Tunus’ta ırkçılığa tepki: Nefret ve şiddet çağrıları soruşturulsun
Tunus’ta kadın ve insan hakları örgütleri, göçmenlere yönelik artan ırkçı söylem ve nefret çağrılarına karşı acil soruşturma talep etti. Açıklamada özellikle göçmen kadın ve çocukları hedef alan şiddet çağrılarının “insanlığa karşı suç olduğu” vurgulandı.
Haber Merkezi - Tunus’ta kamuoyunda yayılan nefret söylemleri ve kışkırtıcı çağrılar nedeniyle endişeler artarken, insan hakları savunucuları bunun toplumsal barış ve güvenliği tehdit ettiğini belirterek, yetkililere acil müdahale çağrısı yaptı.
“Irkçılığa ve nefret söylemine hayır, herkes için onur ve koruma” sloganıyla faaliyet yürüten Tunus Eşitlik ve Kadın Hakları Cephesi yayımladığı açıklamada, göçmenlere yönelik artan nefret söylemi, ırkçılık ve şiddet çağrılarından büyük kaygı duyduklarını bildirdi.
Cephe açıklamasında, özellikle göçmen kadınlar ve çocukları hedef alan ayrımcı uygulamaların ve ciddi hak ihlallerinin insan onurunu zedelediği, toplumsal barış ve güvenliği tehdit ettiği ifade edildi.
Açıklamada, bazı çevrelerde göçmen kadın ve çocukların zehirlenmesine yönelik açık çağrıların dolaşıma sokulmasının “doğrudan şiddet ve toplu katliam çağrısı” olduğu belirtildi. Bu tür söylemlerin, insanları kökeni, rengi veya aidiyeti nedeniyle hedef alan üstünlükçü ve ırkçı bir anlayışa dayandığı vurgulandı.
Tunus Eşitlik ve Kadın Hakları Cephesi, bu çağrıların hiçbir şekilde “ifade özgürlüğü” veya “kişisel görüş” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, özellikle kadın ve çocukların hedef alınmasının ağır bir ahlaki ve insani suç olduğunu ifade etti.
‘Tunus’un değerleriyle bağdaşmıyor’
Açıklamada, Tunus’un tarihsel olarak birlikte yaşam değerleriyle tanındığı, ayrıca 1846 yılında köleliği kaldıran ilk ülkelerden biri olduğu hatırlatıldı.
Tunus’un, 2018 yılında kabul edilen ve her türlü ırk ayrımcılığını suç sayan 50 sayılı yasa ile nefret söylemi, şiddet çağrısı ve ayrımcılığı cezalandıran yasal bir çerçeve oluşturduğu da vurgulandı.
Yetkililere soruşturma çağrısı
Kadın Hakları Cephesi, devlet kurumlarını nefret suçları ve kışkırtıcı söylemler karşısında yeterince etkili davranmamakla eleştirerek, cezasızlık ortamının daha fazla şiddet ve toplumsal çatışmaya yol açabileceği uyarısında bulundu.
Açıklamada yetkililere, göçmenleri özellikle de kadın ve çocukları hedef alan tüm nefret ve şiddet çağrıları hakkında acil ve ciddi soruşturmalar açılması çağrısı yapıldı.
Tunus’un, uluslararası insan hakları sözleşmeleri gereği kendi topraklarında bulunan herkesi ayrım gözetmeksizin korumakla yükümlü olduğu belirtilirken, ırkçılık ve nefret söylemine karşı mücadelenin yalnızca bir tercih değil, “hukuki, insani ve ulusal bir sorumluluk” olduğu ifade edildi.