Iraklı kadınlardan velayet hakkı için eylem
Bağdat’ta bir araya gelen kadınlar, Caferi Kişisel Statü Düzenlemesi’nde annelerin velayet hakkını tehdit eden maddelerin kaldırılmasını istedi.
RAJA HAMİD RAŞİD
Bağdat- Irak’ın başkenti Bağdat’ta anneler, çocuklarının velayet hakkını korumak ve Caferi Kişisel Statü Düzenlemesi’ndeki hak ihlallerine karşı seslerini yükseltmek için bir araya geldi. Ülkenin farklı bölgelerinden kadın aktivistlerin de destek verdiği eylemde, evlilik sözleşmelerinin taraflardan birinin kararıyla değiştirilmesine karşı çıkıldı.
Geçtiğimiz yıl 1959 tarihli 188 Sayılı Kişisel Statü Kanunu’nda yapılan değişikliklere dayanak oluşturan Caferi düzenlemesinin kaldırılmasını isteyen kadınlar, Bağdat’ın merkezindeki Firdevs Meydanı’nda protesto düzenledi. Kadınlar, velayet hakkının annelerin rızası dışında babalara devredilmesinin çocukların yaşamını ve aile içindeki güven ortamını tehdit ettiğini belirtti.
‘Evlilik sözleşmesi tek taraflı değiştirilemez’
Eyleme katılan Renda Halil, en önemli taleplerinin evlilik sözleşmelerinin tek taraflı değiştirilmesine son verilmesi olduğunu söyledi. Boşanmayla sona eren bir evlilik sözleşmesinin koşullarının sonradan değiştirilerek annenin onayı olmadan velayetin babaya verilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Renda Halil, kendi yaşadıklarını da anlattı.
Eski eşinin evlilik sözleşmesini tek taraflı değiştirdiğini söyleyen Renda Halil, kızlarının tercih hakkını kullanmasının ardından velayeti aldığını, ancak daha sonra çıkarılan 93 sayılı kararla bu hakkının elinden alındığını ifade etti.
Renda Halil, çocukların üstün yararının gözetilmesi gerektiğini vurgulayarak, onları aile ortamından ve güvenceden mahrum bırakan yasal düzenlemelerin kaldırılmasını istedi.
Silêmanîli kadınlardan dayanışma
Eyleme Silêmanî’den katılan Kadınların Özgürleşmesi Örgütü temsilcisi ve 188 İttifakı üyesi Negde Osman da kadınlara destek verdi. Silêmanîli kadınlar adına dayanışma açıklamasını okuyan Negde Osman, velayet hakkı için mücadele eden annelerin yanında olduklarını belirterek anne ve çocukların haklarını ihlal eden kararların iptal edilmesini talep etti.
‘Kadın hakları siyasi çıkarlara kurban edilmemeli’
Sivil toplum aktivisti Menar El Akabi ise Iraklı kadınların haklarının korunması gerektiğini belirterek Caferi düzenlemesinin dini olmaktan çok siyasi amaçlar taşıdığını dile getirdi. Düzenlemenin Caferi mezhebinin hükümlerini gerçekte yansıtmadığını söyleyen Menar El Akabi, içerdiği çelişkilere dikkat çekti. Düzenlemenin dokuz yaşındaki bir kız çocuğunun evlendirilmesine izin verirken aynı yaştaki bir çocuğa anne ve babası arasında seçim yapma hakkı tanımadığını belirtti.
Menar El Akabi, “Düzenleme, çocuklar için Caferi mezhebinde bulunmayan bir erginlik yaşı belirliyor. Ayrıca evlilik sözleşmesi iki tarafın karşılıklı rızasına dayanmasına rağmen erkeğe annenin onayı olmadan sözleşmeyi değiştirme hakkı tanıyor” dedi.
Düzenlemenin seçim hesaplarına ve siyasi çıkarlara hizmet ettiğini belirten Menar El Akabi, aile içindeki güven ortamını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan çocukların şiddet ve mağduriyet yaşadığını, annelerin ise baskı, şiddet ve pazarlıklarla karşılaştığını söyledi.
Kendisinin yasadan doğrudan zarar görmediğini ancak bir anne, kadın ve sivil toplum aktivisti olarak Iraklı kadınlara yönelik haksızlıkları kabul etmediğini belirten Menar El Akabi, kadınların haklarını korumak için dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini vurguladı.
‘Babamın yanına dönmekten korkuyorum’
Eyleme katılan 18 yaşındaki Zeynep Ahmed ise yaşadığı şiddeti ve babasıyla yaşamaya zorlanma korkusunu anlattı. Nerede yaşayacağına kendisinin karar vermek istediğini belirten Zeynep Ahmed, bu hakkını savunmak için eyleme katıldığını söyledi. Babasının annesinden kendisinin yokluğunda boşandığını ve çocukların kendisine teslim edilmesini istediğini anlatan Zeynep Ahmed, rızası dışında babasıyla yaşamayı reddettiğini ifade etti. Babasının psikolojik sorunları olduğunu ve kendisine cinsel tacizde bulunduğunu anlatan Zeynep Ahmed, bu davranışların annesinin boşanma nedenleri arasında yer aldığını söyledi.
Zeynep Ahmed, babasının velayeti annesinden almak amacıyla kendilerini yakmaya çalıştığını, kardeşini arabayla ezmeye kalkıştığını ve aile üyelerini ölümle tehdit ettiğini ifade etti. Sürekli işkenceye maruz kaldıklarını söyleyen Zeynep Ahmed, yeniden babasıyla yaşamaya zorlanmaktan korktuğunu dile getirerek, “O koşullara geri dönmektense ölmeyi tercih ederiz” sözleriyle yaşadığı çaresizliği anlattı.