Efrin ve Şehbalı kadınlar: Türk devleti amacına ulaşamayacak

Efrin-Şehba Kantonu’nda yaşayan kadınlar, Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye topraklarına yönelik süren saldırılarında amacına ulaşamayacağını belirterek, “Saldırılardan korkmuyoruz. Şehba’daki varlığımız Efrin’e dönüşümüzü garantileyecektir” dedi.

FİDAN ABDULLAH- HESNA MIHEMED

Şehba- Türk devletinin, Kuzey ve Doğu Suriye’de sivil yerleşim alanlarına dönük saldırıları devam ediyor. Saldırılar nedeniyle başta yaşam hakları olmak üzere birçok hakkı ihlal edilen halk, göçe zorlanıyor. Efrin-Şehba Kantonu’na bağlı Şerewa ve Til Rifat ilçelerine de her gün Türk devleti ve onlara bağlı çeteler tarafından ağır silahlarla saldırı gerçekleştiriliyor. Ancak bölgede yaşanan saldırılara karşı uluslararası kamuoyu ve insan hakları örgütleri sessizliğini sürdürüyor.

Şeha’da yaşayan kadınlar, saldırılara tepki gösterdi. Efrin’den göç eden Fatima Al- Ali hem Şehba’da yaşayan halkın hem de Efrin’den göç ettirilen insanların Suriye krizinden etkilendiğini anlattı. Fatima Al-Ali, halkın çoğunun bahçeleri olduğunu ancak Türk devleti tarafından topraklarının yağmalanması nedeniyle çok zor durumda olduğunu anlattı.

‘Bölgedeki tek terörist güç Türk devletidir’

Nada Al Ahmed de Türk devletinin “Terörle mücadele ediyoruz” yalanıyla saldırı düzenlediğini belirterek, "Bizler bu bölgenin topraklarında yaşıyoruz ve gerçeklere doğrudan tanıklık ediyoruz. Bölgedeki tek terörist güç Türk devletidir. Şehba’yı ve Şerawa ilçesini işgal ettiği diğer birçok bölgeyi bombalayarak katliamlarına devam ediyor, suç işlemeye devam ediyor” diye konuştu. Demokratik Özerk Yönetim sayesinde, Kuzey ve Doğu Suriye’de halkların kardeşçe bir arada yaşadığını, toplumun tüm bileşenleri ve kesimleri arasında dayanışma ve sevgi olduğunu vurgulayan Nada Al Ahmed, “Bu nedenle Türk devletinin tehditleri, saldırıları ve bölme çabaları bölge halklarını etkilemeyecek. Aksine direnme ve karşı koyma kararlılıklarını arttıracak” dedi.

Türkiye’deki otoriter rejim sarsıldı’ 

Efrin’den göç eden Ayşe Bekir, Türk devletinin siyasi, askeri, diplomatik ve ekonomik olarak zayıfladığını belirterek, Türkiye’deki yerel seçimlerden sonra otoriter rejiminin sarsıldığına işaret etti. Türk devletinin iç çatışmalarını Kuzey ve Doğu Suriye’ye yöneltmeye çalıştığını belirten Ayşe Bekir, "Osmanlı’nın tarihi, diğer halkları yok etme pahasına kendini yeniden canlandırmaya çalıştığı çatışmalarla doludur. Erdoğan da Türkiye'nin çatışmalarını Suriye'ye ve Ortadoğu'ya aktararak aynı şeyi yapmaya çalışıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Ayşe Bekir, insan haklarını koruduğunu iddia eden tüm örgütleri, Türk devletinin bölgeye yönelik saldırı ve ihlalleri konusunda görevlerini yapmaya çağırarak, “Kuzey ve Doğu Suriye’deki katliamları, Türk bombardımanını durdurmalı. Suriye halklarıyla kardeşlik ve dayanışma ruhu içinde bir bütün olarak yaşamı ve barışı yeniden yaratalım” şeklinde konuştu.

‘İşgal saldırılarından korkmuyoruz’

Şehba’nın Til Rifat ilçesine göç eden Sadîqa Bekir de saldırılara karşı direnişlerinin yükseldiğini anlattı. Sadîqa Bekir, "Şehba'da yaşadığımız hayat sadece Efrîn'e geri dönüş içindir. 6 yıldır tüm engellemelere direniyoruz. Türk devleti Şehba’ya, bunca yıldır saldırılarını durdurmadı ve sivilleri hedef aldı. Bu saldırılara karşı biz direniş hattımızı büyütüyoruz, saldırılardan korkmuyoruz. Şehba’daki varlığımız Efrin’e dönüşümüzü garantileyecektir” dedi.

‘Halkın verdiği emek boşa gitmeyecektir’

Emina İsa da işgal saldırılarına karşı güçlerinin asla tükenmeyeceğini belirterek, şöyle konuştu: "Direnişimize asla son vermeyeceğiz. Aynı zamanda direnişi yükseltmeye dönük çalışmalar yürüteceğiz.  Biz sonuna kadar direneceğiz, onurlu bir yaşamı kazanana kadar sürdüreceğiz. Türk devletinin işgal saldırılarının amacı halkın gücünü yok etmek, halkın hayallerine ulaşmasını engellemek. Halkın Efrin’e geri dönmek için verdiği emek boşuna gitmeyecektir, zafer bayrağı her zaman dalgalanacaktır."