Kirmanşah ve Abdanan’da baskıya rağmen protestolar sürüyor

Bir haftayı aşkın süredir devam eden Kirmanşah protestoları, yoğun güvenlik önlemleri ve askeri güç gösterilerine rağmen yayılıyor.

Kirmanşah – Rojhilat Kürdistan kenti olan Kirmanşah’ta protestoların başlamasının üzerinden bir haftadan fazla zaman geçti. Halk, şiddetli ve sert baskılara rağmen sokaklarda kalarak güvenlik güçlerine karşı direnişini sürdürüyor. İlk günlerden itibaren çok sayıda Kirmanşahlı yurttaş yaralandı ya da gözaltına alındı.

Bu süreçte Kirmanşah kenti ve çevre ilçelerde güvenlik güçlerinin varlığı belirgin biçimde artırıldı. Önceki protestolardan farklı olarak bu kez Sahne, Bisütun, Senkır, Harsin, Serpol-e Zahab, İslamabad, Dalaho, Mahideşt, Abdanan ve diğer bölgeler dahil olmak üzere Kirmanşah eyaletinin birçok ilçesinde halk eylemleri gerçekleşti. 6 Ocak akşamı düzenlenen kitlesel gösteride, protestocular kentin idari kontrolünü ele geçirdi.

Protestoların yayılmasıyla birlikte hükümet, eyaletteki baskıyı hem kapsam hem de şiddet açısından artırdı; bastırma araçları yalnızca korku yaratmak için değil, doğrudan öldürme amacıyla da devreye sokuldu. Bu kapsamda hükümet, Keneşt Boğazı’nda askeri tatbikat düzenleyip füze atışları yaparak güç gösterisinde bulundu. Gözlemcilere göre bu adım, rejimin Kirmanşah halkına destek amacıyla eyalet sınırlarında harekete geçebilecek muhalif gruplardan duyduğu kaygının bir yansıması şeklinde yorumlandı.

Güvenlik güçlerine rüşvet

Güvenilir kaynaklara göre hükümet, kendi güçleri arasındaki bütünlüğü korumak için onları tehditlerle ve zaman zaman özel erzak kartları gibi vaatlerle protestocularla dayanışmadan alıkoymaya çalışıyor. Kirmanşah ordusunda teğmen rütbesinde bir yetkili, tabur komutanının özel erzak sözü verirken aynı zamanda personelin dijital medya faaliyetlerinin yakından izlendiğini, en küçük bir hatanın tüm taburun cezalandırılmasına yol açabileceği uyarısında bulunduğunu doğruladı. Bu kaynağa göre, güçlerden herhangi birinin protestolara çevrimiçi destek vermesi halinde, diğer personelin onu yetkililere bildirmekle yükümlü olduğu yönünde talimat da verildi. Bu tehditler, rejimin kendi güçlerinin bir kısmının protestoculara katılmasından duyduğu endişeyi ortaya koyuyor. Buna karşın, askeri güçler içinde rejimin Kirmanşah’taki konumunu korumak adına öldürmeye varan şiddet uygulayan unsurların da bulunduğu bildiriliyor.

Gerginlik üst seviyede

Bu koşullar altında Kirmanşah’ta toplumsal atmosferin son derece gergin olduğu bildiriliyor. Halk, tehditlere ve yoğun güvenlik varlığına rağmen farklı biçimlerde sivil ve sokak direnişini sürdürerek itirazını dile getiriyor. Duvar yazıları, dağınık gösteriler ve mahallelerdeki esnaf grevleri, kolektif mücadelenin kararlılığının zayıflamadığını gösteriyor. Buna karşılık hükümet, interneti keserek ya da yavaşlatarak ve bilgi akışını sınırlayarak resmi anlatısını topluma dayatmaya çalışıyor. Ancak kent içinden paylaşılan görüntü ve tanıklıklar, baskı ve direnişin gerçek yüzünü ortaya koyarak gerçeğin tamamen gizlenmesini engelliyor.

Kirmanşah sembol oldu

Bu ortamda halk ile devlet güçleri arasındaki uçurum her geçen gün derinleşiyor. Resmi kurumlara duyulan güven ciddi biçimde azalırken, birçok yurttaş değişimin tek yolunun baskıya karşı durmak ve birlik olmak olduğuna inanıyor. Mevcut tablo, Kirmanşah ve Abdanan’ın yalnızca yerel protestoların değil, otoriterliğe karşı yaygın direnişin de sembolü haline geldiğini gösteriyor. Tüm baskılara rağmen bu bölgelerde protesto ve gösterilerin sürmesi bekleniyor.