Mısır'da Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri dijital şiddetin hedefinde
Mısır'da Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri, dijital medyada paylaşılan etkinlik fotoğraf ve videolarının ardından yoğun zorbalık, taciz ve hakaretle karşı karşıya kalıyor.
IMAN SAMİR ALİ
Mısır- Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören kadın öğrencilerin sportif faaliyetlerini gösteren fotoğraf ve videoların dijital medyada paylaşılmasının ardından, faaliyetlerin kendisinden çok öğrencilerin kıyafetleri, fiziksel görünümleri ve özel yaşamları hedef alınıyor. Akademik başarı ya da sportif performans yerine kadın öğrencilerin bedenleri üzerinden yapılan yorumlar, dijital ortamı birçok öğrenci için siber zorbalık, taciz ve itibar suikastının yaşandığı bir alana dönüştürüyor.
Başarı yerine hakaret
Kena Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi A. H., yıl sonu öğrenci etkinlikleri kapsamında düzenlenen spor gösterisine katıldığını, ancak gösteri fotoğraflarının fakültenin resmi dijital medya hesabında paylaşılmasının ardından kendisi ve arkadaşlarının ağır hakaretlere maruz kaldığını söyledi. Paylaşımların altına "Oryantal dans fakültesi", "İyi dans edersen en yüksek notu alırsın", "Bu kızların aileleri nerede?" gibi aşağılayıcı ifadeler yazıldığını belirten öğrenci, bazı yorumlarda ise öğrencilerin ahlakının sorgulandığını ifade etti.
Yaşadığı süreçten psikolojik olarak ciddi şekilde etkilendiğini dile getiren öğrenci, bir süre okula gitmediğini ve yeni hakaretlerle karşılaşmamak için fakültenin hesabını takip etmeyi bıraktığını anlattı.
Dijital şiddet aile baskısına dönüştü
D. H. isimli bir başka öğrenci ise dijital şiddetin yalnızca internet ortamıyla sınırlı kalmadığını, aile yaşamını da doğrudan etkilediğini söyledi. Başlangıçta ailesinin Spor Bilimleri Fakültesi'nde okumasına karşı çıktığını, ancak kabul sınavını kazandıktan sonra onları ikna ettiğini belirten öğrenci, eğitim süresince ailesinin hassasiyetlerini gözetmeye özen gösterdiğini ifade etti. Ancak fakültenin resmi hesabında yayımlanan bir antrenman fotoğrafının ardından gelen hakaret ve iftira içerikli yorumların, ailesinin endişelerini yeniden artırdığını söyledi.
Fotoğrafları ve yorumları gören ağabeyinin kendisini darp ettiğini ve eğitimini bırakmasını istediğini aktaran öğrenci, aile büyüklerinin araya girmesiyle eğitimine devam etmesine izin verildiğini, ancak üniversite yurdundan ayrılmak zorunda kaldığını belirtti. Bunun sonucunda her gün uzun mesafeler kat ederek okula gitmek zorunda kaldığını söyleyen öğrenci, yaşadığı kısıtlamaların dijital şiddetin doğrudan bir sonucu olduğunu vurguladı.
Siber taciz kariyer planlarını da etkiliyor
Dijital şiddetin etkileri üniversite yıllarıyla da sınırlı kalmıyor. Spor Eğitimi Fakültesi son sınıf öğrencisi olan ve güvenlik gerekçesiyle "Emira Muhammed" takma adını kullanan öğrenci, kızlara yönelik çevrim içi spor eğitimi vermek amacıyla dijital medyada bir sayfa açtığını, ancak kısa sürede sürekli elektronik tacize maruz kaldığını anlattı. Sayfanın kadınlara yönelik olmasına rağmen takipçilerinin büyük bölümünün erkeklerden oluştuğunu belirten öğrenci, ilk başta tanışma mesajları aldığını, daha sonra ise dış görünüşü, kıyafetleri ve videolardaki görüntüsü hakkında uygunsuz yorumlarla karşılaştığını söyledi.
İçerik üretim biçimini değiştirmesine ve daha bol kıyafetler tercih etmesine rağmen taciz içerikli yorumların sona ermediğini ifade eden öğrenci, eğitim videolarında kullandığı ağırlıklarla alay edildiğini ve mesleki yeterliliğinin küçümsendiğini kaydetti.
Ayrıca para karşılığında ahlak dışı teklifler içeren mesajlar aldığını belirten öğrenci, bunun elektronik taciz ve istismarın bir biçimi olduğunu söyledi.
Yaşadığı olayların psikolojisini olumsuz etkilediğini dile getiren öğrenci, yeni içerik paylaşmadan önce tereddüt ettiğini, hatta sayfasını kapatmayı düşündüğünü ifade etti. Ancak hakaret içeren mesajları görmezden gelme ve uygunsuz yorumları silme politikası uyguladıktan sonra tacizlerin kısmen azaldığını söyledi.
Psikolojik, sosyal ve akademik etkiler
Dijital şiddet karşısında öğrencilerin dayanıklılık düzeyleri farklılık gösteriyor. Bazıları eğitimini sürdürmeyi başarırken, bazıları sosyal etkinliklerden çekiliyor ya da aile baskısıyla karşı karşıya kalıyor.
Asyut Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Halkla İlişkiler ve Medya Müdürü Dr. Nusa Muhammed, fakültenin öğrenciler için güvenli bir eğitim ortamı sağlamaya çalıştığını belirtti.
Resmi dijital medya hesaplarında yalnızca toplu etkinlik fotoğraflarının paylaşıldığını ifade eden Nusa Muhammed, hakaret içerikli yorum yapan kişinin öğrenci olması halinde durumun kayıt altına alınarak hukuki birime sevk edildiğini, yorumun fakülte dışından gelmesi durumunda ise internet suçları birimine resmi başvuruda bulunulduğunu söyledi. Nusa Muhammed ayrıca kampüs genelinde güvenliği artırmak amacıyla güvenlik kameralarının bulunduğunu da kaydetti.
‘Toplumsal cinsiyete dayalı dijital şiddet en önemli sorun’
Asyut Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Gelecek Araştırmaları Komisyonu Üyesi Hikmet İbrahim Abdülkerim ise toplumsal cinsiyete dayalı dijital şiddetin kadınların karşılaştığı en önemli sorunlardan biri olduğunu belirtti. Hakaret, tehdit, iftira, şantaj ve özel hayatın ihlali gibi birçok dijital saldırının bu kapsamda değerlendirildiğini söyleyen Hikmet İbrahim Abdülkerim, bu tür şiddetin kaygı, depresyon, özgüven kaybı ve travma sonrası stres bozukluğuna kadar uzanan psikolojik sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Bu durumun öğrencilerin akademik başarılarını düşürdüğünü, odaklanma sorunlarına yol açtığını ve bazı öğrencilerin eğitimlerini yarıda bırakmasına neden olabildiğini belirten Hikmet İbrahim Abdülkerim, sosyal etkiler arasında ise yalnızlaşma, damgalanma korkusu ve dijital ortamlardan uzaklaşmanın yer aldığını söyledi.
Şiddetin yaygınlaşmasının nedenleri arasında zarar verme isteği, dijital farkındalık eksikliği, sosyal medya davranışlarının taklit edilmesi ve anonim hesapların sağladığı cezasızlık algısının bulunduğunu ifade eden Hikmet İbrahim Abdülkerim, fakültenin mağdur öğrencilere psikolojik destek sağladığını ve uzman birimlerden yardım almalarını teşvik ettiğini dile getirdi.
Hukuki süreç uzun ve zorlu
Kadın Komisyonu üyesi avukat Şeyma Hasan el-Haculî ise dijital şiddet suçlarında ilk adımın, hakaret ve taciz içerikli mesajlar ile paylaşımların ekran görüntülerini alarak delil toplamak olduğunu söyledi. Mağdurların daha sonra Bilgi Teknolojileri Suçlarıyla Mücadele Birimi'ne başvurarak resmi şikayette bulunmaları gerektiğini belirten Şeyma Hasan el-Haculî, teknik incelemenin ardından dosyanın savcılığa sevk edildiğini ifade etti.
Ancak soruşturma süreçlerinin uzun sürdüğünü kaydeden avukat, mağdurların çoğu zaman hukuki sonuç alınmadan önce ciddi itibar kaybı ve psikolojik zarar yaşadığını söyledi. Aile ve psikolojik desteğin büyük önem taşıdığını vurgulayan Şeyma Hasan el-Haculî, özellikle eğitim alanı veya dış görünüş nedeniyle toplumsal baskının yoğun olduğu çevrelerde mağdurların daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Sahte hesaplar üzerinden işlenen suçların faillerinin tespit edilmesinin güç olduğuna dikkat çeken Şeyma Hasan el-Haculî, bazı elektronik suçlarda yasaların bir yıla kadar hapis ve 50 bin Mısır lirasından başlayan para cezaları öngördüğünü, ancak cezaların uygulanabilmesi için failin kimliğinin tespit edilmesinin şart olduğunu sözlerine ekledi.