Barışa ömürlerini siper eden kadınlar…

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için kadınlar mücadeleye devam ediyor ve bir kez daha sesleniyor: Jin, Jiyan, Azadî

SARYA DENİZ

Haber Merkezi- “Yaşamın anlamı, soluk alıp verişlerin, yürek atışlarının bir ideale yol alışın, bitimsiz bir akışın kendisi olduğu gerçeğindedir. Yoksa o duyuşların yüceliği anlaşılmaz. Ölümün bu kadar güzel ve anlamlı oluşu; onda bu kadar yaşam büyüklüğünün saklı oluşu, bunu yaşayanların güzel ve yiğit oluşundandı.” İşte böyle diyordu PKK kurucularından Sakine Cansız. Yaşamanın bir direnme biçimi olduğunu hayatının her alanında gösterdi. İşkencenin en karanlık ve vahşi yaşandığı Diyarbakır Cezaevi’nde geçen 10 yılın ve daha birçok kez ölümle burun buruna kalmanın adı ‘özgürlüktü.’ Korkmadı, kavgadan kaçmadı. O ve onunla birlikte Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Paris temsilcisi Fidan Doğan ile gençlik hareketi üyesi Leyla Şaylemez 2013 yılının soğuk bir günü olarak hatırlarda kalan 9 Ocak günü katledildi.

Katliam ve dava süreci

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez 9 Ocak 2013'de Paris'te bulunan Kürdistan Enformasyon Bürosu'nda katledildi. 3 kadın siyasetçi susturucu takılmış bir silahla öldürüldü. Katliamın hemen ardından fail Ömer Güney yakalandı. Hakkında 2013 yılında “cinayet” suçundan soruşturma açıldı. Soruşturma ancak 2015 yılının Mayıs ayında tamamlanabildi. Soruşturma tamamlansa da dava aşamasına geçilemedi. Davanın "örgüt ilişkili suikast"  suçlaması ile 23 Ocak 2017 tarihinde ilk duruşmasının yapılması bekleniyordu. Ama öyle olmadı. Davaya çok az bir zaman kala 17 Aralık 2016’da katil Ömer Güney’in öldüğü iddia edildi. Fransa bu katliamla ilgili derinlikli bir çalışma yapmadığı gibi adeta katliamı sıradan bir cinayet gibi gördü. Katliamdaki MİT gerçeği orta yerde dururken Ömer Güney’in katliamdan önce Türkiye’ye sık sık gelmesi ve burada kimlerle görüştüğü de açıklanmadığı gibi Fransa 'devlet sırrı' gibi uydurma bir gerekçe ile katliamın üstünü kapattı.

Münferit olarak gösterilmek istendi

Öte yandan Ömer Güney’in cezaevindeyken Almanya ve Belçika’daki MİT casuslarıyla sıkı ilişkiler içinde olduğu da ortaya çıktı. Alman polisinin yaptığı baskınlar; Ömer Güney’in Salpetriere hastanesindeki tedavi seanslarından birinde MİT’in lojistik desteğiyle kaçırılma planını son anda engelledi. Yine Almanya ve Belçika'da ortaya çıkan bulgulara rağmen olayın arka planının aydınlatılması için bir adım atılmadı. Katliam ‘akıl sağlığı yerinde olmayan’ birinin münferit cinayeti olarak gösterilmek istendi. 

Katliam nasıl bir süreçte yaşandı?

Elbette bu katliam devletlerin dediği gibi sıradan bir cinayet değildi. Arkasında hala tam olarak açıklanmamış Türk devleti ve Fransa bağlantıları vardı. Ancak açıklanamasa da işaret ettikleri net ve görülebilirdi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 27 Temmuz 2011’den 3 Ocak 2013’e kadar ailesi ve avukatları ile görüştürülmedi. Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kırılması için PKK ve PAJK’lı tutuklular 12 Eylül 2012’de açlık grevi eylemi başlattı. Kardeşi Mehmet Öcalan, İmralı Adası’nda yaptığı görüşmenin ardından Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla açlık grevi eylemleri 68’inci gününde sonlandırıldı. Dönemin Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Ahmet Türk ile Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan’la “çözüm” adı altında başlatılan ve 5 Nisan 2015’e kadar devam eden sürecin ilk görüşmesini 3 Ocak 2013'te gerçekleştirdi.

İşte bu görüşmenin ardından Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez katledildi. Üç kadının katledilmesi ile aslında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile başlatılan sürecin bitirilmesi hedeflendi. Görüşmeler devam etti. Bu noktada Abdullah Öcalan, yaşanan suikaste dair önemli tespitlerde bulundu.

Abdullah Öcalan: Hedeflenen bizim geliştirdiğimiz diyalogdur

Abdullah Öcalan, suikastın kendisine yönelik olması anlamını da taşıdığını belirterek, Sakine Cansız ile birlikte kadınların özgürlük mücadelesinin hedef alındığını söyledi.

“Hedeflenen bizim geliştirdiğimiz diyalogdur. MİT Müsteşarı düşürülmek isteniyor. Emre Uslu ve Mehmet Baransu MİT’i hedef aldılar. Arkalarında devasa bir güç var. Florida kontrgerilla merkezidir. Abdullah Çatlı oraya iki kez gitti. Papa suikastı, Palme cinayeti oldu. Sakine cinayeti de bu tür grupların işidir. Yeni Gladio tam anlaşılamıyor. Çözüm adına yapılan her şeyi sabote ettiler. Sakine olayı bende büyük bir tereddüt uyandırdı. Net değil. Sakine Avrupa’da barışı temsil ediyordu. Katliam hâlâ aydınlatılamadı.”

Abdullah Öcalan o görüşmeden bugüne öncü güçlerin hedef alınabileceğini söylemiş ve uyarmıştı.

Kadınlar mücadele sözü verdi

Barışın sembolü olan üç kadın Fransa ve Türkiye’de binlerce kadın tarafından uğurlandı. Sakine Cansız Dersim’de toprağa verildi. Tabutunun üzerine kadınlar barışı simgeleyen beyaz yazmalar serdi. Sakine Cansız’ın tabutunu yine kadınlar omuzladı. Kadınlar ‘Jin, jiyan, azadi’ sloganı ile Sakine Cansız’a mücadele sözü verdi. Fidan Doğan, Maraş’ın Nurhak ilçesinde sonsuzluğa uğurlandı. Cenazesine binlerce kişi katıldı. Leyla Şaylemez, Mersin’de son yolculuğuna uğurlandı. Leyla Şaylemez’in cenazesine de binlerce kadın katıldı. Yaşamını barışa ve halklarının özgürlüğüne adayan bu üç kadının katledilmesinin ardından öncü kadınlar her yerde hedef seçildi ve katledildi. Kadınlar bugün Sakine Cansız ve arkadaşlarının bıraktığı yerden söylemeye devam ediyor: Berxwedan jiyane/Yaşamak direnmektir

Dersim Valiliği’nden yasak

Dersim Valiliği, Sakine Cansız için anma yapılacağı gerekçesiyle Korkes (Sütlüce) Köyü yoluna giriş ve çıkışların kısıtlandığını duyurdu. Sakine Cansız’ın anıt mezarında anma düzenleneceği gerekçesiyle köye giriş yasaklandı.

Açıklamada, çeşitli dijital medya hesaplarında Sakine Cansız’ın mezarında toplanma çağrıları yapıldığının ve internet sitelerinde gündem oluşturulmaya çalışıldığının tespit edildiği belirtildi ve  "İlimizdeki güven ortamının bozulmasını önlemek amacıyla Sütlüce köy yolu güzergahında ilgisiz kimseler ile araçların tüm giriş ve çıkışları, 9 Ocak günü saat 23.59'a kadar kısıtlanmıştır" ifadesi kullanıldı.

Kent merkezine 2 kilometre uzaklıktaki Dersim Asri Mezarlığı’nda bulunan anıt mezarda inşa edilen 3 metre yüksekliğindeki duvarda Sakine Cansız’ın fotoğrafı ile yıldız ve güvercin kanatları bulunuyor.