Gazze’de çocuk yaşta evlendirilmeler artıyor

Gazze’de savaşın derinleştirdiği ekonomik kriz ve güvensizlik ortamı, çocuk yaşta evlendirilmeleri yeniden artırdı. Uzmanlara göre eğitimden uzak kalan kız çocukları, aile baskısı, şiddet ve psikolojik travmalarla baş başa bırakılıyor.

RAFİF ESLEEM

Gazze - Gazze Şeridi’nde savaş süreci ve sonrasında, 18 yaş altındaki kız çocuklarının evlendirilmesi toplumda giderek yaygınlaşan bir olgu hâline geldi. Bunun başlıca nedenleri arasında savaşın ailelere yüklediği ağır ekonomik koşullar ile daha önce bu gruplara destek ve koruma sağlayan denetim mekanizmalarının, kadın ve insan hakları merkezlerinin işlevsiz kalması gösteriliyor.

Zorla evlendirilen bir çocuğun hikayesi

Erken yaşta evlendirilen çocuklardan biri olan Ş.A., yaşadıklarını “İlk kez 16 yaşındayken bana evlilik teklif edildi ve reddettim. O zaman babam hayattaydı” sözleriyle anlatıyor.

Ancak Ş.A., 17 yaşına geldiğinde babasının hayatını kaybettiğini ve ağabeyinin onu zorla evlendirdiğini söylüyor. Bu süreçte okuldan alınarak eğitim hayallerinin de sona erdiğini ifade ediyor ve şunları söylüyor:

“Kendimi kurtarmaya çalıştım ama ağabeyim bana ağır hakaretler etti. O gün sustum, bugün de eşimin hakaretlerine ve şiddetine sessiz kalıyorum. Vücudumun birçok yerinde morluklar bıraktı.”

Genç kadın, eşinin her seferinde bir daha şiddet uygulamayacağına dair söz verdiğini ancak kısa süre sonra her şeyin yeniden başladığını belirtiyor.

Ş.A., kendisini iki zor seçenek arasında sıkışmış hissediyor: Ya eşinin şiddetine katlanacak ya da ailesinin yanına dönüp, bu kez kendisinden çok daha yaşlı biriyle yeniden evlendirilecek.

Ş.A,, tüm baskılara rağmen lise eğitimini tamamlamayı başardığını söylüyor. Ancak üniversite hâlâ gözlerinde yaşlarla anlattığı uzak bir hayal.

Annesini ziyaret ettiğinde eşinin sürekli yanında oturduğunu, herhangi bir şey anlatmasını engellediğini ifade ederek, bugün tek başına konuşabilmesini “mucize” olarak tanımlıyor.

Savaşla geri dönen eski bir sorun

Kadın İşleri Merkezi’ndeki hukuk ofisinde görev yapan psikolojik danışman Hedil Abid, çocuk yaşta evliliğin aslında eski ve ataerkil bir gelenek olan bir sorun olduğunu söylüyor.

Hedil Abid’e göre bu sorun zamanla azalmaya başlamıştı ancak savaşın şiddetlenmesiyle yeniden yaygınlaştı. Bunun nedenleri arasında toplumdaki eğitim ve kültür seviyesinin gerilemesi, ahlaki çöküş ve ailelerin kız çocuklarını istismar ve cinsel tacizden koruma kaygısı bulunuyor.

Hedil Abid devamında şöyle diyor: “Sürekli yer değiştirme ve istikrarsız yaşam koşulları da aileler üzerindeki baskıyı artırdı. Bazı aileler, maddi yükü hafifletmek veya bakım sorumluluğundan kurtulmak amacıyla kız çocuklarını erken yaşta evlendirmeye yöneldi.”

Gazze’de okulların yıkılmasının da  bu durumun önemli sebeplerinden biri olarak görüldüğünü dile getiren Hedil Abid “Daha önce eğitimlerini sürdürmek isteyen birçok kız çocuğu evliliği erteliyordu. Ancak eğitim hayatının ortadan kalkmasıyla birlikte bazı ailelerde kız çocuklarının toplumdaki temel rolünün artık “eş” veya “anne” olmak olduğu düşüncesi yaygınlaştı” diye belirtiyor.

Hedil Abid, birçok genç kadının erken yaşta evliliğin getirdiği sorumlulukları taşıyamayacağını bildiği için evliliği reddettiğini söylüyor. Ancak aile baskısı arttığında bazı kız çocuklarının intihara yöneldiğini belirtiyor.

Uzmanlar: Aileler erken yaşta evliliğin etkileri konusunda bilinçlendirilmeli

Bu nedenle ailelerin genç kadınlarla sağlıklı iletişim kurmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan uzman, kız çocuklarının kendilerini toplum için bir yük gibi hissetmemesi gerektiğini söylüyor.

Hedil Abid ayrıca, 15 yaş altındaki kız çocuklarına ait 400 evlilik belgesinin “sıradan bir haber” olarak görülemeyeceğini belirtiyor.

Uzmanlar, bu çocukların ekonomik destek, eğitim imkânı ve psikolojik korumaya ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Aynı zamanda ailelerin erken yaşta evliliğin psikolojik ve toplumsal zararları konusunda bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Kız çocuklarının eğitim hakkının korunması ve bu vakalara destek verecek merkezlerin kurulması gerektiği de özellikle dile getiriliyor.