Suriye’de 2026’nın ilk 8 ayında 23 toplu mezar bulundu
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, 2026’nın başından ağustos ayı sonuna kadar ülkenin farklı bölgelerinde 23 toplu mezar tespit edildiğini ve bu alanlarda 203 kişiye ait kalıntılara ulaşıldığını açıkladı.
Haber Merkezi- Suriye’nin farklı bölgelerinde son dönemde toplu mezarlara ilişkin keşiflerin artması, kayıp, alıkonulan ve akıbeti bilinmeyen kişilerin durumunu yeniden gündeme getirdi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) aylık belgelerine göre, 2026 yılının başından ağustos ayı sonuna kadar Suriye genelinde 23 toplu mezar bulundu. Bu mezarlarda toplam 203 kişiye ait kalıntılar tespit edildi.
Keşfedilen mezar ve kalıntıların sayısı bölgelere göre önemli farklılık gösterirken, en fazla bulgu Halep, Şam kırsalı, Deyrizor ve Humus bölgelerinde kaydedildi. Diğer vakalar ise Şam, Dera, Haseke, Hama ve Rakka’da tespit edildi. Belgelenen kalıntılar arasında kadın ve çocuklara ait olanların da bulunduğu belirtildi.
En fazla kalıntı Halep’te tespit edildi
Gözlemevinin verilerine göre, toplu mezarlarda bulunan kalıntıların dağılımında Halep 70 kişiyle ilk sırada yer aldı. Halep’te 3 toplu mezar tespit edildi. Halep’i, 5 toplu mezarda 41 kalıntının bulunduğu Şam kırsalı izledi. Deyrizor’da 22, Humus’ta ise 21 kişiye ait kalıntı tespit edildi.
Diğer bölgelerdeki dağılım ise şöyle oldu:
“*Dera: 13 kalıntı
*Şam: 11 kalıntı
*Rakka: 10 kalıntı
*Haseke: 9 kalıntı
*Hama: 6 kalıntı”
En yüksek sayı mayıs ayında kaydedildi
Toplu mezarların tespit edilme sürecine bakıldığında, ilk bulgular şubat ayında ortaya çıktı. Şubat ayında 3 toplu mezarda 23 kişinin kalıntılarına ulaşıldı. Mart ayında 5 toplu mezarda 44, nisanda 4 mezarda 14 kalıntı tespit edildi. Mayıs ayı ise 5 toplu mezarda 97 kişinin kalıntısının bulunmasıyla en yüksek sayının kaydedildiği ay oldu.
Haziran ayında 2 toplu mezarda 7, temmuz ayında 2 mezarda 11 ve ağustos ayında yine 2 mezarda 7 kişiye ait kalıntılar bulundu.
‘Gerçeğe ve adalete ulaşma hakkı korunmalı’
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, toplu mezarlar ve kayıp kişiler dosyasının yalnızca insani değil, aynı zamanda hukuki ve adli açıdan da büyük önem taşıdığını vurguladı. Gözlemevi, tespit edilen tüm alanların belgelenmesi, sorumluların hesap vermesinin sağlanması ve faillerin cezasız kalmasının önüne geçilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada, kurbanların ve yakınlarının gerçeği öğrenme ve adalete ulaşma hakkının güvence altına alınması için yerel ve uluslararası uzman kurumlar arasında işbirliği yapılması gerektiği belirtildi.