Fas’ta yaz saati uygulaması: Kadınlar üzerindeki etkisi ne?
İş hayatının gereklilikleri ile aile içi bakım sorumlulukları arasında, Fas’ta uygulanan yaz saati, özellikle sabah saatlerinde kadınların günlük yükünü artırıp artırmadığına dair soruları gündeme getiriyor.
HANAN HARET
Fas - Fas, 2018 yılından bu yana neredeyse kalıcı olarak GMT+1 saat dilimini uyguluyor. Yetkililere göre bu adım, özellikle Avrupa’daki ekonomik ortaklarla zaman uyumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
Ülke daha önce yaz ve kış saati uygulamasını birlikte kullanıyordu. Ancak daha sonra Ramazan ayı hariç olmak üzere yıl boyunca yaz saatinin uygulanmasına karar verildi; Ramazan’da ise geçici olarak resmi saat (GMT) sistemine dönülüyor. Buna rağmen resmi saate 60 dakika eklenmesi, günlük yaşam ritmini değiştirdiği gerekçesiyle toplumda tartışma yaratmaya devam ediyor.
Bu bağlamda tartışma yalnızca ekonomik faydayla sınırlı kalmayıp, “zaman adaleti” olarak adlandırılan, aile içinde zamanın nasıl paylaşıldığı meselesini de kapsayacak şekilde genişledi.
Bu durum, özellikle günlük yaşamın düzenlenmesine ilişkin ücretsiz emeğin büyük kısmını üstlenen kadınlar açısından, zaman düzeninin yük dağılımındaki eşitsizliği artırıp artırmadığı sorusunu gündeme getiriyor.
Siyasi, sendikal ve hak savunucusu aktivist Fatıma Afid, yaz saati tartışmasının teknik bir karar olmanın ötesine geçtiğini, günlük yaşam kalitesi ve aile içindeki iş bölümüyle ilgili sorular doğurduğunu belirtti. Fatıma Afid’e göre, bu saat uygulamasının etkilerini en fazla kadınlar hissediyor. Özellikle kış aylarında günün karanlıkta başlaması, çocukların hazırlanması ve işe gidiş gibi sabah rutinlerini daha da zorlaştırıyor.
Fatıma Afid ayrıca bu zaman düzeninin, bireylerin biyolojik ritmiyle tam uyumlu olmaması nedeniyle genel sağlık, odaklanma ve enerji seviyeleri üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti.
Sabah yorgunluğu
Kış aylarında bu zorluklar daha belirgin hale geliyor. Birçok kadın gününe karanlıkta, aile sorumlulukları ve iş yükü arasında başlamak zorunda kalıyor.
Kazablanka’da hizmet sektöründe çalışan ve üç çocuk annesi olan Semira R., “Karanlıkta uyanıyoruz, gün daha başlarken zor oluyor” dedi.
Öte yandan lise öğrencisi Hind A., özellikle kış aylarında sabah erken saatlerde okula gitmenin ek bir zorluk yarattığını, bazı bölgelerde yetersiz aydınlatma ve ulaşım sorunlarının bu durumu daha da güçleştirdiğini ifade etti.
Günlük yük
Kadınların tanıklıkları, günlük yaşamın düzenlenmesinin daha fazla çaba gerektirdiğini ortaya koyuyor. Çocukların hazırlanması ve ev işlerinin yürütülmesi çoğunlukla kadınların sorumluluğunda kalırken, kadınlar aynı zamanda ev dışında da çalışıyor.
Bu durum, aile içindeki iş yükü dağılımındaki eşitsizliği gözler önüne seriyor. Günlük yaşamın organizasyonuna ilişkin ücretsiz emeğin büyük kısmını üstlenen kadınlar için zaman düzenindeki değişiklikler daha hassas hale geliyor.
Fatıma Afid’e göre bu durum, aile içinde sürekli bir yorgunluğa yol açıyor. Saat uygulamasının etkileri yalnızca günlük düzenle sınırlı kalmayıp, özellikle okul çağındaki çocukların sağlık ve dikkat düzeyini de etkiliyor.
Süren tartışmalar
Aradan yıllar geçmesine rağmen saat uygulamasına ilişkin tartışmalar kamuoyunda devam ediyor. Son dönemde, anayasanın sağladığı yurttaş katılım mekanizmaları çerçevesinde bu kararın yeniden değerlendirilmesini talep eden sivil girişimler ve imza kampanyaları gündeme geldi.
Fatıma Afid, bu girişimlerin toplumsal farkındalığın arttığını ve yurttaşların günlük yaşamlarını etkileyen politikalara daha fazla dahil olmak istediğini gösterdiğini belirtti. Fatma Afid, saat düzenine ilişkin tartışmaların yalnızca ekonomik boyutla sınırlı kalmaması, aynı zamanda psikolojik ve fiziksel sağlık ile aile yaşam dengesi gibi unsurları da kapsaması gerektiğini vurguladı.
Son olarak, zaman politikalarının ekonomi ile günlük yaşam arasında bir denge kurması gerektiğini kaydeden Fatma Afid, özellikle kadınlar ve çocuklar gibi daha fazla etkilenen kesimlerin dikkate alınmasının önemine dikkat çekti.
Yaz saati uygulamasına dönük memnuniyetsizlik
Mart 2026’da Fas’ta başlatılan geniş çaplı bir kampanya kapsamında, yaz saatinin kaldırılması ve doğal saat düzenine dönülmesi talebiyle bir çevrim içi imza kampanyası başlatıldı. Kampanya 300 bini aşkın imzaya ulaştı ve bu durum, yaz saati uygulamasına yönelik geniş toplumsal memnuniyetsizliği ortaya koydu.
İmzacılar ve aktivistler, yaz saatinin biyolojik ritmi bozduğunu, fiziksel ve ruhsal sağlık üzerinde olumsuz etkiler yarattığını, ayrıca özellikle çocukların karanlıkta okula gitmek zorunda kalması nedeniyle eğitim ve iş verimliliğini de olumsuz etkilediğini savunuyor.