Gazeteci Hêvîdar Xalid: Alternatif medya kadınların iradesini görünür kıldı
Kuzey-Doğu Suriye’de kadınların geliştirdiği alternatif medya anlayışının kadınların iradesini ve öncülüğünü görünür kıldığını belirten gazeteci Hêvîdar Xalid, “Tüm bunlar kadın devriminin kazanımlarının sonucudur” dedi.
NEXEM ÇAÇAN
Qamişlo - Savaşların artık yalnızca silahlarla yürütülmediği günümüzde medya, gerçek ile dezenformasyonun karşı karşıya geldiği önemli bir mücadele alanına dönüştü. Bilgi ise toplumsal bilinci etkilemek ve kamuoyunu şekillendirmek için kullanılan en etkili araçlardan biri haline geldi. Kuzey ve Doğu Suriye'de Rojava Devrimi'nin gelişmesiyle birlikte kadın gazeteciler bu mücadelenin ön saflarında yer alarak sahadaki gelişmeleri kamuoyuna aktardı ve toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını savunmaya devam etti. Gazeteci Hêvîdar Xalid, ajansımıza yaptığı değerlendirmede Kuzey ve Doğu Suriye’de yürütülen medya çalışmalarını ve kadın gazetecilerin hakikatin görünür kılınmasındaki rolünü anlattı.
‘Tüm baskılara rağmen gazetecilik faaliyetleri sürdürüldü’
Baas rejimi döneminde Kürt basınının karşı karşıya kaldığı zorluklara dikkat çeken Hêvîdar Xalid, "Halk ayaklanmasının Suriye'de başladığı dönemde medya alanındaki koşullar oldukça zorluydu ve çalışmalar son derece sınırlı imkanlarla yürütülüyordu. Baas hükümetinin iktidarda olduğu süreçte uygulanan baskıcı politikalar ve ağır yaptırımlar medya çalışmalarını doğrudan etkiliyordu. Bu durum yalnızca Kürt basını ya da kadın basını için değil, hükümete muhalif olan herkes ve görevini özgürce yerine getiremeyen tüm gazeteciler için geçerliydi. Tüm baskılara ve en ağır koşullara rağmen gazetecilik faaliyetleri sürdürülüyordu" dedi.
‘Devrim öncesi tüm çalışmalar gizli yürütülüyordu’
Hêvîdar Xalid, 1990'lı yıllarda birçok Kürt dergisinin Suriye dışında gizli şekilde yayımlandığını belirterek, "1990'lı yıllarda Dengê Jiyan, Dengê Kürdistan ve daha birçok Kürt dergisi Suriye dışında basılıyordu. Devrim öncesinde Suriye'de bir makale ya da haber hazırlamak bile son derece zordu. Çünkü tüm çalışmalar gizlilik içinde yürütülüyordu. Suriye'de krizin başlamasının ardından bazı çevreler bu süreci 'Suriye Devrimi' olarak adlandırdı. Ancak bu hareket, özgürlük ve otoriter yönetimin sona ermesi amacıyla ortaya çıktı. Rojava'da ise 19 Temmuz Devrimi'nin ardından toplumsal alanda başlayan dönüşüm birçok koşulu değiştirdi. Kadın öncülüğü, kültür, sanat ve özellikle medya alanında önemli gelişmeler yaşandı ve birçok tarihi adım atıldı” ifadelerinde bulundu.
Kadınların Rojava Devrimi'ne damga vurduğunu, özellikle kadın gazetecilerin devrim sürecinde önemli bir rol üstlendiğini kaydeden Hêvîdar Xalid, sözlerine şöyle devam etti:
"Medya alanında atılan adımlar büyük emek ve zorluklarla hayata geçirildi. Basın emekçileri ve özellikle kadın gazeteciler çok ağır koşullarda çalıştı. Çünkü bu bölgede ilk kez kadınlar bu ölçekte medya çalışmalarının bir parçası oluyordu. Kadınların kamera kullanması, haber yazması ve kendilerini özgürce ifade etmesi yeni bir deneyimdi. Rojava Kürdistanı'nda başlayan devrimin tarihinin kadınların düşüncesi, kalemi ve bakış açısıyla yazılması gerekiyordu. Bu nedenle medya kurumlarının yanı sıra birçok bağımsız kadın kurum ve örgütü de devrimin kazanımları arasında kuruldu ve devrime öncülük etti. Aynı zamanda bu devrimin sesi ve rengi olmayı hedeflediler. Demokratik ulus bilinci, özgür yaşam ve halkların kardeşliği anlayışı temelinde tüm halkların kendi düşüncesi, kimliği ve kültürüyle ortak bir yaşam kurabilmesi için mücadele ettiler. Kadın gazeteciler gerçekleri belgelemek uğruna birçok kez yaşamlarını ortaya koydu. Sınırlı imkanlara ve tüm zorluklara rağmen medya alanında büyük bir öncülük sergilendi. Bu mücadelenin sonunda birçok kadın gazeteci, hakikatin karanlıkta kalmaması için büyük bir mücadele yürüttü ve bu uğurda şehitlik mertebesine ulaştı."
‘Kadın gazeteciler en ön saflardaydı’
Kadın gazetecilerin Kobanê'de çok sayıda direniş hikayesini belgelediğini dile getiren Hêvîdar Xalid, "Kobanê direnişinde, DAİŞ'in kente yönelik vahşi saldırılarına karşı yürütülen mücadelede kadın gazeteciler en ön saflarda yer aldı. Kamera ve kalemleriyle direnişi dünyaya duyuran kadın gazeteciler, çalışmalarını bugüne kadar sürdürdü. Kadın gazeteciler direnişi tüm ayrıntılarıyla takip ederek kayıt altına aldı. Savaşçıların, annelerin ve hakikati belgelemek için yaşamını yitiren gazetecilerin birçok direniş hikayesini kaleme alarak tarihe taşıdılar. Tüm zorlu koşullara rağmen etkili bir çalışma yürütüldü. Bu gerçek, kadınların direnişinin ülke dışında ve dünya genelinde duyulmasını sağladı” diyerek, bununda gazetecilerin kameraları ve kalemleri sayesinde gerçekleştiğini söyledi.
Hêvîdar Xalid, bugün kadın televizyonları ve kadınlara ait bağımsız haber ajanslarının bulunmasının verilen mücadelenin sonuçları olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bugün Rojava Kürdistanı'nda ve Suriye genelinde birçok kurum medya alanında çalışmalar yürütüyor. Özellikle erkek egemen anlayışa karşı, Rojava'da kadınların geliştirdiği alternatif medya anlayışı, kadınlara dayatılan tüm kalıpları kırmayı hedefledi. İktidar odaklı medyada kadın gazetecilere çok sınırlı bir alan tanınırken, Rojava medyasında demokratik ulus anlayışı temelinde, etik ve politik bir yaklaşımla kadınların iradesi, öncülüğü ve gerçek kimliği esas alınarak bir çalışma yürütülüyor. Bugün Ortadoğu düzeyinde kadın televizyonları ve kadın ajansları ortaya çıktı. Kadınlar programlar, dosyalar ve haberler aracılığıyla kendilerini ifade ederek özgür kadın anlayışının ölçülerini ortaya koydu. Tüm bunlar kadın devriminin mücadelesinin ve kazanımlarının sonucudur. Tüm halklardan kadınlar medya çalışmalarına katılarak önemli bir rol üstlendi."