Iraklı kadınların ortak gündemi: Şiddetten ekonomik eşitsizliğe çözüm çağrısı

Iraklı kadın aktivist, akademisyen ve gazeteciler, Başbakan Kadın İşleri Danışmanı Ala Talabani ile bir araya gelerek kadına yönelik şiddet, taciz, dijital şantaj, ekonomik güçlenme ve azınlık kadınlarının haklarını ele aldı.

RAJA HAMİD RAŞİD

Irak – Iraklı kadınların karşı karşıya olduğu sorunların ele alındığı toplantıda, kadına yönelik şiddetin azaltılması, kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi ve çevrenin korunmasındaki rollerinin artırılması gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, bu hedeflerin hayata geçirilebilmesi için etkili iş birliklerinin kurulmasının önemine dikkat çekti.

Bir grup kadın aktivist, akademisyen ve gazeteci, dün Irak Başbakanı Kadın İşleri Danışmanı Ala Talabani ile bir araya geldi. Görüşmede Iraklı kadınların karşı karşıya olduğu başlıca sorunlar ve kadınların farklı alanlardaki rollerinin ve güçlerinin artırılmasının yolları ele alındı.

Toplantıda kadına yönelik şiddet, taciz ve dijital şantajın önlenmesine ilişkin çeşitli fikir, proje ve öneriler gündeme geldi. Kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi, çevrenin korunması ve iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele edilmesinin yanı sıra sivil toplum örgütlerinin desteklenmesi, kadın gazetecilerin rolünün güçlendirilmesi ve Irak toplumunu oluşturan farklı kesimlerden kadınların durumu da görüşüldü.

Irak Başbakanı Kadın İşleri Danışmanı Ala Talabani, katılımcıların Irak’taki mevcut durumun değiştirilmesine, kalkınma ve istikrara katkı sunmayı amaçlayan proje ve girişimlerini de dinledi. Ala Talabani, gerek Bağdat’ta gerekse diğer kentlerde farklı alanlarda ve düzeylerde çalışan kadınları desteklemeye devam edeceklerini belirtti.

Kadına yönelik şiddetin azaltılması

Yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi veren Ala Talabani, Iraklı kadınlara yönelik şiddetin azaltılmasının Başbakanlık bünyesindeki Kadın İşleri Danışmanlığı’nın öncelikli dosyalarından biri olduğunu söyledi. Ala Talabani, kadınların şiddetten korunmasını ve onurlarının güvence altına alınmasını öngören hükümet programının 13’üncü maddesi doğrultusunda bu konuya kapsamlı biçimde yaklaştıklarını ifade etti.

Tacizin yaygınlaşmasına karşı çalışmaların başladığını belirten Ala Talabani, kadın ve kız çocuklarının korunmasına yönelik yürütülen çalışmaları şöyle anlattı:

“Tacizle mücadele konusunda çalışmalara başladık. Bu meseleyi hem kamu ve özel sektörde hem de sokakta yaşanan vakalar açısından ele alıyoruz. Kadınları ve kız çocuklarını korumak için farkındalık ve koruma çalışmalarının yanı sıra ihbar ve takip mekanizmaları üzerinde çalışıyoruz. Amacımız tacizin yaygınlaşmasını engellemek.

Kadınlara yönelik haksız ve haklarını ihlal eden yasaları yeniden gözden geçirerek mevzuat üzerinde de çalışıyoruz. Çünkü kadınların korunmasının güvencesi budur. Haklar, kadınları şiddet de dahil olmak üzere birçok olgudan koruyacak güçlü yasaların varlığıyla güvence altına alınır.

Demokratik bir devletin inşası için siyasi, toplumsal, ekonomik ve diğer alanlarda etkin rol oynayabilecek sağlıklı ve güçlü bir sivil topluma ihtiyaç var. Kadın alanındaki deneyimlerimiz de bize güçlü sivil toplum örgütlerine ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Bu örgütler kadınların desteklenmesinde, uğradıkları haksızlıkların giderilmesinde, eğitim ve farkındalığın geliştirilmesinde ve kadına yönelik şiddet dahil toplumsal sorunlarla mücadelede önemli bir role sahip.

Kadınlara yönelik çalışmalar sivil toplumla ortaklık kurulmadan tamamlanamaz. Üzerinde çalıştığımız her konuda düşünce kuruluşları ve medya ile iş birliğine ihtiyacımız var. Çünkü bir çalışma medyada görünür olmadığında kamuoyuna da ulaşamaz. Güçlü kadın gazetecilerin desteklenmeye ve korunmaya ihtiyacı var. Başarılı kadın gazetecilerin korunmasını ve rollerini yerine getirebilmeleri için güçlendirilmelerini sağlamak amacıyla çalışmalarımız devam edecek.”

Kadınların birikimi Irak’taki değişimin temel dayanaklarından biri

Toplantıya katılan aktivist Ensam Kadir, ele alınan sorunlara ilişkin şöyle konuştu: “Aile içi şiddet, taciz, dijital şantaj ve kadınların istismar edilmesi gibi sorunlara çözüm bulunması gerekiyor. Mevzuattaki yetersizlikler ve kadın dosyasını üstlenen bazı kişilerin çalışmalarındaki eksiklikler nedeniyle çok sayıda genç kadının geleceği olumsuz etkileniyor.”

İntisar Cabbar ise “Göç Eden Ağaçlar” projesini ve ağaçların Irak’ta yeniden dikilmesine yönelik çalışmalarını anlatarak şunları söyledi: “‘Göç Eden Ağaçlar’ projesini Çevre Bakanlığı da dahil olmak üzere ilgili kurumlara sundum. Karşıma çıkan zorluklara rağmen kararlılıkla çalışmaya devam ediyorum. Amacım ağaçların Irak’ta yeniden dikilmesi, bitki örtüsünün canlandırılması ve iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına katkı sunmak. Yeşil bir Irak hedefine ulaşabilmek için daha fazla desteğe ihtiyacımız var.”

Azınlık kadınlarının güçlendirilmesi

Azınlıkların durumuna değinen aktivist İhlas Kamil Behnam, Hristiyan, Êzidî, Sabiî kadınlar ile Irak toplumunun diğer bileşenlerinden kadınların ihmal ve haksızlıklarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Hristiyan bir kadın olarak değerlendirmelerde bulunan İhlas Kamil Behnam, kadının ailenin istikrarı ve gelişiminde temel bir role sahip olduğunu belirterek, Irak’ın çeşitliliğinin korunmasının bütün toplumsal kesimlere ayrım gözetilmeksizin önem verilmesini gerektirdiğini ifade etti.

İhlas Kamil Behnam, kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesinin ve gençlerin desteklenmesinin, farklı toplulukların kendi bölgelerinde kalabilmesi açısından önemine dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi ya da bu ailelerdeki gençlerin desteklenmesi, kendi bölgelerinde kalmalarına katkı sunar ve ülke dışına göçü azaltır. Bu aynı zamanda bu toplulukların varlığını ve toplum içindeki rollerini korumasına yardımcı olur.

Ninova Ovası dini, tarihi ve demografik açıdan kendine özgü bir bölgedir. Bu yapının korunması, Hristiyanların haklarının ve yaşadıkları bölgelerin geleceğinin güvence altına alınması gerekiyor. Bu bölgelerde ekonomik kalkınmanın sağlanması ve yatırımların artırılması, ailelerin kendi topraklarında kalmasına ve istikrarına katkı sunacaktır. Aynı zamanda bu toplulukların güvenlik, idari, siyasi ve ekonomik alanlarda kendi işlerini yönetebilme imkanlarını da güçlendirecektir.

Hristiyan toplumuna ayrılan kamu kadrolarındaki eksilmelerin telafi edilmesine yönelik talimatlar çıkarıldı. Ancak bir Hristiyan emekliye ayrıldığında ya da hastalık veya başka bir nedenle görevinden ayrıldığında, yerine üniversite mezunu ve gerekli niteliklere sahip genç bir Hristiyan atanmıyor. Devletin üst düzey görevlerinde de Hristiyanlara yeterince yer verilmiyor. Bu durum, Hristiyanların devlet kurumlarının yönetimine etkin katılımını sınırlandırıyor.

188 Sayılı Kişisel Statü Kanunu açısından da Hristiyanların kişisel statülerini düzenleyen kendilerine özgü bir yasaları bulunmuyor. Evlilik ve boşanma kilisede gerçekleştiriliyor ve devlet tarafından onaylanıyor. Ancak kişisel statüye ilişkin diğer konular genel yasa hükümlerine tabi tutuluyor.

Hristiyanlık, hak ve yükümlülükler bakımından kadın ve erkek eşitliğine dayanıyor. Şii kişisel statü düzenlemesi ise Hristiyan ailelerin yanı sıra diğer dinlere mensup aileleri de ciddi biçimde etkiledi. Bu düzenlemelerin Irak toplumunun çeşitliliğine uygun ve bütün toplumsal kesimlerin haklarını koruyacak şekilde yeniden gözden geçirilmesi ve değiştirilmesi gerekiyor.”

Çalışmalara destek devam edecek

Toplantıda dile getirilen fikir ve projeleri dinleyen Ala Talabani ise gerek Bağdat’ta gerekse diğer kentlerde, farklı alanlarda ve her düzeyde kadınların çalışmalarını desteklemeye ve güçlendirmeye önem verdiklerini bir kez daha ifade etti.