25 Kasım’da gözaltına alınan gazeteciler İHD’ye başvurdu

Şirnex’te 25 Kasım’da gözaltına alınan gazeteciler, maruz kaldıkları işkenceye dair İHD’ye başvurdu. Gazeteciler, baskılara karşı özgür basın çalışanları olarak geri adım atmayacaklarını vurguladı.

Haber Merkezi- Şirnex’te 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde basın açıklamasına yönelik polis saldırısında JINNEWS muhabiri Rozerin Gültekin ve Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Zeynep Durgut ile Ömer Akın ile 18 kadın gözaltına alındı. Gazeteciler ve kadınlar hakkında “2911 sayılı kanuna muhalefet”ten işlem yapılırken, gözaltındakiler emniyetteki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Kadınların eylemini takip ederken işkence edilerek gözaltına alınan 3 gazeteci İnsan Hakları Derneği (İHD) Şirnex Şubesi’ne başvurdu. Gazeteciler kamera ve tripodlarının kırıldığını belirterek, başvuru sonrası basın toplantısı gerçekleştirdi.

İHD Şirnex Şubesi’nde yapılan açıklamaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, İHD Şirnex Şube Eşbaşkanı Haşim Toğurlu da katıldı.

‘İlk olarak biz gözaltına alındık’

MA Muhabiri Zeynep Durgut, gazetecilik göreviyle basın açıklamasının yapılacağı alanda bulunduklarını belirterek “Daha önce orada AKP’liler tarafından açıklama yapılmıştı, onlara izin verilmişti. 25 Kasım’da TJA’lı kadınlar kadına yönelik şiddeti kınamak istedikleri zaman saldırıyla karşılaştı. Devlet bir kere daha kadına şiddet uyguladı ve biz de kadın gazeteciler olarak buna maruz kaldık. Polisler bizi tanımasına rağmen ilk olarak gelip bizi gözaltına aldılar. Çünkü bizim şiddeti çekmemizi istemediler. Gözaltında da onların işkencesine, hakaretlerine maruz kaldık. Araç içerisinde saatlerce kelepçeli bir şekilde bekletildik. Yıllardır Kürt gazeteciler olarak baskıyla, şiddetle, gözaltıyla karşı karşıya kalıyoruz. Bizi bu şekilde durdurmak istiyorlar. Apê Musa’nın kalemini kırmaya güçleri yetmeyecek. Gözaltından çıktıktan sonra nasıl çalışmaya devam ettiysek bundan sonra da yaşananları topluma duyurmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

‘Polislerden şikayetçiyiz’

Basın toplantısında konuşan Rozerin Gültekin de “Her gün onlarca kadının katledildiği bu topraklarda şiddetle mücadele gününde tekrar şiddetle karşı karşıya kaldık” diyerek yaşananları dile getirdi. Rozerin, “Orada hedef alınmamızın iki nedeni vardı: Bir kadın olmamız, iki özgür basın çalışanı olmamız. İktidara yakın basın mensuplarına müdahale edilmezken biz tehdit edilerek gözaltına alındık. Biz gözaltına alındıktan sonra alanda bulunan kadınlar işkenceyle gözaltına alındı. Bu işkence görüntüleri biz gözaltına alındığımız için çekilmedi. İşte bizim gözaltına alınma nedenimiz de tam olarak uygulanan şiddeti göstermemizi engellemekti. Kameramı kırmak için şiddet uyguladılar ve bunun sonuncuda parmağımda çatlak oluştu. Biz bütün baskı ve engellemelere rağmen özgür basında yer alan kadın gazeteciler olarak kadın özgürlük mücadelesi sürdüğü sürece alanda kadınların sesi olmaya devam edeceğiz. O gün orada olan ve şiddet uygulayan polisler hakkında da ifademizde de belirttiğimiz üzere şikayetçiyiz” dedi.

‘Yılmayacağız…’

MA Muhabiri Ömer Akın da işkence ve tutuklamaların kendilerini yıldırmeyeceğını dile getirerek “Kameramı zorla benden alıp beni tekme ve yumruklarla darp ettiler. Vücudumda somut gözle görülür bir şey olmadığı gerekçesiyle, ‘darp yoktur’ raporu verildi. Emniyete getirildiğim zaman Güvenlik Şube Amiri olduğunu öğrendiğim bir polis, ‘Ömer, sen gözaltı otobüsünün içine girip görüntü aldığın için gözaltına alındın’ dedi.  İfadem alındığı zamanda suçlama konusu olarak bu itham soruldu. O zaman anladım beni neden gözaltı otobüsünün yanına götürüp darp ettiklerini. Şırnak polisi, komployla kendilerini temize çıkarmaya çalışıyor. Apê Musa’dan devraldığımız gelenekle dün de sahada çalışmaya devam ettik. Ne işkence ne tutuklama bizleri yıldırmayacak” ifadelerini kullandı.