İran’daki sulak alanların yüzde 70’i su kriziyle karşı karşıya
Sulak Alanların Korunmasına İlişkin Ramsar Sözleşmesi’nin kurucu ülkelerinden İran’da sulak alanlar ciddi bir krizle karşı karşıya.
Haber Merkezi - Uluslararası Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi olarak bilinen Ramsar Sözleşmesi’nin kurucu ülkelerinden İran, sulak alanlarında ciddi bir krizle karşı karşıya. İran Çevre Koruma Kurumu Başkanı Şina Ensari, 9 Eylül’de yaptığı açıklamada ülkedeki sulak alanların yaklaşık yüzde 70’inin su yetersizliği sorunu yaşadığını bildirdi.
Şina Ensari, son yıllarda su kaynaklarındaki kısıtlılığın birçok sulak alanın ihtiyaç duyduğu su payını alamamasına neden olduğunu belirtti. Bu yıl yaşanan yağışların bazı sulak alanların durumunda kısmi iyileşme sağladığını ifade eden Şina Ensari, krizin devam ettiğini vurguladı.
Uzmanlar, sulak alanların tahribatında su paylarının azaltılması, sıcaklık ve buharlaşmadaki artış, yoğun su kullanımı, tarım alanlarının genişlemesi ve insan müdahalelerinin başlıca etkenler olduğunu belirtiyor.
Su uzmanı Nikahang Kevser de sulak alanların su hakkının ihlal edilmesi, artan sıcaklıklar ve insan müdahalelerinin son yıllarda bu ekosistemlerde büyük tahribata yol açtığını ifade etti. Nikahang Kevser, Hamun, Cazmuriyan, Perişan ve Hûr el-Azim gibi sulak alanlara dikkat çekerek her bir sulak alanın durumunun farklı faktörlere bağlı olduğunu, ancak birçok bölgede su kaynaklarının azalması ve yanlış su yönetiminin temel sorun olduğunu belirtti.
‘Tahribatın önüne geçilebilir’
Nikahang Kevser’e göre sulak alanların tamamen eski haline döndürülmesi artık mümkün olmayabilir. Ancak doğal su paylarının sağlanması ve su yönetim politikalarının değiştirilmesiyle tahribat sürecinin daha fazla ilerlemesinin önüne geçilebileceğini söyledi.
Sulak alanların kurumasının yalnızca çevresel bir sorun olmadığına dikkat çeken uzmanlar, sürecin biyolojik çeşitliliğin azalması, toz ve kum fırtınalarının artması, çevre bölgelerin iklim koşullarının değişmesi ve yerel halkın geçim kaynaklarının zarar görmesi gibi çok sayıda sonuç doğurduğunu belirtiyor.