Güney Libya’da kadınlar yerel kaynakları gelire dönüştürüyor

Libya’nın güneyindeki kadınlar, tarımsal ürünleri işleyerek aile gelirine katkı sunuyor. Ekolojik tarım eğitimleri ise yerel kaynakları ekonomik fırsata dönüştürerek kadınların üretici ve gelir sahibi konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.

AZİZE HÜSEYİN

Libya- Libya’nın güneyinde tarım yalnızca gıda üretimi anlamına gelmiyor. Birçok aile için tarım, özellikle aile içinde ya da tarımsal faaliyetler ve bunlarla bağlantılı üretim alanlarında çalışan kadınlar açısından sürdürülebilir bir gelir kaynağına dönüşebilecek ekonomik bir kaynak oluşturuyor.

Bu kapsamda Sebha, Ubari, Gat, Temenhint ve Tragen bölgelerinden kadınlar, “Vaha ve Kalkınma” tarafından Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve Libya Güney Kadın Birliği işbirliğiyle düzenlenen ekolojik tarımsal geçim kaynakları eğitimine katıldı. Eğitimde, katılımcıların yerel tarımsal kaynaklardan yararlanma ve bu kaynakları yerel topluluklar içinde ekonomik fırsatlara dönüştürme konusundaki bilgilerinin geliştirilmesi amaçlandı.

Kadınlar tarımsal ürünleri işleyerek ekonomilerine katkı sağlıyor

2002 yılında Bitkisel Üretim Bölümü’nden mezun olan ziraat mühendisi Ayşe Ali el-Bureyki, güneyde birçok ailenin tarımsal ürünlere ve bunların sağlayabileceği ek gelir kaynaklarına dayandığını belirterek bu tür eğitimlerin öneminin bölgede giderek arttığını ifade ediyor.

Ayşe Ali el-Bureyki, hurma ağacının yerel tarımsal kaynakların aile ekonomisini destekleme kapasitesine açık bir örnek olduğunu belirterek, hurma ürünlerinin yalnızca meyve olarak tüketilmediğini, doğal hurma ve hurma ezmesi gibi çeşitli ürünlere dönüştürülebildiğini, bunun yanı sıra hurma ağaçlarının artıklarından da bazı üretim alanlarında ve ev içi kullanımlarda yararlanılabileceğini söylüyor.

Ayşe Ali el-Bureyki, kadınlar açısından bu kaynakların ekonomik bir fırsata dönüşebileceğini belirtiyor. Özellikle düzenli bir iş imkânına sahip olmayan kadınların, tarımsal ürünlerin işlenmesi ve değerlendirilmesine ilişkin temel beceriler edinerek aile gelirine katkı sunabileceklerini ifade ediyor.

Eğitimin yalnızca tarımsal konulara odaklanmadığını belirten Ayşe el-Bureyki, edinilen bilgi ve becerilerin toplum içerisindeki diğer kadınlara nasıl aktarılacağının da ele alındığını söylüyor. Ona göre bu konu, kadınların yerel düzeyde güçlendirilmesi açısından önemli bir boyut taşıyor. Çünkü bilgi yalnızca eğitime katılan kadınlarla sınırlı kalmıyor, daha geniş kadın gruplarına aktarılabiliyor.

‘Pratik bilgiye sahip olmak yeterlidir’

Ayşe El-Bureyki, eğitim almamış kadınların da bu becerilerden yararlanabileceğine dikkat çekerek, tarımsal kaynaklardan ekonomik anlamda faydalanmak için yüksek eğitim düzeyinin zorunlu olmadığını vurguluyor. Bunun yerine pratik eğitim ile üretim, işleme ve pazarlama yöntemlerine ilişkin bilgiye sahip olmanın yeterli olabileceğini belirtiyor.

Bu yönüyle eğitim, ekolojik tarımı yalnızca bir üretim yöntemi olarak değil, kadınların aileleri ve toplumları içerisindeki ekonomik katılımını güçlendirebilecek bir araç olarak ele alıyor. Yerel kaynaklardan yararlanılması, israfın azaltılması ve tarımsal ürünler ile bunların artıklarının ekonomik değere dönüştürülmesi bu yaklaşımın temel unsurlarını oluşturuyor.

Tarımın ekonomik ve toplumsal yaşamın bir parçasını oluşturduğu Libya’nın güney bölgelerinde bu yaklaşım kadınlar açısından ayrı bir önem taşıyor. Tarımsal beceriler, evde gıda üretimi ve yerel kaynakların değerlendirilmesi, kadınlara aile ekonomisine daha fazla katılabilecekleri alanlar sunarken, onları zaman içerisinde yalnızca tüketici konumundan üretici ve gelir sahibi konumuna taşıyabilecek bir imkân yaratıyor.