Şêra Osê: Suriyeli kadınlar kendi ittifaklarını kurmalıdır

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eşbaşkanlık Konseyi üyesi Şêra Osê, Ortadoğu için yeni bir harita çizildiği bu dönemde Suriyeli kadınların tehlikeleri görerek, kendi ittifaklarını kurmaları gerektiğini belirtti.

SORGUL ŞÊXO

Qamişlo - Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, 2026 yılı başından bu yana Suriye vilayetlerinde 307 suç belgelediklerini, bu suçlar sonucunda 335 kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Ölenler arasında 264 erkek, 25 çocuk ve 46 kadın bulunuyor.

Suriye İnsan Hakları Ağı’nın yayımladığı bir raporda ise Mart 2011’den 20 Kasım 2024’e kadar Suriye’deki savaş nedeniyle 29 bin 64 kişi öldürüldüğü belgelendi; bunlardan 22 bin 92’sinin kadın olduğu kaydedildi. Ancak raporda 20 Kasım 2024’ten Ağustos 2026’ya kadar herhangi bir rapor hazırlanmadığı ve ölümlerin belgelenmediği belirtildi.

Baas rejiminin yıkılmasının ve HTŞ cihatçılarının iktidara gelmesinin ardından Suriye’nin durumu daha da karmaşıklaştı. Rejim yıkılmadan önce ve yıkıldıktan sonra günümüze kadar Suriye’de katliamlar azalmadı.

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eşbaşkanlık Konseyi üyesi Şêra Osê, ajansımıza Suriye’nin durumu ve bugünkü kadınların ihtiyaçları hakkında açıklamalarda bulundu.

‘Ortadoğu’da yeni bir harita çiziliyor ve Suriye burada önemli yer tutuyor’

Şêra Osê, Ortadoğu’nun bir savaş ve kriz bölgesi haline geldiğini belirterek, Ortadoğu’daki krizlerin merkezinin Suriye olduğunu, bölgesel ve uluslararası hesapların görülmesi ile çıkarların gerçekleştirildiği bir merkez haline geldiğini vurguladı ve şöyle devam etti:

“Ortadoğu için yeni bir harita çiziliyor ve Suriye burada önemli ve merkezi bir yer tutuyor. Bu, Esad rejiminin yıkılması ve geçici hükümetin gelmesiyle birlikte Suriye’nin tüm damar ve merkezlerinin onların kontrolüne girmesiyle ilk adımını attı. Geçici hükümet iki yıldır Suriye’yi yönetiyor olsa da krizler devam ediyor ve bir kader belirlenmedi. Ekonomik açıdan bugün Suriyelilerin yüzde 90’ı yoksulluk ve sefalet sınırının altında yaşıyor. Güvenlik açısından da durum çok kötü; siviller hala öldürülüyor, kaçırılıyor ve işkence görüyor. Humus, Halep, İdlib, Şam ve Süveyda’daki olayları gördük. Suriye vilayetlerinde hala savaş ve çatışmalar sürüyor; siyasi krizin de devam ettiğini unutmayalım.”

‘Kadınlar alanlarda özgürlük için eylemdeydi’

Şêra Osê, Suriye halkının ve kadınlarının demokratik bir Suriye istediklerini belirterek şöyle devam etti:

“Halk Meclisi en belirgin örnektir. Suriye kadınları emeğe sahip çıkarlar ve direngenler. Baas rejiminin baskılarına rağmen en başından itibaren alanlara çıkıp özgürlük çağrısı yapanlar kadınlardı. Baas rejiminin Suriye’yi kontrol ettiği yarım yüzyılda kadınlar haklardan yoksundu. Suriye’deki Kadınlar Birliği kadınları siyasete ve karar merkezlerine yönlendirmiyor, onları yalnızca dikiş ve kuaförlük gibi toplumsala rolleri pekiştiren işlere yönlendiriyordu. Bu yüzden gösterilere ilk çıkanlar da ve rejim hapishanelerinde hayatını kaybedenler de yine kadınlardı.

‘Suriyeli kadınlar umutsuzluk yaşıyor’

Şêra Osê, Suriyeli kadınların umutsuzluk içinde olduklarını vurgulayarak, bunun nedenlerini şöyle açıkladı:

“Çünkü atılan birçok adımda kadınlar yoktu. Halk Meclisi’nde kadınların varlığı oranı çok düşüktü. İkincisi, anayasa hâlâ erkek aklıyla yazılmış, kadın haklarını tanımamış ve onların görüşü alınmadan yazılmıştır. Kadın haklarını güvence altına alan bir anayasa ve kadın haklarını koruyacak bir yasa yoktur. Suriye’de kadınların durumu çok açıktır; öldürülmeden kaçırılmaya kadar acı ve hak mahrumiyeti devam ediyor. Aklımızda birçok soru var, bu sorulara yanıt verilmeli: Beyt el-Exewat yani ‘Kız Kardeşler Evi’ nedir, kimler içindedir ve kim tarafından yönetilmektedir? Bu yanıtı sorumlular ve geçici hükümet vermelidir. Geçici hükümette ‘kadın hakları’ diye bir kavram yoktur.”

Suriye anayasasında atılması gereken adımlar

Şêra Osê, Suriye anayasasında atılması gereken bazı adımlara dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Kadınların anayasal haklarını güvence altına almaları gerekir. Bu hak Suriye’de şekli değil, aktif hale getirilmelidir. Suriye kadınlarının görüşleri anayasada yer almalı ve hakları güvence altına alınmalıdır. Çünkü anayasa hükümet ve devlet biçimini gösterir. Eşit yurttaşlığın Suriye’nin anayasal çerçevesinde aktive edilmesi önemlidir.

Diğeri ise hala çalışan kadınların ücretleri ile erkeklerin eşit değildir; eşit yurttaşlık üzerine kurulacak bir Suriye’den bahsederken öncelikle kadın ve erkeğin emeklerinin karşılığında alacakları ücretlerinin eşit olması gerekir. Kadınların haklarından biri de karar mekanizmalarında, anayasa yazım komitesinde yer almaları ve Halk Meclisi’nde kotalarının yüzde 40-50’nin üzerinde olmasıdır; yüzde 4 değil, çünkü bu oran hiçbir yasa çıkaramaz ve kadınları koruyamaz. Suriye kadınlarının sesi daha güçlü çıkmalıdır. Bu temelde, kadınların siyasi yaşamda daha güçlü yer almalarını sağlayacak bir yasa olmalıdır.

MSD’li kadınlar olarak bu alanda deneyimimiz vardır; bu çalışmayı yürütebilecek ve öncülük edebilecek Suriye kadınları da vardır. Geçici hükümet bu yasaları aktive etmelidir ki kadınlar rahat yaşayabilsin. Kuzey ve Doğu Suriye’nin bir deneyimi vardır; kadın sözleşmesi, eşbaşkanlık sistemi ve kurumlarda yüzde 50 kotası vardır; bu kazanımlar korunmalıdır. YPJ’nin de Suriye ordusunda yer alması gerekir, çünkü bugün her zamankinden fazla kadınlar kendi koruma gücüne ihtiyaç duymaktadır.”

Yasal adımlarla katliam ve cinsel saldırılara karşı koruma

Şêra Osê, Suriye’de kadın ve kız çocuklarının haklarına yönelik suç ve ihlalleri hatırlatarak, yasaların yokluğunda kadın ve kız çocuklarının karşılaştığı tehlikeyi şöyle dile getirdi:

“Bir kız çocuğunun amcası tarafından cinsel saldırıya uğraması, babası tarafından öldürülmesi tehlikeli ve acı verici bir durumdur. Yeni doğan birçok çocuk cami kapılarına bırakılıyor ve dilencilik yapan çocuklar görülüyor. Temel neden, Suriye’deki krizin hâlâ devam etmesi ve kadın ile çocuk haklarını koruyan yasaların olmamasıdır. Suriye’de çocuklar da haklardan yoksundur, öldürülmekte ve tecavüze uğramaktadır. Bu tüm cinayet olayları Suriye’de bir güvenlik çöküşü olduğunu göstermektedir ve yasa çıkarmak için hükümet sorumludur. Yasaların yokluğu Suriye’deki krizlerin devamına neden oluyor. Bu nedenle yasal, güvenlik ve ekonomik adımlar atılmalıdır ki cinayet ve tecavüze karşı kadın ve çocukların hakları korunabilinsin.”

‘Suriyeli kadınlar tehlike altında’

Şêra Osê son olarak Suriyeli kadınlar için şöyle konuştu:

“Suriye kadınları büyük bir tehlike altındadır. Çünkü siyasi, yönetsel ve yasal hakları yoktur. Talebimiz, Suriye kadınlarının bir araya gelmesi ve sorunları birlikte tartışmasıdır. Suriye kadınları bu adımı atabilir, eşit yurttaşlık temelinde bir Suriye inşası için çalışabilir ve kendini örgütleyebilir. Bugün Suriye’de kadın ittifakları oluşturmaya ihtiyacımız vardır. Bu nedenle yurt dışındaki Suriye kadınları yüzlerini Suriye’ye dönmeli ve bu ittifak için çalışmalıdır.

Öncelikle yasal ve anayasal haklarımızın güvence altına alınması ve elde edilmesi için çalışmalıyız. Suriye kadınlarından talebimiz, kadın ittifaklarına başlamamızdır ki kadın ve çocuk hakları, eşitlik, adalet ve tüm ulusların haklarının elde edilmesi temelinde bir Suriye için çalışılsın. Artık birlikte çalışma zamanı gelmiştir.”