Süveyda’da insani kriz: ‘Evim Senin Evin’ sınırlı kaynaklarla çalışıyor
Süveyda’da insani kriz derinleşirken “Evim Senin Evin” kuruluşu, sınırlı kaynaklarla halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Kuruluşun Programlar Bölümü’nden Lemîs Münzir, temel ihtiyaçların baskı aracına dönüştüğünü söyledi.
ROCHELLE JUNİOR
Süveyda - Suriye’nin Süveyda kentinde Temmuz 2025’te yaşanan olayların ardından başlayan kısıtlamalar, halkın günlük yaşamını doğrudan etkilemeye devam ediyor. Temel ihtiyaçların kente sınırlı miktarda girmesine izin verilirken, gelen malzemeler halkın ihtiyacını karşılamıyor. 27 Ağustos 2026’dan bu yana akaryakıt sıkıntısının da yaşandığı kentte ticaret ve ulaşım hareketliliği büyük ölçüde geriledi.
Halkın günlük yaşamı giderek zorlaşıyor
Süveyda’da sorun artık yalnızca temel ihtiyaçların fiyatlarının yükselmesi ya da bu ürünlere ulaşmanın zorlaşması değil. Gıda, ilaç ve akaryakıt gibi temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan sıkıntılar, halkın günlük yaşamını sürdürmesini de zorlaştırıyor. Elektrik kesintileri ve hizmetlerdeki aksaklıklarla birlikte krizin etkileri daha da ağırlaşıyor. Kentte yaşayanlar açısından temel ihtiyaçlara erişim, giderek günlük yaşamın en önemli sorunlarından biri haline gelirken, kente malzeme girişine getirilen kısıtlamaların halk üzerinde siyasi ve güvenlik baskısı oluşturmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı da tartışılıyor.
Elektrik kesintileri hayatı durma noktasına getirdi
Krizin etkileri gıda ve akaryakıt sıkıntısıyla sınırlı kalmadı. Süveyda’nın birçok bölgesinde uzun süreli elektrik kesintileri yaşanırken, Şehba kenti ve çevre köylerde kesintiler 11 güne kadar sürdü. Süveyda kentinin bazı bölgeleri de elektrik kesintilerinden etkilendi. Elektrik kesintileri başta hastaneler, kuyular ve fırınlar olmak üzere temel hizmetleri de olumsuz etkiledi. Hastanelerde cihazların çalışması, ilaç ve tıbbi malzemelerin uygun koşullarda korunması için gerekli enerji sağlanamazken, kuyuların çalışmaması su sıkıntısını daha da ağırlaştırdı. Akaryakıt sıkıntısı nedeniyle de birçok fırın faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.
‘Evim Senin Evin’ kuruluşu sınırlı imkanlarla çalışıyor
Sağlık sektörü de krizden en fazla etkilenen alanlardan biri oldu. Sivil toplum çalışanları, kanser, böbrek, nörolojik, psikolojik ve kronik hastalıkları bulunan kişilerin bazı ilaçların bulunamaması veya temininde yaşanan sıkıntılar nedeniyle tedaviye erişimde daha fazla zorluk yaşadığını belirtiyor. Bu koşullarda “Evim Senin Evin” kuruluşu da yardım ve insani çalışmalarını yoğunlaştırdı. 2011 yılında Suriye’nin farklı bölgelerinden Süveyda’ya gelen yerinden edilme dalgalarına müdahale etmek amacıyla bir yardım komitesi olarak çalışmalarına başlayan kuruluş, yıllar içinde faaliyet alanını genişletti. Kuruluşun çalışmaları geçim kaynaklarının desteklenmesi, gençlerin ve kadınların güçlendirilmesi, toplumsal uyumun geliştirilmesinin yanı sıra yerel ve uluslararası kuruluşlarla yürütülen ortak çalışmaları da kapsadı.
Kuruluşun rolü ve yürüttüğü çalışmalar hakkında ajansımıza konuşan “Evim Senin Evin” Programlar Bölümü’nden Lemîs Münzir, özellikle Temmuz 2025 olaylarının ardından yaşanan zorunlu yerinden edilme dalgalarıyla birlikte kuruluşun yardım çalışmalarına yoğunlaştığını söyledi. Lemîs Münzir, bu süreçte insani yardım faaliyetleri için özel bir uluslararası destek almadıklarını, çalışmalarını ağırlıklı olarak yerel girişim ve yardımlara dayandırdıklarını belirtti. Şehba’daki Birleşik Yardım Komitesi’nin de bir parçası olduklarını aktaran Lemîs Münzir, kent meclisi, toplumsal yapılar, hayır dernekleri ve sivil kuruluşlarla koordinasyon içinde çalıştıklarını ifade etti.
Göç ettirilenlerin sayısı 190 bine yaklaştı
İhtiyaçların giderek artması, insani yardım çalışmalarını da zorlaştırdı. Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun raporuna göre Temmuz 2025 olayları nedeniyle yerinden edilen ve ülke içinde göç etmek zorunda kalanların sayısı 190 bine yaklaştı. Bu durum, yerel kuruluşların mali ve beşeri kapasitesini aşan ihtiyaçlarla karşı karşıya kalmasına neden oldu.
Bu kapsamda Lemîs Münzir, finansman yetersizliği nedeniyle yardım çalışmalarının gıda, bazı tıbbi malzeme ve ilaçların teminiyle sınırlı kaldığını belirtti. Lemîs Münzir, yerinden edilenlere güvenli ve insani yaşam alanları sağlamak amacıyla bazı barınma merkezlerinin de onarılarak bakımlarının yapıldığını kaydetti. Yerel kuruluşların karşılaştığı zorluklara dikkat çeken Lemîs Münzir, “Finansman eksikliği, bu kuruluşların karşı karşıya olduğu en önemli zorluklardan biri. Büyük, sürekli ve tekrarlanan krizlerle mücadele ederken mevcut kaynaklar sınırlı kalıyor” dedi.
Yetkililerin halkı kontrol etmek için uyguladığı baskı yöntemlerine de değinen Lemîs Münzir, “İnsanların hayatta kalması ve direnebilmesi doğrudan temel ihtiyaçlara ulaşmasına bağlı hale geldiğinde, bu ihtiyaçlar onları kontrol edenlerin elinde doğal olarak bir baskı aracına dönüşüyor” sözlerine vurgu yaptı.
‘Temel ihtiyaçlara ulaşmak bir mücadeleye dönüştüğünde…’
Süveyda’da yaşananların yalnızca bir yardım krizi olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Lemîs Münzir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu, öncelikle bir onur ve hak krizidir. Süveyda’ya ilişkin herhangi bir siyasi veya güvenlik düzenlemesi, sivillerin doğrudan ya da dolaylı olarak bu düzenlemelerin sonuçlarını üstlenmesine yol açmamalı. Kuşatmanın en tehlikeli yanı kaynaklardan mahrum bırakması değil, insanın kendi insanlığına dair duygusundan mahrum bırakmasıdır. Temel ihtiyaçlara ulaşmak günlük bir mücadeleye dönüştüğünde insan, diğer haklarını savunabilmeden önce insanlığını ve varlığını savunmak zorunda kalıyor.”