Golestan Üniversitesi’nde yurt ücretleri iki katına çıktı

İran’daki Golestan Üniversitesi’nde devlet yurdu bulunmaması nedeniyle özel yurtlarda kalmak zorunda olan şehir dışından gelen öğrenciler, yeni eğitim yılı öncesinde artan barınma maliyetleriyle karşı karşıya.

Haber Merkezi - Golestan Üniversitesi’nde şehir dışından gelen öğrenciler, yeni eğitim yılının başlamasına kısa süre kala özel yurt ücretlerindeki ciddi artış ve sınırlı barınma seçenekleri nedeniyle zor durumda. Bazı öğrenciler, barınma giderlerinin eğitim masrafları içindeki en ağır kalemlerden biri haline geldiğini ve düşük gelirli öğrencilerin eğitimlerini sürdürmesini güçleştirdiğini belirtiyor.

Devlet üniversitesi olmasına rağmen Golestan Üniversitesi’nin devlet yurdu bulunmuyor. Barınmaya ihtiyaç duyan öğrenciler, üniversitenin gözetimindeki veya yönlendirdiği özel yurtları ve konaklama merkezlerini kullanmak zorunda kalıyor. Devlet yurdunun bulunmaması ve yüksek barınma maliyetleri, üniversite öğrencilerinin son yıllarda da tepki gösterdiği konular arasında yer alıyor.

Barınma maliyetleri iki katına çıktı

Ancak öğrencilerin endişelerini artıran temel unsur, yurt ücretlerindeki ciddi yükseliş oldu. Öğrencilerin aktardığı bilgilere göre geçen yarıyılda yaklaşık 9 milyon tümen olan kız öğrenci yurtlarının ücretleri, yeni eğitim yılında bir dönem için yaklaşık 18-20 milyon tümene yükseldi. Böylece barınma maliyeti yaklaşık iki katına çıktı.

Öğrenciler, ücretlerdeki artışın hizmet ve imkanlarda buna paralel bir iyileşmeyle birlikte gerçekleşmediğini belirtiyor. Bazı yurtlarda odaların aşırı kalabalık olması, hijyen koşullarının yetersizliği ve imkanların düşük kalitesi gibi sorunların devam ettiği ifade ediliyor.

Başka bir kentten eğitim için Gorgan’a gelen bir öğrenci, eğitim veya harç masraflarıyla karşılaşmadan önce en temel ihtiyacı olan barınma için yüksek bir ödeme yapmak zorunda kalıyor. Yaşam maliyetleri, konut kiraları ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle ailelerin önemli bir bölümünün ekonomik baskı altında olduğu bir dönemde yurt ücretlerinin iki katına çıkması, birçok öğrenci için karşılayamayacağı bir bedeli ödemek, elverişsiz barınma koşullarını kabul etmek veya eğitimini bırakmak arasında zorunlu bir tercihe dönüşebilir.

Yük öğrencilere ve ailelere kalıyor

Öğrencilerin itirazları yalnızca bu yılki ücret artışıyla sınırlı değil. Bazı öğrenciler, geçen yarıyılda derslerin çevrim içi yapılması nedeniyle yurtları fiilen kullanmadıklarını ancak kendilerinden tam konaklama ücreti alındığını ve kullanılmayan dönem için uygun bir geri ödeme veya indirim yapılmadığını belirtiyor.  Devlet yurdunun bulunmaması da öğrencilerin barınma ihtiyacının önemli bölümünün özel yurt piyasasına bırakılmasına neden oluyor. Bu piyasadaki maliyetler doğrudan öğrencilerin ve ailelerinin üzerine yükleniyor. Dolayısıyla bir üniversitenin devlet üniversitesi olması, öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için karşılanabilir barınma imkanlarına sahip oldukları anlamına gelmiyor.

Eğitim hakkı engelleniyor

Barınma maliyetlerinin öğrencinin üniversitede kalıp kalmama kararını belirleyen bir unsura dönüşmesi ise sorunu daha da ağırlaştırıyor. Eğitim hakkı kazanan bir öğrenci, yurt veya kira masrafını karşılayamadığı için eğitimini bırakmak zorunda kalıyorsa, yükseköğrenim sürecinin bir bölümünü akademik yeterliliğine göre değil, ekonomik gücüne göre sürdürebiliyor.

Öğrenciler, yurt ücretlerinin nasıl belirlendiğine, fiyatlardaki ciddi artışın nedenine, sunulan hizmetlerin niteliğine, çevrim içi eğitim döneminde alınan ücretlerin durumuna ve üniversitenin düşük gelirli öğrencileri desteklemeye yönelik planlarına ilişkin şeffaf açıklama talep ediyor.

Yurt meselesinin yalnızca sosyal veya hizmete ilişkin bir konu olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken öğrenciler, şehir dışından gelenler için barınmanın eğitim imkanının bir parçası olduğunu vurguluyor.