İran'da kadın tutsaklar ve öğrenciler üzerindeki baskılar sürüyor
İnsan hakları örgütlerinin raporlarına göre İran'da çok sayıda kentte yeni gözaltılar yaşanırken, kadın tutsakların tutulma koşulları, öğrencilere yönelik disiplin soruşturmaları ve idam cezalarına ilişkin kaygılar gündemdeki yerini koruyor.
Haber Merkezi- İran'da güvenlik birimlerinin son günlerde birçok kentte düzenlediği baskınlarda yeni gözaltılar gerçekleştirilirken, cezaevlerindeki koşullar ve idam cezalarına ilişkin tartışmalar da gündemdeki yerini koruyor.
İnsan hakları kuruluşlarının yayımladığı raporlara göre Tahran, Şiraz, Semirem, Kirman, Dehdaşt, Kamyaran, Mahabad, Divandere, Pave, Kirmanşah, Saqız, Sine, İsfahan, Kerec, Ahvaz, Bocnurd, Gonabad, Buşehr, Brojen ve Hemedan başta olmak üzere birçok kentte gözaltılar, uzun tutukluluk süreçleri, yüksek kefalet bedelleri, disiplin sevkleri ve zorla ifade alma olayları gündeme geldi.
Evin Cezaevi'ndeki kadın koğuşunda gerginlik
Raporlarda, son dört gün içerisinde Evin Cezaevi kadınlar koğuşunun en kritik cezaevi merkezlerinden biri haline geldiği belirtildi. Yaklaşık 60 kadın tutuklunun Karçak Cezaevi'nden Evin'e nakledilmesinin ardından kapasite yetersizliği nedeniyle yaşanan protestolara güvenlik güçlerinin müdahale ettiği belirtildi.
Edinilen bilgilere göre cezaevi görevlileri protestoları bastırmak amacıyla tehdit ve fiziki güç kullandı. Ayrıca idam cezasına çarptırılan bazı tutukluların başka bölümlere sevk edilmekle tehdit edildiği belirtilirken, bunun infazların yaklaştığı yönündeki kaygıları artırdığı ifade edildi.
Siyasi tutuklu Masume Nesaci'nin de saldırı sırasında darbedilerek tek kişilik hücreye alındığı ve kronik hastalıklarına rağmen ilaçlarına erişiminin engellendiği aktarıldı.
Öte yandan Karçak Cezaevi'nde tutulan bir kadın aktardığı bilgilerde, içme suyu sıkıntısı, yetersiz beslenme, hijyen eksikliği, sağlık hizmetlerine erişim sorunu ve kötü muamelenin yaşandığını anlattı.
Kadın tutukluların dosyalarında belirsizlik sürüyor
Kürt siyasi tutuklu Werişe Muradi’nin mahkemeyi tanımadığı gerekçesiyle duruşmasına katılmadığı, bu nedenle yargılamanın ertelendiği bildirildi. Werişe Muradi, hakkında verilen idam kararının daha önce Yargıtay tarafından bozulmasına rağmen yeniden yargılama sürecine ilişkin belirsizliklerin sürdüğü ifade edildi.
Bahai inancına mensup Şekila Kasımi'nin yaklaşık 160 gündür Kirman Cezaevi'nde yargılanmadan tutuklu bulunduğu, Semiremli Sumiye Agayari'nin ise iki aydan uzun süredir resmi suçlama açıklanmadan tutulduğu aktarıldı.
Şair Mehrgan Namaver'in güvenlik güçlerince gözaltına alındığı ve ailesinin nerede tutulduğuna ilişkin bilgi alamadığı belirtildi.
2025 protestoları kapsamında tutuklanan Humeyra Şerifi'nin Evin Cezaevi'nde intihar girişiminde bulunmasının ardından hastaneye kaldırıldığı, daha önce de benzer girişimlerde bulunduğu ancak yeterli psikolojik destek alamadığı kaydedildi.
Şiraz'da yaşayan Bahai kardeşler Mandana ve Mehsa Setude'nin yaklaşık üç aylık tutukluluğun ardından kişi başı 3 milyar tümen kefaletle geçici olarak serbest bırakıldığı bildirildi.
Üniversitelerde disiplin işlemleri
İnsan hakları raporlarında, El Zehra Üniversitesi'nde yaklaşık 100 öğrencinin protestolar sonrası kampüse giriş yasağı, uzaklaştırma, yurtlardan çıkarılma ve disiplin soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Şerif Teknoloji Üniversitesi, Emir Kebir Üniversitesi, Tahran Üniversitesi ve İran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde de öğrencilere yönelik disiplin soruşturmaları, uzaklaştırma ve ihraç işlemlerinin sürdüğü kaydedildi.
Gazeteciler ve kültür-sanat dünyasına yönelik soruşturmalar
İran basınına yönelik yargı süreçlerinin de devam ettiği belirtilirken, Basın Mahkemesi'nin Etemad, Didban İran ve Agahşo adlı medya kuruluşlarının yöneticileri hakkında mahkumiyet kararı verdiği aktarıldı.
Oyuncu Elnaz Şakerdust'un da Tahran Devrim Mahkemesi'ne çağrıldığı bildirildi.
İran Başsavcılığı ise yurt dışındaki medya kuruluşlarıyla bağlantılı oldukları iddiasıyla 300 kişi hakkında iddianame hazırlandığını açıkladı.
Çok sayıda kentte yeni gözaltılar
Mahabad, Divandere, Esedabad'ın Acin bölgesi, Pave ve Tahran başta olmak üzere birçok kentte yeni gözaltılar gerçekleştirildiği bildirildi.
İnsan hakları örgütleri, gözaltıların önemli bölümünün mahkeme kararı gösterilmeden yapıldığını ve ailelerin yakınlarının nerede bulunduğuna ilişkin bilgi alamadığını ileri sürdü.
Cezaevlerinde açlık grevi ve idam endişesi
Kerec'deki Kızılhisar Cezaevi'nde idam cezasına çarptırılan altı tutsağın tek kişilik hücrelere sevk edilmesinin infaz hazırlığı olabileceği yönündeki iddialar üzerine yüzlerce tutuklunun açlık grevine başladığı bildirildi.
Ayrıca cezaevindeki iletişimi engelleyen elektronik sistemlerin devreye alındığı ve bunun dış dünyaya bilgi akışını sınırlandırmayı amaçladığı ifade edildi.
İdam cezasına çarptırılan siyasi tutuklu Arif Hoşkâr'ın da tek kişilik hücreye alınmasının infaz endişelerini artırdığı bildirildi.
Brojen Cezaevi'nin de "Salı Günleri İdama Hayır" kampanyasına katılmasıyla açlık grevinin sürdüğü cezaevi sayısının 58'e yükseldiği kaydedildi.
Cezaevlerindeki yaşam koşulları eleştiriliyor
Şiban Ahvaz, Kerec Merkez ve Feşafuye cezaevlerinden gelen raporlarda aşırı sıcak, su yetersizliği, koğuşlardaki yoğunluk, düşük kaliteli yemek ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarının arttığı aktarıldı. İsfahan'daki Destgerd Cezaevi'nde ise ilaç talebinde bulunan bir tutuklunun darbedilerek tek kişilik hücreye konulduğu da gelen bilgiler arasında yer aldı.
Öte yandan Bocnurd'da protestolarla bağlantılı bir davada yargılanan bir kişinin 3 yıl ertelenmiş hapis, 74 kırbaç cezası ve para cezasına mahkum edildiği bildirildi.
Mal varlıklarına el konulduğu iddiaları
İnsan hakları örgütleri, birçok gözaltı sırasında cep telefonları, elektronik cihazlar, nakit para ve kişisel eşyalara el konulduğunu belirterek, milyarlarca tümen tutarındaki kefaletlerle birlikte bu uygulamaların aileler üzerinde ağır ekonomik baskı oluşturduğunu bildirdi. Hak örgütleri, uluslararası toplumun sınırlı tepkisinin İran'da insan hakları ihlallerine ilişkin endişeleri artırdığını ifade etti.