2025 yılı Êzidî kadınlar için diriliş yılı oldu

Şengal’de Êzidî kadınlar, fermanlara karşı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum” sürecini rehber alarak örgütsel ve toplumsal mücadelelerini 2025 boyunca sürdürdü.

Şengal - 2025 yılında Êzidî kadınlar, özel savaş saldırıları, Irak devletinin karmaşık siyaseti, KDP’nin Êzidî kültürü ve inancına yönelik planları ile Türk devletinin tehditleri ve toplum içindeki köklü cinsiyetçi geleneklere karşı varlıklarını, iradelerini ve özerk bir Şengal ideali için kararlılıkla mücadele etti. “Barış ve Demokratik Toplum” sürecini rehber edinen kadınlar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlük mücadelesini kendi örgütlenmelerinin ve faaliyetlerinin merkezine taşıdı.

2025 yılında Êzidî kadınlar, direnişleri ve mücadeleleriyle “Barış ve Demokratik Toplum” bilincinin inşasında öncü bir rol üstlendi. Erkek egemen sisteme karşı en örgütlü güç olarak hareket eden kadınlar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fikirlerini rehber edinerek bu ışığı topluma taşıdı ve kendilerini bu mücadelenin bir parçası olarak tüm insanlığa gösterdi. Mücadeleleri topluma umut ve güç verirken, Êzidî kadınlar ferman sonrası kimliklerini bu direniş ruhu içinde pekiştirdi, örgütlerini korudu ve 2025 boyunca inançla direndiler.

Kürt Halk Önderi’nin mesajı

Abdullah Öcalan, 2025 yılında Êzidî topluluğuna gönderdiği mesajda, Êzidî kadınların ferman bilincine karşı direnişini Êzidî topluluğu için bir özgürlük aracı olarak nitelendirdi. Bir kez daha, Êzidî kadınlarına ve Êzidî topluluğuna olan sevgisini, özlemini ve bağlılığını dile getirdi ve mücadelelerini selamladı. Aynı zamanda, fermanı ve hesap verebilirlik mücadelesini unutmamak gerektiğini vurguladı. Milletler, dinler, inançlar, kültürler ve kimlikler arasında ekilen düşmanca bilinç tohumlarına karşı, Êzidî topluluğuna Êzidî Rönesansı'nı gerçekleştirme perspektifi verdi ve Êzidî kadınlarını Rönesans'ın öncüleri ve uygulayıcıları olarak tanımladı.

Êzidî topluluğu bir model haline geliyor

2025 yılında, savaş, huzursuzluk ve sistemik kriz her yönde devam etti. Ancak Irak'taki bu iç krizin ortasında, Şengal'de, kadınların önderliğindeki Êzidî topluluğu, demokratik ulus paradigması perspektifiyle bölgede yaşayan tüm farklı kimlikler ve inançlar için bir model haline geliyor. Bu anlamda, Êzidî kadınlarının 11. yılındaki mücadelesi, Êzidî Rönesansı ile yeni bir aşamaya girdi. Böylece 2025 yılı mücadele, eylem, çalışma, örgütlenme ve eğitimle geçti.

Êzidî kadınlar, 9 Ocak’ta Sakine Cansız (Sara), Fidan Doğan (Rojbin) ve Leyla Şaylemez’in katledildiği Paris katliamının 12’nci yıldönümünü anmak için seminerler düzenlendi ve kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirdi. Êzidî kadınlar bir kez daha Sakine Cansız’ın mücadele çizgisine bağlılıklarını dile getirdi ve kadınlara yönelik soykırıma karşı mücadeleyi daha da ileriye taşıyacaklarına söz verdi. 10 Ocak'ta Genç Kadınlar, "Jin, Jiyan Azadî ile topraklarımızı koruyacağız ve Önder Apo’yu özgürleştireceğiz” sloganıyla Şengal Genç Kadınlar Birliği'nin ilk konferansını düzenledi. 26 Ocak'ta Êzidî kadınların öncülüğünde "Önder Apo’yu okuyalım” kampanyası başlatıldı. Kampanya ile ilgili yapılan açıklamada, Abdullah Öcalan’ın fikirlerinin tüm Êzidî topluluğuna yayılması gerektiği belirtildi.

15 Şubat 1999'da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a karşı düzenlenen uluslararası komplo, broşürler, seminerler ve yürüyüşlerle kınandı. Komplonun 27’nci yıldönümünde Êzidî kadınlar komploya karşı öfkelerini dile getirdi ve Abdullah Öcalan'ın fiziksel özgürlüğü için mücadelenin yoğunlaştırılması çağrısında bulundu. 9 Ekim'de Êzidî kadınlar, Abdullah Öcalan'a karşı düzenlenen uluslararası komplonun yıldönümünü ve aynı gün Şengal'e karşı imzalanan 2020 anlaşmasını kitlesel bir yürüyüşle protesto etti. Eylemlerde Abdullah Öcalan'ın fiziksel özgürlüğü talep edilirken, "Barış ve Demokratik Toplum” sürecine katılım çağrısı yapıldı.

Êzidî Özgür Kadın Hareketi (TAJÊ), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptıkları bir dizi etkinliklerin startını 1 Mart’ta verdi. Êzidî kadınlar, Barış ve Demokratik Toplum sürecinin ruhuyla, 8 Mart'ı büyük bir moral ve coşkuyla kutladı. Abdullah Öcalan'ın mesajlarından aldıkları güç ve moralle, kadınlar, 8 Mart kapsamında bildiriler dağıttı, seminerler düzenledi ve yürüyüşler gerçekleştirdi. Kutlamalar sırasında, Êzidî kadınlar, Barış ve Demokratik Toplum sürecinin zaferine olan inançlarını dile getirerek, kadınların mücadelesini selamladı.

7 Mart'ta Şengal Kadın Birlikleri (YJŞ), 8 Mart'ı tüm kadınlar için kutladı. YJŞ açıklamasında kadınların varoluş ve öz savunma mücadelesini selamlayarak, "Önder Apo'nun çağrısıyla bu bahar ve tüm mevsimler kadınların baharı olacak, kadınların mücadelesinin baharıyla tüm dünya güzelleşecek. 17 Mart'ta ‘Önder Apo’nun Bahçesi'nde, Êzidî kadınların öncülüğünde, 'Barış ve Demokratik Toplum' süreci ruhuyla Newroz Bayramı kutlandı” açıklamasında bulundu.

Êzidî halkına 18 Mart'ta bir mektup gönderen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, mektupta kadınların bu direnişe katılımının çok anlamlı olduğuna vurgu yaparak, "Artık geleceğimizi kendi ellerimizle inşa etme sürecine girdik. Barış ve Demokratik Toplum çağrısı, 73 fermana cevaptır. Bu çağrı bir Rönesans'tır ve her şeyden önce Êzidî topluluğumuz için bir Rönesans olacaktır” dedi. Êzidî kadınlar, Abdullah Öcalan’ın doğum günü olan 4 Nisan’ı fidanlar dikerek kutladı. Êzidî kadınlar, “Önder Apo’nun doğum günü bizim doğum günümüzdür” sloganıyla 4 Nisan’ı karşıladı. Êzidî toplumu için en eski kutlamalardan biri Çarşema Serê Salê’dir. Bu yıl, Êzidî kadınlar her yerde Nisan ayının renkleri ve coşkusuyla Çarşema Serê Salê’yi kutladı.

Êzidî annelerinin YBŞ savaşçıları için direnişi

18 Mart'ta, YBŞ savaşçıları, görev başındayken Şengal'in merkezinde Irak ordusu güçleri tarafından pusuya düşürüldü. Sonuç olarak, çatışma çıktı ve 5 YBŞ üyesi yaralanarak Irak ordusunun eline teslim edildi. Şengal’in siyasi, sosyal, dini ve aşiret liderleri, YBŞ savaşçılarının tutuklanmasına karşı birçok eylem ve çağrı yaptı. 19 Mart’ta Êzidî kadınlar, yaşanan durumu protesto etmek için Şengal’in merkezine girmeye çalıştı. 5 savaşçının tutuklanması üzerine Irak ordusu, Şengal Dağı’nın tepesinde ağır silahlar ve güç kullanarak kadınları engelledi. Eyleme katılan anneler tutuklandı. Buna rağmen Êzidî kadınlar eylemlerinden vazgeçmedi ve radikal, onurlu bir tavırla savaşçıları için ayağa kalktı. Savaşçı annelerinin direnişi yaklaşık iki ay sürdü. 21 Mart’ta TAJÊ ve Şengal Demokratik Özerk Yönetimi önderliğinde, 5 YBŞ savaşçısının tutuklanmasına karşı “Yaşasın Şengal Direnişi, Hainliğe Ölüm, Yaşasın Adalet” sloganlarıyla kitlesel bir yürüyüş düzenlendi. 7 Nisan’da YBŞ savaşçılarının anneleri, Şengal’deki istihbarat ve hükümet merkezi önünde 6 gün boyunca oturma eylemi yaparak çocuklarının serbest bırakılmasını talep etti.

Şengal’de 3 Mart 2017’de KDP’ye bağlı güçler tarafından düzenlenen suikast sonucu katledilen gazeteci Nujiyan Erhan, 22 Mart’ta arkadaşları tarafından mezarı başında anıldı. İhanet çizgisine karşı öfkelerini dile getiren arkadaşları, Nujiyan’ın hakikat mücadelesini sürdürme sözü verdi.

16 Mayıs'ta Genç Kadınlar Birliği sosyalizm üzerine bir çalıştay düzenledi. Çalıştayda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın sosyalist kişilik hakkındaki fikirleri tartışıldı. 17 Mayıs'ta Silêmanî’de Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Demokratik Kadın Koalisyonu (NADA), ilk konferansını gerçekleştirdi. Êzidî Özgür Kadın Hareketi (TAJÊ) üyelerinden bir heyet konferansa katıldı. Konferansta ferman üzerine bir seminer düzenlendi.

TAJÊ Diplomasi Komitesi Kayıp Kişiler Örgütü, 3 Haziran 2016'da Musul’da yakıcı madde ile katledilen 19 Êzidî kadının anısına, olayın yıldönümünde Irak’taki BM ofisine bir mektup gönderdi. Mektupta, 19 kadının kimliklerinin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması için çalışmalar yapılması talep edildi. 30 Haziran’da ise Şengal Genç Kadınlar Birliği, Zilan (Zeynep Kinacı)’ın 29’uncu ölüm yıldönümü ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziksel özgürlüğü için bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte, “Şehit Zilan’ın ruhuyla sonuna kadar direneceğiz ve Önder Apo’nun fiziksel özgürlüğünü elde edeceğiz” mesajı verildi.

Sürece destek verdiler

11 Temmuz'da Özgürlük Hareketi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Casenê Mağarası'ndaki çağrısına yanıt olarak bir adım attı. KCK Eşbaşkanı Besê Hozat liderliğindeki bir gerilla grubunun katılımıyla tarihi bir silah yakma töreni düzenlendi. Êzidî kadınlar, Êzidî toplumu adına törene katılarak kalıcı barış mesajları verdi ve Abdullah Öcalan'ın fiziksel özgürlüğünü talep etti.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 17 Temmuz’da gerçekleştirilen Şengal Aydınlanma Konferansı’na gönderdiği mesajda şu ifadelerde bulundu: “Ezdalık inanç ve gelenekten ötedir. Doğayla barışçıl bir yaşamdır ve rehberlerin kutsallığını esas alır. Çünkü Êzidiler özgür ve eşit yaşamın izlerini bugüne taşıdılar, baskıcı sistemler sürekli onları bir tehlike olarak gördü. Êzidî kadınları bu mücadelenin öncüleridirler. Onlar en ağır saldırıların hedefi oldu fakat asla boyun eğmediler."

17–18 Temmuz tarihlerinde, Abdullah Öcalan’ın perspektifleri doğrultusunda, Êzidî kadınların öncülüğünde Şengal Aydınlanma Akademisi ilk konferansını “Barış ve Demokratik Toplum, 73 Ferman’a Yanıttır” sloganıyla gerçekleştirdi.

24 Temmuz’da, 11 yıl aradan sonra Êzidî Rîham Hecî Hemê, IŞİD çetelerinin elinden YPJ ve QSD savaşçıları tarafından kurtarılarak Şengal’e döndü. Rîham Hecî Hemê, ailesi ve kadınlar tarafından büyük bir coşku ve sevinçle karşılandı. 1 Ağustos’ta, fermanın 11’inci yıldönümü dolayısıyla Êzidî kadınlar ilk kez Nisan adlı bir dergi yayımladı. Üç ayda bir yayımlanacak olan Nisan dergisi, Êzidî kadınların günlük yaşamına, sosyal, kültürel ve politik gündemine odaklanıyor. 2 Ağustos’ta Êzidî kadınlar, Hardanê köyünde bulunan şehitlik mezarlığını ziyaret etti. Kadınlar, burada verdikleri mesajlarla şehitlerini andı ve mücadelelerini sürdürme kararlılıklarını dile getirdi. 21 Eylül ile 1 Ağustos tarihleri arasında, TAJÊ adına Diplomasi Komitesi, Bağdat Kültür Bakanlığı iş birliğiyle fermanın 11’inci yıldönümü vesilesiyle ilk kez bir dizi etkinlik düzenledi. Fermana dair fotoğraflardan oluşan bir sergi açıldı ve Cîlan ile YJŞ Komutanı Hêza’nın hikayesi katılımcılara aktarıldı. Ferman sırasında katledilenler anısına Dicle Nehri’ne çiçekler bırakıldı.

3 Ağustos’ta Şengal’in dört bir yanında yaşam üç dakika boyunca durdu. TAJÊ ve Şengal Özerk Yönetimi öncülüğünde, Hardanê köyünden Borik, Guhbel, Duhola, Dîgur, Sinûn ve Xanesorê’ye; Şengal merkezinden Girzerik, Tilezêr, Siba ve Medîbanê’ye kadar tüm bölgelerde halk üç dakikalık sessizliğe katıldı. Şengal halkı, halk meclisleri ile özerk yönetimin kurum ve daireleri önünde, TAJÊ meclislerinde, ayrıca evlerinin ve işyerlerinin önünde durarak bu sessiz anmaya ortak oldu. 3 Ağustos'ta, TAJÊ öncülüğünde Şengal'in merkezinde düzenlenen kitlesel bir yürüyüşle fermanın 11’inci yıldönümü anıldı. Yürüyüş sırasında, ferman şehitlerinin resimleri taşındı ve “Bijî Berxwedana Şengalê”, “Bimre xiyanet”, “Bijî Serok Apo” ve “Bijî YJŞ û YBŞ” sloganları atıldı.

Toplu mezarlardan çıkarılan cenazeler ailelerine teslim edildi

13 Ağustos’ta Şengal’de toplu mezarlardan çıkarılan 22 kişinin cenazesi, düzenlenen törenle ailelerine teslim edildi. Ancak binlerce kişinin cenazesi hala çıkarılmadı. Aileler, kimliği tespit edilmiş fakat açılmamış tüm toplu mezarların en kısa sürede açılmasını talep etti. 20 Ağustos’ta ise Cîlan Berces’in ölümünün 11’inci yıldönümünde Tilezêr merkezinde mumlar yakılarak anma gerçekleştirildi. Anma töreninde konuşan Cîlan’ın annesi, kızının inancı uğruna yaşamını yitirdiğini ve bundan gurur duyduğunu ifade etti.

Fermanın 11’inci yıldönümünde, Diplomasi Komitesi fermanla ilgili hazırlanan dosyayı Arapça, Kurmanci ve İngilizce olmak üzere üç dilde hazırladı. Dosya, soykırımı tanımayan 21 ülkeye bir mektupla gönderildi. Fermanın 11’inci yıldönümünde, fermanda katledilenlerin ve hala esir tutulan kadınların anısına, Sitiya Nexşa Kültür ve Sanat Merkezi, “Dansa Vejîn” adlı kliple ferman şehitlerini andı. Sitiya Nexşa, Êzidî kadınlarının kadim ve otantik kültürünü sergilemek amacıyla yıl boyunca birçok sanatsal etkinlik düzenledi.

Fermanın yıldönümünde, tüm şehitleri anmak için “Şehîdên welatê min” adlı bir klip yayınlandı. 28 Ekim'de, Êzidî kadınlar, 74’üncü fermanın 11’inci yıldönümünde "Örgütlenme ve mücadeleyle demokratik ve özgür toplumun öncüleri olacağız" sloganıyla "Êzidî Kadınların Rönesansı" başlıklı bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Konferanslarını Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a adayan Êzidî kadınlar, Êzidî topluluğunun rönesansını inşa etmedeki rollerini tartıştılar ve Abdullah Öcalan'ın fiziksel özgürlüğü için mücadele etme kararlılıklarını dile getirdiler.

Cimayê Bayramı, Êzidî toplumunun en eski geleneklerinden biridir. Bayramda öncelikle mezar anıtları ziyaret ve buralarda anma törenleri gerçekleştirilir. İlkbahar’ın Mayıs ayında başlayan etkinlikler, Sonbahar’ın Eylül ve Ekim aylarına kadar devam eder. 26 Eylül’de Hêwiz Hecî adlı kadın, Cimayê töreninde Perî Siwar olarak yer alarak bu geleneğe katılan ilk kadın oldu.

TAJÊ’nin toplantıları yıl boyu sürdü

Yıl boyunca TAJÊ Diplomasi Komitesi, Êzidî kadınlar ile farklı ülkelerden kadınlar arasındaki ilişkileri güçlendirmek amacıyla 16 toplantı gerçekleştirdi. Toplantılarda soykırımın tanınması, TAJÊ-YJŞ’nin meşruiyetinin kabulü, esir kadınların durumu ve Ninova bölgesindeki Şengal Özerk ve Demokratik Yönetimi’nin tanınması gibi konular ele alındı. Ayrıca TAJÊ-YJŞ’nin tanınmasıyla ilgili bir dosya, NADA’dan gelen dayanışma mektubuyla birlikte Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki 113 kişi ve kuruluşa iletildi.

5 Aralık'ta, Şehîd Rüsten Cûdî Mexmûr Mülteci Kampı’nda İştar Meclisi’nin 14’üncü konferansı düzenlendi. Konferansa katılan Êzidî kadınlar, Êzidî ve Mexmûr kadınları arasında dayanışmanın güçlendirilmesini istedi.

16 Eylül’de Genç Kadınlar Birliği ve Şengal Jineolojî Akademisi, Serdeşt’te “Xwebûn” adıyla bir eğitim kampı başlattı. Kamp boyunca genç kadınlar ideolojik, kültürel, tarihsel ve öz savunma eğitimleri aldı. Yıl boyunca Şengal Jineoloji Akademisi, akademi, konseyler, kurumlar, YBŞ-YJŞ ve Êzidî Asayişi ile iş birliği yaparak, Şengal’in merkezindeki ve Arap toplumunun yaşadığı kırsal köylerde jineoloji eğitimleri sundu. Êzidî kadınlar ve tüm Şengal toplumu, Jineolojî konusunda bilgi edinmek için büyük ilgi gösterdi ve eğitimlere aktif olarak katıldı.

Çalışmalar ile Êzidî tarihine ışık tutuldu

18 Kasım'da, TAJÊ öncülüğünde yürütülen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında, Jineolojî Akademisi, 25 Kasım'ın önemi ve şiddetin gelişme nedenleri üzerine erkeklere yönelik bir seminer düzenledi. Aynı zamanda, bu yıl Şengal Jineoloji Akademisi, Êzidî kadınlarının tarihini ortaya çıkarmak amacıyla Şengal’in birçok bölgesinde, eski ve önemli mekanlarda araştırma çalışmalarına başladı. Ayrıca Êzidî kültürünü tanıtmak için başlatılan çocuk eğitim kursları kapsamında, Sitiya Nexşa Kültür ve Sanat Merkezi'nde onlarca çocuk eğitildi.

Toplumsal sorunlara karşı kampanya

30 Ekim’de, Êzidî Özgür Kadın Hareketi, Şengal Genç Kadınlar Birliği, Özerk Yönetim ile tüm kurum ve kuruluşların öncülüğünde “Kendinizi Öldürmeyin, Her İntihar Bir Fermandır” sloganıyla yeni bir girişim başlatıldı. Toplumda artan intihar vakalarına karşı geliştirilen bu girişim kapsamında TAJÊ tarafından halka açık toplantılar, eğitimler ve seminerler düzenlendi. Girişimin, hedeflerine ulaşıncaya kadar çalışmalarını sürdürmesi kararlaştırıldı. 11 Kasım’da Irak’ta yapılan parlamento seçimlerinde Êzidî kadınlar ve Şengal halkı sandığa giderek siyasi iradelerini temsil edecek adaylara oy verdi. 13 Kasım’da kutlanan Şengal Kurtuluş Günü ise bu yıl da çeşitli etkinliklerle anıldı. Êzidî kadınlar, özgürlük gerillalarına duydukları minneti bir kez daha dile getirerek Şengal’in kurtuluşu için verilen mücadeleyi andı. “Kendinizi Öldürmeyin, Her İntihar Bir Fermandır” kampanyası kapsamında 25 Kasım’da da etkinlikler, seminerler ve eğitim programları düzenlendi. Şengal Jineolojî Akademisi bu kapsamda erkeklere yönelik eğitimler verdi. Etkinliklerde, “Tüm intiharlara son verelim ve özgür, toplumsal bir yaşam kuralım” mesajı öne çıkarıldı.

Êzidî kadınlar, 25 Kasım-Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında 24 Kasım’da kitlesel bir yürüyüş düzenlendi. 26 Kasım'da ise Êzidî Gençlik Birliği ve Êzidî Genç Kadınlar Birliği'nin ilk Uyanış Festivali, “Uyanış yaşamdır, yaşam ortaklıktır” sloganıyla gerçekleştirildi.

2025 yılı, Êzidî kadınlar için özel savaş ve cinsiyetçi bilinç karşısında hem örgütsel hem de toplumsal mücadele yılı oldu. "Barış ve Demokratik Toplum" süreci çerçevesinde, Êzidî kadınlar yeniden yapılanma, Êzidî Rönesansı’nı inşa etme ve toplumsal ile demokratik yaşamı geliştirme temelinde bir yıl boyunca direniş gösterdiler. Bu mücadelenin merkezinde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziksel özgürlüğü yer aldı. Bu bağlamda 2025 yılı, “Jin, Jiyan, Azadî” felsefesiyle direnen ve mücadelelerini 2026’ya taşıyacak olan tüm kadınlar için önemli bir miras olarak öne çıkmaktadır.