Bir yıldır haber yok: Kayıplar için umut nöbeti sürüyor

Süveyda'da “Sabaya Sened” ekibinin düzenlediği haftalık eylemde, HTŞ tarafından kaçırılan sivillerin akıbetinin açıklanması istendi. Aileler bir yıldır yakınlarından haber beklerken, eylemciler “Son kayıp bulunana kadar mücadelemiz sürecek” mesajı verdi.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda – Haftalık olarak düzenlenen “Sabaya Sened” eylemine katılan kadınlar, resmi kurumlar ile uluslararası kuruluşlara, özellikle de Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne (ICRC), zorla kaybedilen kişilerin akıbetinin ortaya çıkarılması için çabalarını yoğunlaştırma çağrısı yaptı. Katılımcılar, ailelere kayıp yakınlarına ilişkin doğrulanmış bilgilerin ulaştırılmasını isteyerek, bir yıldır süren belirsizliğin ailelerin acısını daha da derinleştirdiğini vurguladı.

“Sabaya Sened” ekibi, 17 Temmuz Cuma akşamı, zorla kaybedilenler ve kaçırılanların akıbetinin açıklanması talebiyle bir yıldır sürdürdüğü dayanışma kampanyası kapsamında haftalık eylemlerinden bir yenisini gerçekleştirdi.

Eylem, Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) cihatçıları tarafından kaçırılan çok sayıda sivilin kaybolmasının üzerinden tam bir yıl geçmesine denk getirildi. Katılımcılar, kaçırılan kişilerin silahsız siviller olduğunu belirterek, gözaltına alınma ya da kaybedilme gerekçelerinin hala bilinmediğine dikkat çekti.

Tutukluların serbest bırakılması için çabaların artırılması çağrısı

“Evim Senin Evin” (Beyti Ene Beytek) adlı sivil toplum kuruluşundan aktivist Lemis Munzir , Sabaha Sened tarafından düzenlenen mumlu eyleme, bir yıldır haber alınamayan zorla kaybedilen kişilerin sağ salim geri dönmesi ve akıbetlerinin açıklanması için dua etmek amacıyla katıldığını söyledi.

Lemis Munzir, kayıp kişilerin durumuna ilişkin hala doğrulanmış herhangi bir bilginin bulunmadığını belirterek, dolaşan bazı bilgilere göre kayıplardan bazılarının Adra Cezaevinde tutuluyor olabileceğini ifade etti.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne (ICRC) çağrıda bulunan Lemis Munzir, Adra Cezaevi başta olmak üzere olası tüm gözaltı merkezlerinde araştırma ve incelemelerin yoğunlaştırılmasını, bir yıldır yakınlarından haber bekleyen ailelerin acılarının hafifletilmesi için daha fazla çaba gösterilmesini istedi. Lemis Munzir, zorla kaybedilenler dosyasının Süveyda'da hala çözülemeyen en önemli meselelerden biri olduğunu vurguladı.

125'ten fazla kayıp kişinin akıbetinin ortaya çıkarılmasının aileler için büyük bir umut olacağını dile getiren Lemis Munzir, kayıplar arasında yaşlıların da bulunduğunu belirtti. Ayrıca 16 yaşındaki Hamza Vesim Akıl da dahil olmak üzere 29 çocuğun zorla kaybedildiğinin belgelendiğini ifade eden Lemis Munzir, tüm bu kişilerin hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeden evlerinden alındığını ve sağ salim ailelerine kavuşmalarını umut ettiklerini söyledi.

‘Dayanışmamız bize iç huzuru veriyor’

Öte yandan Sabaya Sened ekibinden Cümane Nasif, bir yıl önce kaybolan ve hala akıbetleri bilinmeyen gençler için bu eylemi düzenlediklerini belirterek, “Bir yıldır çocuklarının sesini duyamayan anneler var. Nerede olduklarına ya da nasıl durumda bulunduklarına dair hiçbir bilgiye sahip değiller” dedi.

Cümane Nasif, haftalık eylemlerin son kaçırılan, zorla kaybedilen ve tutuklu kişi özgürlüğüne kavuşana kadar süreceğini vurgulayarak, “Yakınlarından gelecek en küçük haberi bekleyen annelerin ve eşlerin yanındayız. Onların gözyaşları bizim için çok kıymetli. Yanlarında olmaya ve onları desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Şehba kentinde güçlü bir toplumsal dayanışmanın bulunduğunu dile getiren Cümane Nasif, toplumun birbirini yalnız bırakmadığını, sevinci ve acıyı aynı aile gibi paylaştığını söyledi. Bu dayanışma ve sevgi ortamının kendilerine güven verdiğini belirten Cümane Nasif, sonunda barış ve sevginin kazanacağına inandıklarını ifade etti.

Sivillerin kaybolmasına yol açan olaylara da değinen Cümane Nasif, bölgeye gelenlerin “aynı Suriye vatanını paylaşan kardeşler” olacağını düşündüklerini ancak bunun yerine cinayetler ve kaçırma olaylarıyla karşılaştıklarını söyledi. Silahsız sivillerin, bölgeye giren silahlı güçlerle öldürme ve silah üzerinden pazarlık konusu yapılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Cümane Nasif, bunun hiçbir mantıklı açıklamasının bulunmadığını kaydetti.

En büyük dileği oğlunun sesini duymak

Öte yandan, zorla kaybedilen Danyal Muvaffak el-Harfuş’un annesi Ranya Ebu Hassun, oğlunun kaybolmasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen yaşadığı acının dinmediğini anlattı. Üniversite mezunu olan oğlunun Suriye dışında çalıştığını, ailesini ziyaret etmek için yalnızca bir aylığına ülkeye döndüğünü belirten Ranya Ebu Hassun, oğlunun herhangi bir silahlı grupla bağlantısı olmayan bir sivil olduğunu ve kaybolmasının aileyi hiçbir bilgiye ulaşamadan acı dolu bir bekleyişe sürüklediğini söyledi.

Oğlunun kuzenleriyle birlikte bir çiftliğe gittikten sonra kendisinden bir daha haber alınamadığını aktaran Ranya Ebu Hassun, resmi makamlar ve ilgili kurumlardan ailelerle çocuklarına ilişkin sahip oldukları bilgileri paylaşmalarını istedi. Geçen yılın hayatının en zor dönemi olduğunu dile getiren Ranya Ebu Hassun, “Sadece temmuz değil, bu bir yılın her günü benim için karanlıktı” dedi.

Tek çocuğunun Danyal olduğunu belirten Ranya Ebu Hassun, en büyük dileğinin oğlunun sesini yeniden duymak olduğunu söyledi. Bir yıldır düzenlenen tüm eylemlere katıldığını ifade eden Ranya Ebu Hassun, oğluna dair bir haber alana kadar gücü yettiği sürece bu eylemlere katılmayı sürdüreceğini belirterek, onu en kısa zamanda sağ salim görebilmeyi umut ettiğini dile getirdi.

‘Onlar ilim peşinde koşan gençlerdi’

Zorla kaybedilen Eşref el-Harfuş’un annesi Akram Hayr ise oğlunun ve dört kuzeninin, geçen yıl 19 Temmuz'da Deyr Şair bölgesindeki bir çiftliğe gittikten sonra kaybolduğunu söyledi. O günden bu yana ailelerinin çocuklarının akıbetine ilişkin hiçbir bilgiye ulaşamadığını belirten Akram Hayr, “Onlar ilim peşinde koşan gençlerdi, bir karıncaya bile zarar vermezlerdi” diyerek, bir annenin çocuklarının hayatta mı yoksa ölü mü olduğunu bilmeden bir yıl geçirmesinin tarif edilemez bir acı olduğunu ifade etti.

Her gün çocuklarından iyi bir haber alma umuduyla uyandıklarını dile getiren Akram Hayr, telefon her çaldığında çocuklarına dair bir haber geldiğini düşünerek heyecanla koştuklarını söyledi. Bir yıldır süren bekleyişin devam ettiğini belirten Akram Hayr, elinden yardım gelebilecek ya da kayıpların akıbetine ilişkin herhangi bir bilgiye sahip olan herkese çağrıda bulunarak, kayıp kişilerin bulunması ve ailelerine kavuşturulması için ellerinden geleni yapmalarını istedi.