Kayıp yakınları eylemlerinin 882’ncisini gerçekleştirdi
Kayıp yakınları ile İnsan Hakları Derneği Amed Şubesi, bu haftaki eylemde gözaltında kaybedilen Fethi Yıldırım’ın akıbetini sordu.
Amed - İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eyleminin 882’ncisini Koşuyolu Parkı’ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleşti. Bu haftaki eylemde 4 Ocak 1994 tarihinde gözaltında kaybettirilen Fethi Yıldırım’ın akıbetini sordu. Eylemde ilk olarak konuşan İHD Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, 30 yıl bu mücadeleyi sürdürdüklerini belirterek, “Her hafta burada hikayesini paylaştığımız insanların akıbetinin hala açıklanmamış olması devlet açısından bir utançtır” dedi.
Fethi Yıldırım’ın kayıp hikayesi
Ardından Fethi Yıldırım’ın hikayesini Kayıp Komisyonu üyesi Fırat Akdeniz okudu. Fırat Akdeniz, Fethi Yıldırım’ın hikayesini şu sözlerle paylaştı: “Riha’nın Wêranşar ilçesinde yaşayan Fethi Yıldırım, dört kardeşin üçüncüsüdür. Viranşehir Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1978-1979 yıllarında ilçe merkezinde meydana gelen bir cinayet nedeniyle tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne konulmuştur. Yargılama sürecinde Devrimci Doğu Kültür Dernekleri (DDKD) üyesi olmak ve söz konusu cinayetin faili olmakla suçlanmış, bu kapsamda hapis cezasına mahkum edilmiştir. Cezaevinde dört yıl kaldıktan sonra tahliye edildiği gün zorunlu askerlik hizmetini yapmak üzere Agirî ili Panos ilçesine sevk edilmiştir.
Burada acemi birliğini tamamladıktan sonra Bolu Askeri Jandarma Tugayı’nda askerlik hizmetini tamamlamış ve ardından Wêranşar’a dönmüştür. Bir süre yalnızca çiftçilikle uğraşan Yıldırım, daha sonra kurulan Demokrasi Partisi’nin (DEP) yönetim kuruluna girerek aktif siyasi faaliyet yürütmeye başlamıştır.1993 yılı Ekim ayı başlarında DEP yönetiminde yer alan Mehmet Çakı gözaltına alınmıştır. Çakı, gözaltı sürecinin ardından Yıldırım ailesinin evine gelerek, gözaltında tutulduğu süre boyunca kendisine Fethi Yıldırım hakkında sorular yöneltildiğini söylemiştir. Bu sırada Fethi Yıldırım İstanbul’da bulunmaktadır. Bu gelişmeler üzerine abisi Süleyman Yıldırım, kardeşi Fethi Yıldırım’ı telefonla arayarak yaşananları kendisine aktarmış; bunun üzerine Fethi Yıldırım ertesi gün Wêranşar’a dönmüştür. Yıldırım, 4 Ocak 1994 akşamı Almanya’da ikamet eden arkadaşı Abdo Mutlu’nun Wêranşar’a geldiğini, DEP Yönetim Kurulu üyesi olan Ali Kuran ve Naci Kapancılar ile birlikte Mutlu’nun evine gideceklerini ailesine söylemiştir. Saat 17.30 sıralarında evden ayrılarak Abdo Mutlu’nun evine gitmişlerdir. Burada bir süre bulunduktan sonra Viranşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından eve baskın düzenlenmiş ve ev sahibi Abdo Mutlu ile birlikte Ali Kuran, Naci Kapancılar ve Fethi Yıldırım gözaltına alınmıştır. Aynı gün saat 23.00 sıralarında serbest bırakılan Ali Kuran, Süleyman Yıldırım’ı telefonla arayarak gözaltına alındıklarını ancak Fethi Yıldırım dışında kendilerinin serbest bırakıldığını bildirmiştir.
Gözleri bağlandı tutanak imzalatıldı
Olayın ayrıntılarını öğrenmek amacıyla Süleyman Yıldırım, ertesi gün Ali Kuran ve Naci Kapancılar ile görüşmüştür. Kuran ve Kapancılar, yaşananları şu şekilde aktarmışlardır: ‘Evde oturduğumuz sırada İlçe Emniyeti’nden aralarında Selçuk Uygur, Osman Harman, Alptekin Kartal ve Uğur Avşar isimli polislerin de bulunduğu kalabalık bir grup geldi. Bizi bir araya toplayarak hangimizin Fethi Yıldırım olduğunu sordular. Fethi’nin kim olduğunu öğrendikten sonra dördümüzün de gözlerini bağlayarak götürdüler. Yaklaşık iki saat sonra gözlerimizi açarak önümüze konulan bir tutanağı imzalamamızı istediler. Bu sırada Fethi’nin yanımızda olmadığını fark ettik. Tutanağı imzaladıktan sonra bizi serbest bıraktılar.’
Ailenin başvurusu kabul edilmedi
Fethi Yıldırım’ın ailesi, olayın ardından yetkili tüm mercilere başvuruda bulunmuş; ancak herhangi bir yanıt alamamıştır. Bunun üzerine, 26 Ocak 1994 tarihinde adı geçen polisler hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. Suç duyurusuna 14 Eylül 1994 tarihinde verilen yanıtta, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 15/3 maddesi uyarınca görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın İlçe İdare Kurulu’na gönderildiği belirtilmiştir. İlçe İdare Kurulu’nun konuya ilişkin verdiği kararı öğrenmek amacıyla Yıldırım ailesi tarafından 15 Eylül 1994 tarihinde başvuruda bulunulmuş; ancak başvuru kabul edilmediği gibi herhangi bir yanıt da verilmemiştir. Fethi Yıldırım’dan bu tarihten sonra bir daha haber alınamamıştır.”
Hikâyenin okunmasının ardından oturma eylemi yapıldı.