun yapıcı bir rol oynadığı kaydedildi. Nobel ödüllü isimler, bu yaklaşımın Kürt topluluklarını ve örgütlerini barışçıl çözüm yollarına yönlendirdiğini ifade etti.

Mektupta, Abdullah Öcalan'ın etkisinin Türkiye sınırlarını aştığı, Suriye ve İran’daki Kürt bölgelerinde de gerilimi azaltma, demokratik katılımı güçlendirme ve siyasal çözüm ilkelerinin etkili olduğu belirtildi.

Nobel ödüllü isimler, son bir yıl içinde yaşanan somut gelişmelere de dikkat çekti. Mektupta, PKK'nin 2025 yılında ilan ettiği tek taraflı ateşkes, ardından yaşanan örgütsel değişiklikler ve silahlı mücadelenin sonlandırılmasına dönük adımlar hatırlatıldı.

Bu gelişmelerin barış ve birlikte yaşama yönünde daha geniş bir iradeyi yansıttığı belirtilen mektupta, söz konusu adımların Nobel Barış Ödülü’nün dayandığı ilkelerle de uyumlu olduğu vurgulandı.

Nobel ödüllü isimler, Türkiye’deki kurumsal gelişmelere de değindi. Türkiye’de Meclis bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Abdullah Öcalan ile doğrudan temas kurmasının önemli bir gelişme olduğu ifade edildi.

Mektupta, buna rağmen mevcut “terörle mücadele” çerçevesinin anlamlı bir diyalog ve toplumsal uzlaşı sürecinin önünde engel oluşturmaya devam ettiği uyarısı yapıldı.

Somut adım çağrısı

Nobel ödüllü isimler, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ni AİHM’in 2014 tarihli kararının uygulanması için somut adımlar atmaya çağırdı. Mektupta, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına ilişkin “umut hakkı”nın uygulanmasının, Abdullah Öcalan'ın hukuki statüsünün açıklığa kavuşturulması ve barış sürecine anlamlı biçimde katılabilmesi açısından temel bir adım olduğu belirtildi.

Mektupta ayrıca Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması ve devam eden barış çabalarına tam, sınırsız ve özgür biçimde katkı sunmasının sağlanması istendi.

Nobel ödüllü isimler, uluslararası toplumun sürece sürekli ve güçlü biçimde dahil olmasının demokratik ilerlemeyi desteklemek ve barışçıl çözüm sürecini sabote etmek isteyen aktörlerin müdahalelerini boşa çıkarmak açısından kritik önemde olduğunu belirtti.

Mektup, “Bu kritik anda dünyanın barışa bağlı liderlere acil ihtiyacı var” sözleriyle sona erdi.